Çanakkale, dört ülkeden genç iç mimarlık ve çevre tasarımı öğrencilerini Troya’nın kültürel mirasını modern tasarım yaklaşımıyla yeniden yorumlamak üzere bir araya getirdi. Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen uluslararası yaz okulunda öğrenciler, Troya Antik Kenti ve Truva Atı efsanesinden hareketle tarihi alana zarar vermeden uygulanabilecek projeler hazırladı. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren RITM Tasarım ve Araştırma Grubu tarafından Erasmus+ Karma Yoğun Programı kapsamında düzenlenen uluslararası yaz okulunun dördüncüsü Çanakkale’de tamamlandı.

4 ülkeden öğrenci ve akademisyen Troya’da

Programa Yaşar Üniversitesi’nin yanı sıra İspanya’dan ESADA Andalusian School of Art and Design, İtalya’dan Poliarte Accademia di Design ve Romanya’dan Politehnica University of Timișoara’dan öğrenci ve akademisyenler katıldı. Bu yıl Miras İçin Tasarım: Antik Kültürel Peyzajlarda Geçici Mekânsal Müdahaleler temasıyla gerçekleştirilen programda katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Troya Antik Kenti ile Troya Müzesi’ni inceledi. Öğrenciler, saha incelemelerinin ardından binlerce yıllık kültürel mirasın çağdaş tasarım yaklaşımlarıyla nasıl ele alınabileceğine yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Tarihi dokuya dokunmadan tasarladılar

Projelerin temel kriterlerinden birini arkeolojik alanın korunması oluşturdu. Öğrenciler, tarihi yapılara ve taşlara zarar vermeyen, gerektiğinde sökülebilen ve ziyaretçilerin alanı deneyimleme biçimini geliştirmeyi amaçlayan geçici tasarımlar üzerinde çalıştı. Truva Atı efsanesi de projelerde farklı yaklaşımlarla ele alındı. Öğrenciler, efsaneyi yalnızca tarihi bir simge olarak değerlendirmek yerine ziyaretçilerin Troya’nın geçmişiyle etkileşim kurmasına yardımcı olacak mekânsal fikirlerin çıkış noktalarından biri olarak kullandı.

Mitolojiden Gelecege 4 Ulkeden Gencler Troyayi Yeniden Tasarladi Yenibakishaber

Troya’nın 9 tarih katmanından ilham aldılar

Programda öne çıkan çalışmalardan biri HUELLAS projesi oldu. Tasarımda Troya’nın dokuz farklı tarih katmanı, deniz kabuğunun kıvrımlarından hareketle ele alındı. Ziyaretçilerin Troya’nın farklı dönemlerini adım adım deneyimleyebileceği bir gezi rotası olarak hazırlanan proje, uluslararası bir öğrenci ekibinin ortak çalışmasıyla ortaya çıktı. HUELLAS projesinde Sude Naz Aydın, Ece Takımcılar, Sofia Santoni, Sarkozi Winona-Maya, Jhoel Santiago Guarin Mejia ve Marta Munoz Medialdea birlikte çalıştı.

Truva Atı’nın gizlenme fikri THRESA’ya taşındı

Bir diğer çalışma olan THRESA ise Güneybatı Kutsal Alanı için tasarlandı. Projenin çıkış noktasını Truva Atı efsanesindeki gizlenme ve ardından ortaya çıkma düşüncesi oluşturdu. Buse Gül, Nuriye İlayda Tural, Sofia Areoliti, Voișan Roxana-Andreea ve Blanca Rodriguez Higuera tarafından hazırlanan projede ahşap ve kumaş örtüler kullanıldı. Tasarım, tarihi taşlarla doğrudan temas kurulmadan alanın geçmişine ilişkin atmosferin ziyaretçilere aktarılmasını amaçladı.

Kültürel mirasa farklı ülkelerden ortak bakış

Program koordinatörlerinden Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ebru Karabağ, çalışmanın temel amaçlarından birinin gençlerin tarihi çevreleri farklı bir bakış açısıyla değerlendirmesini sağlamak olduğunu belirtti. Troya gibi dünya çapında öneme sahip tarihi bir alanda farklı ülkelerden öğrencilerin birlikte proje geliştirmesinin kültürel mirasın birleştirici yönünü ortaya koyduğunu ifade etti. Programın ortak koordinatörü Dr. Sergio Taddonio da geçici mekânsal müdahalelerin tarihi alanların anlaşılması açısından etkili bir yöntem olduğunu belirtti. Dr. Taddonio, öğrencilerin geliştirdiği tasarımların ziyaretçiler ile tarihi miras arasında bağ kurulmasına yönelik farklı fikirler ortaya çıkardığını kaydetti.

Muhabir: Nur Duman