NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, NATO Ankara Zirvesi’nin ilk gününde gerçekleştirilen Savunma Sanayii Forumu kapsamında düzenlenen panelde değerlendirmelerde bulundu.

Panelde savunma sanayisinde üretim kapasitesi, NATO ile Avrupa Birliği arasındaki işbirliği, savunma yatırımları ve Türkiye’nin savunma sanayisindeki konumu ele alındı.

Rutte: Türkiye’nin modeli ilgi çekici

Konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisi yapılanmasına değinen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, savunma sanayisinin Cumhurbaşkanına doğrudan bağlı faaliyet gösteren Savunma Sanayii Başkanlığı çatısı altında organize edildiğini hatırlattı.

Türkiye’de yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketinin faaliyet gösterdiğini belirten Rutte, küçük, orta ve büyük ölçekli firmaların yakın işbirliği içinde çalıştığını söyledi.

Bu şirketlerin öncelikle Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşıladığını, aynı zamanda NATO coğrafyasına ve NATO dışındaki ülkelere de ihracat gerçekleştirdiğini ifade eden Rutte, “Bence bu son derece ilgi çekici bir model. Bildiğim kadarıyla bazı müttefikler de bunu kendi ülkelerinde uygulayıp uygulayamayacaklarını görmek için inceliyor. Bu, savunma sanayisi alanında toplumun bütün kesimlerini kapsayan yaklaşımın güzel bir örneğidir.” dedi.

“Savunma üretimi artırılmalı”

Mark Rutte, Avrupa, Kanada ve ABD’deki savunma sanayisi altyapısının daha fazla üretim yapmasının temel önceliklerden biri olduğunu belirtti.

Bu alanda ilerleme kaydedildiğini söyleyen Rutte, Avrupa’da yeni üretim hatlarının ve fabrikaların açıldığını ifade etti.

Üretim kapasitesinin yalnızca mühimmatla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Rutte, Rusya ekonomisinin büyük ölçüde savaş ekonomisine göre şekillendiğini belirterek Avrupa, Kanada ve ABD’nin de buna uygun hazırlık yapması gerektiğini dile getirdi.

“Soğuk Savaş’tan bu yana görülmemiş dönüşüm”

NATO Genel Sekreteri, savunma alanında yaşanan değişimin tarihi bir boyuta ulaştığını belirterek, “Şu anda gördüğümüz dönüşüm, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana benzeri görülmemiş bir dönüşümdür.” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın NATO’nun konvansiyonel savunmasında artık daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyleyen Rutte, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını sürdüreceğini ancak Avrupa’nın geçmişe göre çok daha güçlü bir ortak haline geldiğini kaydetti.

NATO ile Avrupa Birliği arasındaki işbirliğinin de önemli ölçüde güçlendiğini belirten Rutte, iki kurum arasında net bir görev paylaşımı bulunduğunu ve bunun ittifakı daha güçlü hale getirdiğini ifade etti.

Von der Leyen: Türkiye NATO içinde her zaman önemli rol oynadı

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de konuşmasında Avrupa Birliği ile NATO arasındaki işbirliğinin önemine dikkat çekti.

AB ülkeleri ile NATO müttefiklerinin aynı kuvvet yapısını kullandığını belirten von der Leyen, bu nedenle birlikte çalışabilirliğin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Mevcut jeostratejik ve jeopolitik ortamda savunma yatırımlarının artırılması gerektiğini söyleyen von der Leyen, Avrupa Birliği’nin bu konuda önemli adımlar attığını kaydetti.

SAFE mekanizması ve ortak tedarik vurgusu

Von der Leyen, Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) mekanizmasının ortak savunma tedarikini teşvik ettiğini belirtti.

Bu kapsamda toplam değeri 100 milyar avroya ulaşan 10 anlaşmanın imzalandığını aktaran von der Leyen, SAFE mekanizmasının ortak ülkelere de açık olduğunu söyledi.

Maliyet unsurlarının yüzde 35’inin Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden karşılanabildiğini belirten von der Leyen, yüzde 65’lik kısmın ise Avrupa Birliği içerisinde gerçekleştirilmesinin amaçlandığını ifade etti.

Vergi mükelleflerinin kaynaklarının Avrupa savunma sanayisini güçlendirmesi, istihdam oluşturması ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye ile işbirliği mesajı

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı, Türkiye’nin NATO içerisinde her zaman önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “İttifak içinde her zaman çok önemli bir rol oynadı. Aynı şekilde Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz açısından da büyük önem taşıyor.” dedi.

Türkiye ile SAFE mekanizmasının yüzde 35’lik kısmı kapsamında işbirliği yapılabileceğini ifade eden von der Leyen, 2030 yılına kadar öngörülen 800 milyar avroluk savunma yatırımlarının da Türkiye ile yakın işbirliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Von der Leyen, Avrupa Birliği açısından en önemli konunun NATO Savunma Planlama Süreci ile tam uyum içerisinde hareket etmek olduğunu belirterek savunma kabiliyetlerindeki eksikliklerin en uygun maliyetle giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda Ukrayna ile savunma alanındaki işbirliğine de değinen von der Leyen, Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen savunma kabiliyetlerini hızlı, akıllı ve maliyet etkin şekilde geliştirdiğini belirterek bu alandaki deneyimin önemine işaret etti.

Kaynak: AA