Marmara Denizi'ndeki deprem tehlikesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, fay hatlarının davranışlarını ele alan yeni bir bilimsel araştırmayı gündeme taşıdı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bektaş, 25 Temmuz 2026 tarihinde Amerikan Jeofizik Birliği'nin (AGU) Journal of Geophysical Research: Solid Earth dergisinde yayımlanan çalışmanın, yıllardır savunduğu fay sürünmesi modeliyle örtüştüğünü belirtti.

Marmara'daki fayların hareketini ne belirliyor?

Prof. Dr. Bektaş, Marmara Bölgesi'nin tektonik yapısının, yer kabuğunun özelliklerinin ve derin jeodinamik süreçlerin fay hatlarının davranışlarında belirleyici olduğunu ifade etti. Yeni araştırmaya dikkat çeken Bektaş, Marmara'daki fayların hareketlerinin değerlendirilmesinde yalnızca yüzeydeki tektonik özelliklerin değil, yerin derinliklerinde gerçekleşen süreçlerin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Faylar deprem üretmeden hareket edebilir mi?

Bektaş'ın açıklamasında öne çıkan konulardan biri, bilimsel literatürde creep olarak adlandırılan fay sürünmesi oldu. Yer kabuğunun derinliklerinden yükselen manto kökenli akışkanların fay yüzeylerindeki sürtünmeyi azaltabileceğini belirten Bektaş, bu durumun fayların deprem üretmeden yavaş şekilde hareket etmesini kolaylaştırabileceğini aktardı.

Ana Marmara Fayı'nda kilitli segmentlere dikkat çekti

Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın tamamının aynı davranışı göstermeyebileceğine işaret etti. Bektaş'a göre fay hattı üzerinde deprem üretmeden sürünen bölgeler ile gerilim biriktirebilen kilitli segmentler bir arada bulunabilir. Bektaş, söz konusu modelin Marmara'daki fay hareketlerinin anlaşılması açısından önem taşıdığını belirterek yeni bilimsel çalışmanın uzun süredir savunduğu yaklaşımı desteklediğini ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi