Cumhuriyet Halk Partisi’nde son günlerde yaşanan genel başkanlık tartışmaları ve grup toplantısına ilişkin gelişmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hareketli saatlerin yaşanmasına neden oldu. Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı gün grup toplantısı yapacağını açıklamasının ardından gözler Meclis’e çevrildi.
Sabah saatlerinden itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi Dikmen Kapısı önünde kalabalık gruplar toplandı. Yaşanan yoğunluk sırasında zaman zaman gerginlikler yaşandığı bildirildi. Parti tabanında ve kamuoyunda yakından takip edilen süreçte, Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra grup toplantısı yapma kararından vazgeçtiğini açıkladı.
Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı yerine CHP Genel Merkezi’nde konuşma yapacağını duyurmasının ardından gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki CHP Grup Toplantısı’na çevrildi. Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaşanan tartışmalar ve gün boyu süren gelişmelerin ardından partisinin grup toplantısında kürsüye çıktı.
Özel, konuşmasında yaşanan süreci değerlendirdi. Grup toplantısında yaptığı açıklamada, yaşananları bir zafer olarak görmediğini ifade eden Özel, buna rağmen seçilmiş genel başkanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuşma yapmasının sağlanmasının önemli olduğunu söyledi.
Özel, bu sonucun Dikmen Kapısı önünde toplanan vatandaşların ve Türkiye genelindeki milyonlarca insanın demokrasiye, ülkeye ve partiye duyduğu sevginin bir sonucu olduğunu belirterek, destek verenlere teşekkür etti.
Konuşmasında demokrasi vurgusu yapan Özel, demokrasi fikrine inandıklarını, sandığı esas aldıklarını ve seçen ile seçilene saygı duyduklarını dile getirdi. Bu nedenle gün içerisinde ortaya konulan duruşun anlamlı olduğunu ifade etti.
Özgür Özel, yaşanan gelişmeleri herhangi bir tarafın zaferi olarak değerlendirmediğini belirterek, bunun bir bütünün diğer parçaları kadar kıymetli bir unsuru olduğunu söyledi. Sürecin teslim olmamak ve direnmek anlamına geldiğini kaydeden Özel, ortaya çıkan tablonun ülkenin geleceğini düşünen insanların birlikteliğinin sonucu olduğunu ifade etti.
İşte Özel'in konuşması:
Bu kürsüde kim olacak, günlerdir bu tartışıldı. Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, biz sandığına inanırız, seçime, seçilene, seçene saygılıyız. Onun için bugün buradaki yürüyüşümüz çok anlamlıdır, bir mevzi değil, bir zafer değildir, vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir. Hepinizi kutluyorum.
Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye'deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum. Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığa inanırız. Seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki duruş çok anlamlıdır.
Bir zafer değil, bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Teslim olmamaktır. Direnmektir. Bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir.
Geçen yıl kurbandı Ferdi geldi beni aldı. Bayram vaazını dinledik, namazı kıldık. Kabristana, aile büyüklerine gittik. Partimizin ve diğer partilerin 80 öncesi hayatını yitirmiş il başkanlarına ziyarette bulunduk. Sonra kurbanlarımızı kestik. Birer but aldık, Ferdi Gülten teyzeye ben anneme götürdüm. Sonra da o feci kaza haberini aldık. Hepiniz vardınız hastane bahçesinde. 3 gün direndi, 3 gün mucizeyi kovaladık. Olmadı. Manisa’da ilk kez Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan bir törenle kardeşimizi uğurladık.
Orada olmayı hepimiz istedik, orada olacaktık. Haftaya grup olmaz, orada oluruz dedim. Olamayacak bir şey oldu. Sonradan araya girip yapmasanız diyenlere Özgür Bey Manisa’ya gidecekse yapalım dediler. Fırsat bilindi bir açıklama yapıldı. Günlerce düşündük. Gidelim, gelsinler dendi. Kim gelecekti? O sabah partiye kim gelecekse onlar gelecekti. Biraz önce Dikmen kapıda da gördük onları zaten.
"Kim gelecek onlarla, partinin kapısına kim geldiyse onlar gelecekti. Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı, yöneticileri olmayacak. Kimin geleceğini, nasıl planladıklarını gördük. Millet bir karar verir o karar burada tecelli edilir. Herkese danıştım, en son Ferdi'nin sesiyle kararı verdim. Hep Manisa'ya gitmem gerekir, burada da bir şey çıkar. 'Sen orada lazımsın' derdi. Ben bugün burada lazımdım, burada kaldım.
Bu kumpası çözmezsen, 'CHP'nin iç işi' dersin. Kim karışır CHP'nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son 4 kurultayı yok say. YSK'ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi.
'Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz.' Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem. Bu işi kim yapar? Bu işi bu çocuk yapar. Vaktiyle bütün kararları kim aldıysa, talimatla yapan birisine yargı kollarını kurdurdular."
"Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum'a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, 'Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.' Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, 'Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim' deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz?
En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar."
"ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana 'Hırsız' demeye başladılar. Mesele Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor.
Kapıda da söyledim, size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye'yi kuruluş ayarlarına karşı kopmayan halkasınınız. O yüzden hem Ferdi'nin ölüm yıldönümünde bize bunları yapanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu Meclis'in altında cürret edilen meseleye kim eğer alet olup el veriyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum."




