Manisa'nın Alaşehir ilçesinde yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımla kurulan Molecor Türkiye üretim tesisi törenle açıldı. İleri O-PVC teknolojisinin kullanılacağı fabrikada, su iletim ve dağıtım sistemlerine yönelik yüksek performanslı TOM O-PVC borular üretilecek. İlk aşamada 44 kişiye doğrudan istihdam sağlayan tesisin, Türkiye'nin su altyapısı yatırımlarına ve bölge ekonomisine katkıda bulunması amaçlanıyor.

Alaşehir'de ileri teknolojiyle boru üretimi

Yeni tesiste DN 90 ile DN 800 arasında farklı çaplarda, PN 12,5 ile PN 25 arasında değişen basınç sınıflarında borular üretilecek. Ürünler başta içme suyu iletim ve dağıtım şebekeleri olmak üzere tarımsal sulama, pompalama ve diğer basınçlı su sistemlerinde kullanılacak. Alaşehir’deki yatırımın yeni bir fabrika açmanın ötesinde, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji altyapısına yönelik uzun vadeli bir adım olduğunu belirten Molecor Türkiye CEO’su Fuat Attaroğlu, üretimde yerelleşmenin ve nitelikli istihdamın önemine dikkat çekti. Attaroğlu, “Yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiğimiz tesisimizde, ileri O-PVC üretim teknolojisini Türkiye’de yerli üretimle buluşturuyoruz. İlk aşamada 44 kişiye doğrudan istihdam sağlıyoruz. Üretim hacmimiz büyüdükçe istihdamımızı da artırmayı hedefliyoruz. En önemli amaçlarımızdan biri, üretim, planlama ve kalite alanlarındaki bilgi birikiminin Türk mühendisleri ve teknik ekipleri aracılığıyla ülkemizde kalıcı bir yetkinliğe dönüşmesini sağlamak. Bu yatırımı yalnızca bugünün üretim ihtiyaçlarına değil, Türkiye’nin gelecekteki sanayi gücüne de katkı sağlayacak bir adım olarak görüyoruz” dedi.

Molecor Turkiye Den Alasehir E 25 Milyon Avroluk Yatirim Yenibakishaber (2)

İthalat azalacak, ihracat hedeflenecek

Yatırımın ekonomik etkilerinin doğrudan istihdamın çok ötesine uzanacağını ifade eden Attaroğlu, tesisin bölgedeki sanayi ve hizmet sektörleri için de yeni fırsatlar yaratacağını belirtti. Lojistik, bakım, makine ve yedek parça tedariki ile teknik servis gibi alanlarda oluşacak iş hacminin yerel ekonomiyi destekleyeceğini vurgulayan Attaroğlu, şöyle konuştu: “Burada oluşturacağımız üretim kapasitesi, yerel ve bölgesel işletmeler için yeni iş fırsatlarını beraberinde getirecek. Tedarik zincirinin farklı halkalarında faaliyet gösteren işletmelerin gelişmesine katkı sağlayacağız. Daha önce ithalat yoluyla Türkiye’ye getirilen O-PVC boruların artık ülkemizde üretilmesi, ithal ikamesi açısından da önemli bir kazanım. Bununla birlikte Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere çevre pazarlara ihracat gerçekleştirerek Türkiye’nin döviz gelirlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz.”

Su iletiminde yüzde 40'a kadar kapasite avantajı

Türkiye’nin su kaynaklarının korunması ve mevcut altyapının daha verimli işletilmesinin giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çeken Attaroğlu, O-PVC teknolojisinin su iletim sistemlerinde önemli teknik ve ekonomik avantajlar sunduğunu söyledi. Özellikle su kayıplarının azaltılması, enerji tüketiminin düşürülmesi ve altyapı işletme maliyetlerinin kontrol altına alınmasının belediyeler ve kamu kurumları açısından kritik olduğunu belirten Attaroğlu, şu bilgileri verdi: “O-PVC teknolojimiz, boruların iç akış kesitini genişleterek suyun daha düşük hidrolik kayıpla taşınmasını sağlıyor. Aynı dış ölçülere sahip farklı malzemelerden üretilmiş borularla karşılaştırıldığında, uygun koşullarda yüzde 40’a kadar daha yüksek hidrolik kapasite sunabiliyor. Bu sayede aynı miktardaki suyun daha düşük enerji ihtiyacıyla taşınması veya aynı enerjiyle daha yüksek debiye ulaşılması mümkün olabiliyor. Bu teknolojinin Türkiye’nin su altyapısında yaygınlaşmasının hem kaynakların korunmasına hem de işletme verimliliğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

Molecor Turkiye Den Alasehir E 25 Milyon Avroluk Yatirim Yenibakishaber

Yüzde 35'e varan enerji tasarrufu potansiyeli

O-PVC teknolojisinin enerji verimliliği açısından da önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Attaroğlu, proje koşullarına ve karşılaştırılan boru sistemine bağlı olarak yüzde 35’e varan enerji tasarrufu potansiyeline dikkat çekti. Özellikle yüksek enerji tüketiminin söz konusu olduğu terfi ve isale hatlarında bu avantajın önemli bir ekonomik karşılık oluşturabileceğini ifade eden Attaroğlu, “Pompalama için gereken elektrik tüketiminin azaltılması, belediyelerin, su ve kanalizasyon idarelerinin ve altyapı yatırımlarını yürüten kamu kurumlarının işletme giderlerinin düşürülmesi açısından büyük önem taşıyor. Borularımızın yüksek darbe dayanımı, koç darbesine karşı performansı, korozyon direnci ve sızdırmaz bağlantı sistemi de şebeke arızalarının ve fiziksel su kayıplarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Daha az bakım ve acil müdahale ihtiyacı, yalnızca altyapı maliyetlerinin düşmesi değil, vatandaşlarımızın günlük yaşamını etkileyen su kesintilerinin de azalması anlamına geliyor” dedi.

Daha hızlı montaj ve düşük bakım ihtiyacı

O-PVC boruların saha uygulamalarında sağladığı kolaylıklara da değinen Attaroğlu, entegre contalı manşonlu bağlantı sisteminin montaj süreçlerinde önemli avantajlar sunduğunu belirtti. Sistemin kaynak, jeneratör veya hassas ısı-zaman kontrolü gerektirmediğini ifade eden Attaroğlu, “Bu özellik, saha koşullarından kaynaklanabilecek bazı uygulama risklerini azaltırken daha hızlı ve güvenli montaja olanak tanıyor. Böylece belediyeler ve yüklenici firmalar açısından hem operasyonel kolaylık hem de uygulama süreçlerinde verimlilik sağlanıyor. Hedefimiz, Türkiye’nin su altyapısına yalnızca yüksek performanslı ürünler sunmak değil, uzun ömürlü, güvenilir ve sürdürülebilir çözümlerle katkıda bulunmak” diye konuştu.

Molecor Turkiye Den Alasehir E 25 Milyon Avroluk Yatirim Yenibakishaber (4)

Rekabetin kalite ve fiyatlara katkısı

Molecor Kurucu Ortağı ve CEO'su Ignacio Muñoz de Juan, şirketin su altyapısı sektöründeki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurumların su temini projelerinde tercih edebileceği alternatiflerden biri olmak istediklerini belirten Muñoz de Juan, yeni projelerde yer almak için rekabet edeceklerini söyledi. Sektördeki rekabetin tüm üreticileri daha iyi ve ekonomik çözümler geliştirmeye yönelteceğini ifade ederek, bu durumun müşterilere daha kaliteli ürün, daha iyi hizmet ve uygun fiyat olarak yansıyacağını belirtti. Rekabetin sağlıklı bir ekonominin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Muñoz de Juan, şirketin bu anlayışla faaliyetlerini sürdüreceğini paylaştı.

Ülkeler arasında yeni iş birliği hedefi

Muñoz de Juan, Molecor'un faaliyetlerinin ülkeler arasında yeni bir bağ oluşturacağını da ifade etti. Akdeniz'in iki yakasındaki çalışanların, müşterilerin ve diğer paydaşların birbirlerinden öğrenmesini önemsediklerini belirterek, bu iş birliğinin ortak deneyimlerin paylaşılmasına, zorlukların birlikte aşılmasına ve ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Muhabir: İlker Çoban