YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda devam eden çerçeve yasa görüşmeleri kapsamında kürsüye çıktı.
Konuşmasında sürecin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiğine ilişkin yaklaşımlarını aktaran Özel, kurulan komisyondaki çalışmalarına ve hazırlanan rapora verdikleri desteğe değindi.
Özel, partisinin süreç boyunca masada kalmayı tercih ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Barış, hukuku milletin gözünden kaçırılarak yazılamaz. Millet bu ülkenin sahibidir, ta kendisidir. Bu teklife hayır deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye sokağa sorduğunuzda bugün karşınızda bulunan Yeni Parti'dir.
Cumhurbaşkanı adayı tutuklanan, partisine yargı eliyle butlan atanan biziz. Sahte delillerle, kanıtlanmamış iddialarla, gizli tanık ifadeleriyle tarihe utanç olarak geçecek bir süreci yaşıyoruz. Bu teklife hayır dememiz için binlerce öneri, eleştiri alan bizleriz. Bu millete olan bağlılığımızla sorumluluk alan biziz. Biz Türkiye'nin sorunlarını çözmek için Yeni Parti'yi kurduk.
Hayır deme hakkına en çok biz sahibiz ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz. Komisyonda masadan kalkmadık. Çünkü o masa milletin barış umutlarının masasıdır.
Önümüzdeki teklifin içeriği hazırlanış biçimi kadar sorunludur. Komisyon raporu tüm partilerin katılımıyla hazırlandı. Bu sürecin bir yere varsın diye tarif edilen verilen süre örgütün silah bırakmasının teyit ve tespiti için geçen süre. Elindeki silahı bir terör örgütü mensubunun teslim etmesiyle Mardin'deki seçmenin verdiği oyu alan belediye başkanının belediyeyi yönetmesini nasıl ilişkilendiririz. Bu kanun teklifinde hepimizin altına imza attığı raporun sadece 6. maddesi var. O kısım da sorunlu, özensiz, problemli bir şekilde hayata geçirilmiş.
Biz böyle bir iktidarın samimiyetine, gelecekte verecek sözlere de güvenmiyoruz. Biz rüzgara göre şekil değiştiren taraf değiliz. Bizi uyaran yurttaşların sesini duyuyoruz. Bu itirazı ciddiye alıyorum.
Yeni Parti, kendi hakkını milletin hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit haberi gelmemesi için barışın önünde durmayacağız. Barışın önünü açacağız."





