Aydın'ın Söke ilçesinde 2003 yılında kaybolan ve 23 yıldır kendisinden haber alınamayan iki çocuk annesi Elife Doğrul'un dosyası, Müge Anlı ile Tatlı Sert programının 22 Ekim 2026 tarihli yayınında yeni iddialarla gündeme geldi. Kaybolduğu dönemde 24 yaşında olan Doğrul'un akıbetine ilişkin canlı yayında konuşan Muhammed Baycur, yıllar önce bir cesedin gömülmesine tanıklık ettiğini öne sürdü. Elife Doğrul'un halasının eski eşi Ömer Kan ise genç kadının silahla öldürüldüğünü ve evdeki sobada yakıldığını iddia etti. Suçlamaların yöneltildiği Metin Musacalı, hakkındaki iddiaları reddederek kendisine iftira atıldığını savundu.
Muhammed Baycur mezar kazdırıldığını iddia etti
Programın 22 Ekim tarihli bölümüne bağlanan Muhammed Baycur, Elife Doğrul'un kaybolduğu dönemde yaklaşık 14-15 yaşlarında olduğunu söyledi. Baycur, Metin Musacalı ile gece saatlerinde tarlaların bulunduğu bir bölgeye gittiklerini ve burada kendisine çukur kazdırıldığını öne sürdü.
Olay sırasında iki ayak gördüğünü belirten Baycur, bir cesedin gömülmesine tanıklık ettiğini iddia etti. Canlı yayında dile getirilen bu anlatım, daha önce Söke Ovası'nda bulunduğu belirtilen boş mezarla ilgili iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Kadın kıyafetleri ve fotoğrafların yakıldığı öne sürüldü
Muhammed Baycur, olay gecesine ilişkin açıklamalarında Söke'deki huzurevinin arkasında bulunan kuru dereye gittiklerini de anlattı. Baycur'un iddiasına göre Metin Musacalı, otomobilde bulunan bir valizi getirmesini istedi. İkili daha sonra valizle birlikte dere yatağına indi.
Valizin içerisinde kadın iç çamaşırları ve çeşitli kıyafetler bulunduğunu söyleyen Baycur, bu eşyalarla birlikte fotoğrafların da ateşe verilerek yakıldığını ileri sürdü. Baycur'un söz konusu açıklamaları, Elife Doğrul'un kaybolduğu dönemde yaşandığı öne sürülen olaylara ilişkin yeni iddialar arasında yer aldı.

Ömer Kan'dan evdeki sobayla ilgili iddia
Programda Elife Doğrul'un halasının eski eşi Ömer Kan da canlı yayına katılarak olayla ilgili bildiklerini anlattı. Kan, Metin Musacalı'nın Elife Doğrul'u başından silahla vurarak öldürdüğünü öne sürdü.
Kan'ın açıklamalarında dikkat çeken ayrıntı ise evdeki sobaya ilişkin iddiası oldu. Olayın ardından delillerin yok edilmesi amacıyla sobanın yakıldığını ileri süren Kan, yaşandığını iddia ettiği olay hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Metin bize sobayı yaktırdı, bizi öbür odaya gönderdi. Evde ağır bir koku sardı. Yüzde yüz Elife'yi sobada yaktılar. Bütün aile bunu biliyor ancak korkudan kimse konuşamıyor."
Kan'ın açıklamalarında yer alan cinayet ve sobada yakma suçlamaları, canlı yayında dile getirilen iddialardan oluşuyor. Elife Doğrul'un öldürüldüğüne veya söz konusu olayın yaşandığına ilişkin kesinleşmiş bir adli bulgu açıklanmış değil.
Cezaevinde kardeşini öldürtme planı yaptığı iddiası
Ömer Kan, Metin Musacalı hakkında bir başka suçlama daha yöneltti. Kan, Musacalı'nın cezaevinde bulunduğu dönemde kardeşi Talip Musacalı'yı öldürtmek için plan yaptığını öne sürdü.
Kan'ın iddiasına göre Metin Musacalı, Elife Doğrul'un kaybolmasına ilişkin olayların aydınlatılmasını engellemek amacıyla Talip Musacalı'yı ortadan kaldırmak istedi. Bunun için kendisine bir kâğıt vererek diğer kardeşi Tuncay'dan silah ve para temin etmesini istediğini ileri sürdü.
Ömer Kan, plan kapsamında Talip Musacalı'ya mezar kazdırılmasının ve ardından öldürülmesinin düşünüldüğünü iddia etti.
Metin Musacalı suçlamaları kabul etmedi
Canlı yayında kendisine yöneltilen suçlamalara yanıt veren Metin Musacalı, Muhammed Baycur'un anlattıklarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Musacalı, geçmişte aralarında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle Baycur'un kendisine husumet beslediğini ileri sürdü.
Hakkındaki iddiaları iftira olarak nitelendiren Musacalı, Elife Doğrul'un kaybolmasıyla ilgili cinayet suçlamalarını da kabul etmedi. Daha önce programa telefonla bağlandığında da genç kadını sağ salim bıraktığını söyleyen Musacalı, yeğeni Hülya Yıldız'ın yönelttiği suçlamaları reddetmişti.

Elife Doğrul 2003 yılında nasıl kayboldu?
Elife Doğrul, 2003 yılında Aydın'ın Söke ilçesinde kayboldu. O tarihte 24 yaşında ve iki çocuk annesi olan Doğrul, eski eşinden ayrıldıktan sonra Mersin'in Silifke ilçesinde yaşayan ailesinin yanına yerleşmişti.
Kızı Hülya Yıldız'ın açıklamalarına göre Doğrul, belirli aralıklarla Söke'ye gelerek kızını ziyaret etmeye devam ediyordu. Son ziyaretinde yeniden Mersin'e döneceğini söyleyen genç kadının, eski eşinin ağabeyi Metin Musacalı tarafından otomobille götürüldüğü öne sürüldü.
Hülya Yıldız, annesinin o tarihten sonra bir daha görülmediğini belirterek amcasının annesini nerede bıraktığı konusunda farklı açıklamalar yaptığını iddia etti. Yıldız'ın anlatımına göre Musacalı, bazı kişilere Doğrul'u Aydın otogarına bıraktığını, bazılarına ise Germencik ilçesine bağlı Ortaklar Mahallesi'nde yol üzerinde indirdiğini söyledi.
Metin Musacalı ise Müge Anlı'nın genç kadının neden otobüs ya da dolmuş yerine kendi otomobiliyle götürüldüğünü sorması üzerine, aile büyüğü olarak Elife Doğrul'u sağ salim bıraktığını savundu.
Kızı Hülya Yıldız annesinin akıbetini öğrenmek istiyor
Elife Doğrul kaybolduğunda henüz 6 yaşında olan Hülya Yıldız, eşi Mehmet Yıldız ile birlikte Müge Anlı ile Tatlı Sert programına katılarak annesinin başına ne geldiğinin ortaya çıkarılmasını istedi.
Yıldız, aile içerisinde yıllardır annesinin öldürülmüş olabileceğinin konuşulduğunu belirtti. Geçen yıl amcası Metin Musacalı ile yaşadığı tartışmayı da anlatan Yıldız, annesini öldürdüğünü söylediği amcasının yüzüne tükürdüğünü öne sürdü.
Yıldız, bu tartışmanın ardından amcasının ailenin başka bir büyüğüne giderek kendisi hakkında konuştuğunu ve sessiz kalınmasını istediğini de iddia etti.

Söke Ovası'ndaki boş mezar şüpheleri artırdı
Elife Doğrul'un kaybolmasının ardından Söke Ovası'nda bulunduğu belirtilen boş mezar da programda ele alınan konular arasında yer aldı.
Hülya Yıldız, mezarın içerisinde ceset bulunmamasının ailesinde şüphe oluşturduğunu anlattı. Yıldız, söz konusu mezara daha önce bir kişinin gömülmüş olabileceğini, ardından cesedin başka bir yere taşındığını düşündüklerini söyledi.
Elife Doğrul'un eski eşi Talip Musacalı da programda bu iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Talip Musacalı, ağabeyi Metin Musacalı'nın Elife Doğrul'u öldürdüğünü Zeki İnce isimli arkadaşından duyduğunu öne sürdü.
Talip Musacalı'nın anlatımına göre Zeki İnce, bir meyhanede kendisine ağlayarak Metin Musacalı'nın Elife Doğrul'u öldürdüğünü söyledi. İnce'nin bu bilgiyi o dönemde yanlarında çalışan Muhammed Baycu'dan öğrendiği ileri sürüldü.
Talip Musacalı ayrıca cesedin Muhammed Baycu'nun yardımıyla gömüldüğünü, daha sonra Metin Musacalı ile Baycu arasında para nedeniyle anlaşmazlık çıktığını iddia etti. Baycu'nun olayı açıklamakla tehdit etmesi üzerine cesedin yaklaşık beş ay sonra başka bir yere taşındığını öne sürdü.
Kayıp kadının yaşadığı izleniminin verildiği iddiası
Hülya Yıldız, annesinin kaybolmasının ardından hayatta olduğu yönünde bir izlenim oluşturulmaya çalışıldığını da iddia etti.
Yıldız'ın açıklamalarına göre Metin Musacalı'nın eski sevgilisi İlknur aracılığıyla babası Talip Musacalı'ya ulaşıldı. Elife Doğrul'un İstanbul'da ya da İzmir'de görüldüğüne ilişkin telefon görüşmeleri yapıldığı öne sürüldü.
Programda bu iddialar Metin Musacalı'ya da yöneltildi. Musacalı, eski sevgilisinin yaptığı öne sürülen telefon görüşmeleriyle ilgisinin bulunmadığını savunarak konunun İlknur'a sorulması gerektiğini söyledi.

Aile büyüğünün senetlerle baskı yaptığı öne sürüldü
Hülya Yıldız ve babası Talip Musacalı, ailelerinin merhum büyüğünün olayın ardından yaşanan süreçte kendilerine baskı yaptığını ileri sürdü.
Talip Musacalı, babasının polise giderek bildiklerini anlatmasını engellemek istediğini iddia etti. Geçmişte kendisine imzalatılan açık senetlerin gündeme getirildiğini belirten Musacalı, Elife Doğrul'un yaşadığı ve kendisini telefonla aradığı yönünde ifade vermesinin istendiğini söyledi.
Talip Musacalı, gerçeğe aykırı ifade vermeyi kabul etmediğini, bunun üzerine icra ve haciz tehdidiyle karşı karşıya kaldığını öne sürdü.
Elife Doğrul'un adına oy kullanıldığı iddiası
Dosyada gündeme gelen bir diğer konu ise 2005 yılında gerçekleştirilen muhtarlık seçimleri oldu. Hülya Yıldız, 2003 yılında kaybolan annesinin adına iki yıl sonra oy kullanıldığının mahkeme sürecinde tespit edildiğini ileri sürdü.
Yıldız, annesinin yerine başka bir kişinin imza atarak oy kullanmış olabileceğini söyledi. Bunun köydeki muhtar ya da ilgili kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini düşündüğünü belirtti.
Müge Anlı da canlı yayında söz konusu iddianın ciddiyetine dikkat çekti.
Elife Doğrul bulundu mu?
2003 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Elife Doğrul'un akıbeti henüz kesin olarak aydınlatılamadı. Müge Anlı ile Tatlı Sert programının 22 Ekim 2026 tarihli yayınında mezar kazılması, cesedin gömülmesi, kıyafet ve fotoğrafların yakılması ile evdeki sobaya ilişkin çeşitli iddialar gündeme geldi.
Muhammed Baycur ve Ömer Kan'ın açıklamalarıyla yeniden gündeme taşınan dosyada Metin Musacalı, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Elife Doğrul'un cesedinin bulunduğuna, öldürüldüğüne veya cinayet işlendiğinin adli makamlarca kesin olarak belirlendiğine ilişkin doğrulanmış bir sonuç bulunmuyor.





