Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan bir lisede yaşanan silahlı saldırı ülke genelinde büyük tedirginlik yarattı. Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen olayda, 19 yaşındaki saldırganın pompalı tüfek ile 16 kişiyi yaralamasının ardından okullardaki güvenlik zafiyeti ve bireysek silahlanma konusu bir kez daha gündeme geldi. Bugüne kadar okullardaki güvenlik sorunlarını Meclis gündemine taşıdıklarını fakat yeterli önlemlerin alınmadığının yaşanan son olayla da görüldüğünü kaydeden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Türkiye’nin güvenlik politikalarının yetersizliğine dikkat çekti.

‘Güvende değiliz’
Siverek’te meydana gelen olayın iktidarın suç unsurunu önleyici politikalarının yetersizliğinden ve kurumlardaki denetimsizlikten kaynaklandığını belirten CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, saldırganın hiçbir güvenlik kontrolünden geçmeden pompalı tüfek ile okula girebilmesinin sistemin tam anlamıyla çöktüğünün bir göstergesi olduğunu vurguladı. Yaşananların sıradan bir olay olmadığına dikkat çeken Kılıç, “Bu, uzun süredir görmezden gelinen bir güvenlik ve yönetim krizinin sonucu. Biz aylardır, yıllardır okullar güvenli değil diye söylüyoruz. Sadece okullar da değil yurtlar hatta sokaklar da güvenli değil. Ama iktidar, bu ülkenin gerçek sorunlarıyla yüzleşmek yerine algı yönetimiyle vakit kaybetmeyi tercih ediyor. Bugün gelinen noktada Türkiye’de hiçbir alanda insanlar kendini güvende hissettirmiyor. Her biri potansiyel bir riskle karşı karşıya” diye konuştu.
‘Sonuç ortada’
Yaşanan bu tablonun tesadüf olmadığını aktaran Kılıç, “Bu tablo, önleyici politikaların yok sayılmasının, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin sonucudur. Bu kadar ağır bir güvenlik zafiyeti, ‘bireysel’ diyerek geçiştirilemez. Bugün Türkiye’de suç işlenmeden önce önlenemiyor. Çünkü risk analizi yok, veri temelli politika yok, koordinasyon yok. Oysa olması gereken; eğitim kurumlarında etkili güvenlik protokolleri, psikososyal destek mekanizmaları, erken uyarı sistemleri ve ciddi bir denetim anlayışıdır. Ama onlar ne yapıyor? Sorunları çözmek yerine konuşanları susturuyor. Uyaranları hedef alıyor. Gerçekleri dile getirenleri görmezden geliyor. Sonuç ortada: Her gün yeni bir ihmal, yeni bir trajedi” dedi.

‘Bizi değil onları takip edin’
Bireysel silahlanmanın tehlikelerine yönelik daha önce TBMM’ye soru önergesi verdiğine ancak konuya ilişkin çalışma yapılmadığına dikkat çeken CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ise, “Türkiye'deki okullarda güvenlik yok. İsteyen istediği gibi okullara girip çıkıyor. Benim ilkokul dönemimde okul kapılarında özel güvenliği bir kenara bırakın polis beklerdi. Okula giren, çıkan için kimlik kontrolü yapılırdı, üst araması yapılırdı. Şu anda eğer bir basın açıklaması yapacaksanız polis barikatından geçemiyorsunuz ama okullara pompalı tüfek ile girebiliyorsunuz. Türkiye'deki sivillerin sahip olduğu silah sayısı, Jandarma ve Emniyet mensuplarının silah sayısını geçmiş durumda. Toplan 16 kişiyi yaralayacak kadar mermi ve silah ile bu okula nasıl girebilir? 19 yaşındaki bir genç dahi katliama kalkıştığında devlet bunu önleyemiyor. Üstelik bir gün öncesinde sosyal medya hesabından yapacaklarını yayınlamasına rağmen. Siyasi bir olayda herkesin sosyal medyasını takip ediyorlar da bu saldırganları neden etmiyorlar?” şeklinde konuştu.

Veli katkılı ‘güvenlik’
Konuyu İzmir özelinde değerlendiren ve İzmir’deki okulların büyük bir bölümünde güvenlik görevlisi olmadığını dile getiren Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen, “Eğitim kurumları adeta kendi kaderine terk edilmiş durumda. Öğretmenlerimiz ders anlatırken can güvenliğini düşünmek zorunda kalıyor, öğrencilerimiz okul kapısından içeri girerken güvende olup olmadığını sorguluyor” dedi. İzmir’de birçok okulun kapısında güvenlik dahi olmadığını söyleyen Şen, “Örneğim Kemalpaşa’daki okullarda hiç güvenlik görevlisi bulunmuyor. Çeşme’de ise 5 okuldan birinde görevliye rastlamıyorsunuz. Zaten görevlendirilen kişilerin birçoğu özel güvenlik eğitimi almamış kadrosuz kişiler. Köy okullarında ise hiç güvenlik görevlisi yok. Okul Aile Birlikleri kısıtlı bütçeleriyle ve velilerimizin fedakârca katkılarıyla bu açıklar giderilmeye çalışılıyor. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliği için derhal kalıcı, etkili ve ülke genelinde uygulanacak güvenlik önlemleri alınmalı. Bir öğretmeni veya bir öğrenciyi daha şiddete kurban vermek istemiyoruz. Okullar güvenli hale getirilmeden hiçbir şey normalmiş gibi davranılamaz. Bu ülkenin çocuklarının ve öğretmenlerinin canı, ihmale kurban edilemez” dedi.





