Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Parti Meclisi üyelerinin peş peşe gelen istifaları, parti içindeki krizi yeni bir boyuta taşıdı. Parti Meclisi'nde yaşanan 27 kişilik istifa dalgasının ardından gözler tüzükte yer alan kurultay hükümlerine çevrildi. CHP kulislerinde "45 gün içinde kurultay zorunlu mu?" sorusu tartışılırken, yaşanan gelişmeler siyasi gündemin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, yaşanan sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi sonuçları da bulunduğunu söyledi.

"Tüzük, kurultayı işaret ediyor"
CHP Parti Meclisi'nde ortaya çıkan sayısal tablonun tüzük açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Tosun, mevcut tartışmanın temelinde mahkemenin verdiği tedbir kararına yönelik farklı yorumların bulunduğunu ifade etti.
Tosun, "PM’de yaşanan istifalar ve ortaya çıkan sayısal tablo nedeniyle tüzük hükümleri gereği, 45 gün içinde Kurultaya gidilmesi gerekiyor. Fakat Kemal Bey ve arkadaşları mahkemenin tedbir kararı nedeniyle istifalara rağmen Kurultaya gidilemeyeceği görüşünde. Bakış açısı farklılığı tedbir kararının varlığından kaynaklanıyor. Hukuki olarak bu aşamada mevcut yönetim PM’deki sayısal durum yerine, tedbir kararını dikkate alarak süreci yönetiyor. Tartışma şu aşamada hukuki boyuttan siyasi boyuta kaymış durumda ve muhtemelen Özgür Bey ve arkadaşları tarafından bu konu da yargıya taşınacak." dedi.
"Bu kadarını beklemiyordum"
CHP kulislerinde bir süredir çeşitli hamlelerin konuşulduğunu ancak yaşanan toplu istifa kararının sürpriz olduğunu belirten Tosun, parti içi güç dengelerine dikkat çekti. Tosun, "Bu hamlenin gelebileceği dillendirilse de, ben açıkçası bu hamleyi ve hamleyi yapan isimlerden böyle bir kararı beklemiyordum. Çünkü Türkiye’de siyasi partilerin iç içleyişinde parti merkez yönetiminin sahip olduğu güç ve yetkiler bu tür hamlelerin işlevsel olamamasına yol açıyor." ifadelerini kullandı.
Kurultaya zorlama stratejisi mi?
İstifa eden isimlerin parti içinde etkisini kaybettiği ya da gözden çıkarıldığı yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını söyleyen Tosun, söz konusu isimlerin CHP'nin öne çıkan siyasi aktörleri arasında yer aldığını vurguladı. Tosun, "İstifa eden isimlerin gözden çıkarılması gibi bir durum kanaatimce sözkonusu değil. İsimlerin çoğu CHP’nin kamuoyunda bilinen, öne çıkan yüzleri. Zaten Özgür Bey'e yakın olanların da büyük çoğunluğu. İstifalar Özgür Bey ve ekibinin Kemal Bey'i Kurultaya zorlama stratejisi olarak değerlendirilebilir. Bu anlamda bir hamledir. Fakat şimdilik siyaseten hamle karşılık bulmamış görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.





