Türkiye’de uzun yıllar orta sınıfın en önemli hedeflerinden biri olarak görülen “önce ev, sonra yazlık” hayali, artan maliyetler ve değişen ekonomik koşullar nedeniyle giderek ulaşılmaz hale geliyor. Yüksek aidatlar, bakım ve tadilat giderleri, ulaşım masrafları ve yazlıkların yılın büyük bölümünde atıl kalması nedeniyle birçok mülk sahibi evlerini satışa veya kiralamaya yönelirken, sahil bölgelerindeki satılık yazlık ilanlarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Ancak yüksek faiz oranları, krediye erişimdeki güçlükler ve nakit sıkışıklığı nedeniyle ilanlardaki artış satışlara yansımıyor. Bir zamanlar güvenli yatırım aracı ve statü göstergesi olarak görülen yazlıklar bugün birçok kişi için masraf kalemine dönüşürken, satamayan mülk sahipleri evlerini sezonluk ve günlük kiraya vererek gelir elde etmeye çalışıyor. İzmir’de son üç ayda yaklaşık 400 satılık yazlık internetten satışa çıkarılırken bu ilanların toplam değeri 3 milyar 801 milyon 594 bin liraya ulaştı. Buna rağmen sektörde, artan arzın karşısında yeterli talep oluşmadığı ve birçok yazlığın aylarca alıcı beklediği belirtiliyor. Yazlığını satamayan birçok vatandaşın ise emlakçılara yazlığını verip karşılığında daire istediği belirtiliyor.

‘Talepten fiyat yükseliyor’
Artan maliyetler ve yüksek faiz getirileri nedeniyle yazlıklarını satışa çıkarmayı tercih edenlerin sayısının hızla arttığını aktaran İzmir Emlakçılar Kulübü Başkanı Rıdvan Akgün, “Günümüzde yazlık fiyatları bölgesine göre 5 milyon liradan başlayıp 50 milyon liranın, hatta 100 milyon liranın üzerine kadar çıkabiliyor. Özellikle son birkaç yılda ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle yazlık satış ilanlarında ciddi bir artış gözleniyor. Yazlık piyasasında yaşanan bu dönüşüm, yatırım alışkanlıklarının değiştiğini gösteriyor. Birçok mülk sahibi artık yazlıklarını satıp şehir içindeki konutlara yönelmeyi, kira geliri elde etmeyi veya konut projeleriyle takas yapmayı tercih ediyor. Hatta son dönemde müteahhitlere, ‘yazlığımı vereyim, karşılığında bana daire ver’ şeklindeki talepler de önemli ölçüde arttı” dedi.
‘Yükten kurtulmak istiyor’
Birçok kişinin artık yazlık sahibi olmanın ‘satın alma’ ile bitmediğini fark ettiğini kaydeden Akgün, “Yazlıklarına gittiklerinde tatil yapmak yerine bakım, temizlik ve bahçe işleriyle uğraşmak zorunda kaldıklarını belirten ev sahipleri, bu yükten kurtulmak istiyor. Özellikle yağışlı geçen dönemlerde bahçelerin ve çevrenin sürekli bakım gerektirmesi de bu düşünceyi güçlendiriyor. Bunun yanında bankalardaki yüksek faiz oranları da yatırım tercihlerini değiştiriyor. Birçok mülk sahibi, yalnızca birkaç hafta kullandığı yazlıkta milyonlarca lirasını bağlı tutmak yerine, taşınmazını satıp parasını mevduatta değerlendirmeyi daha mantıklı buluyor. Yazlık için bağlanan 10-20 milyon liralık sermayenin faiz getirisiyle hem tatil yapılabileceği hem de ek gelir elde edilebileceği düşüncesi yaygınlaşıyor. Bazı yatırımcılar, yazlık sahibi olmak yerine Bodrum, Kaş veya yurt dışı turlarında konaklamayı daha ekonomik bir seçenek olarak görüyor. Ancak piyasada arzın artmasına rağmen satışlar beklenen hızda gerçekleşmiyor. Geçen yıl 10 milyon liraya satışa çıkarılan bir yazlık bugün 7-8 milyon liraya alıcı bulmakta zorlanabiliyor” ifadelerini kullandı.

‘Satış süreleri uzuyor’
Konut piyasasında son dönemde yaşanan gelişmelerin, özellikle yazlık segmentinde satışların neden zorlaştığını da ortaya koyduğunu belirten Ekonomist İris Cibre, konut talebinin en yoğun olduğu dönemde alım yapmayı planlayanların büyük ölçüde ihtiyaçlarını karşıladığını açıkladı. Cibre, “Diğer yandan konut fiyatlarının uzun süredir enflasyon karşısında reel olarak değer kaybetmesi de piyasadaki dengeleri etkiliyor. Talebin zayıflamasıyla birlikte satış süreleri uzarken, yüksek faiz ortamı yatırımcıların alternatif araçlara yönelmesine neden oluyor. Piyasada dikkat çeken bir başka unsur ise likidite ihtiyacı. Hem şirketler hem de bireysel yatırımcılar nakit kaynak yaratmak amacıyla gayrimenkullerini satışa çıkarıyor. Bu durum piyasadaki arzı artırırken, satış verilerinin canlı görünmesinin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir yandan fiyatlar reel olarak gerilerken diğer yandan satış işlemlerinin devam etmesi, büyük ölçüde nakde dönüşme ihtiyacından kaynaklanıyor. Son dönemde görülen güçlü satış rakamları da çoğu zaman yeni talep artışından değil, piyasaya çıkan yüksek sayıdaki konut ve gayrimenkul arzından besleniyor. Satıcıların sayısındaki artış, alıcıların pazarlık gücünü yükseltirken fiyatlar üzerinde de baskı oluşturuyor. Zaten sınırlı olan talep, piyasaya çıkan çok sayıdaki yazlık ilanı karşısında dağılırken, alıcılar daha seçici davranıyor ve satış süreçleri uzuyor” dedi.





