İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına yol açan soruşturmanın başlatılmasının ardından bir yıl geçti. 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘Terör ve örgütlü suçlar’ başta olmak üzere bir dizi soruşturma kapsamında tutuklanan İmamoğlu’nun tamamen hukuksuz bir biçimde 357 gündür tutuklu bulunduğunu vurgulayan CHP İzmir Milletvekili Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Türkiye’nin adalet sisteminin her geçen gün daha da vahim bir hal aldığını belirtti.

"ADALET AYAKLAR ALTINDA"

Türkiye’de bir yıllık zaman diliminde yaşanan siyasi operasyonlar, soruşturma ve yargılama süreçlerinin hukuki boyutunu değerlendiren Nalbantoğlu, “Ülkemizin adalet açısından geleceğini umut verici bulmuyorum. Çünkü bugün yaşadıklarımız ilerleyen süreçte ne yaşayacağımızın bir göstergesi. Geçtiğimiz seneden bu yana meydana gelenlere halkın hiçbir kesiminden vatandaş adaletli diyemez. Adalete güven sadece siyasetçiler nezdinde değil; toplumun genelinde bitti. Biz de bu toplumun bir parçası, bir unsuru olduğumuz için aynı kaygıları yaşıyoruz. Bu atmosferde geleceğimiz nasıl güvenli olabilir? Her geçen gün, her atılan adımda adalet biraz daha yara alıyor, ayaklar altına alınıyor, yok sayılıyor” açıklamasında bulundu.

"BEKLENTİLERİMİZİ KARŞILAYACAK BİR SÜREÇ YAŞAYAMADIK"

İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile birlikte baş gösteren 19 Mart protestolarının önemli bir yere sahip olduğunu ancak buna rağmen istenilen karşılığı bulmadığını dile getiren Nalbantoğlu, “Bir yıl önce bu ülkenin en büyük ilinin belediye başkanı tutuklandı. Tabi ki buna insanların bir reaksiyon göstermesi, tutuksuz yargılanmanın esas olduğunu savunması çok önemli. Ancak yine de maalesef geçtiğimiz bir yıllık süreçte beklentilerimizi karşılayacak bir süreç yaşayamadık. Her gün insanların adalete ya da geleceğe olan kaygılarının biraz daha artmasına imkan sağlayacak bir gelişme oluyor. Temennimiz bundan sonra işlerin kurallarına uygun, hukuka uygun, nizama uygun, ahlaka uygun bir şekilde yürütülmesi ve yönetilmesi. Milletçe en büyük beklentimiz bu. Ama maalesef buna fersah fersah uzağız” dedi.

Muhabir: Ayselin Uzun