Bazı bankaların pilot uygulama kapsamında ATM cihazlarından ambalajlı ve sertifikalı gram altın satışına başlaması, kuyumculuk sektöründe tartışmaları da beraberinde getirdi. İzmir'deki sektör temsilcileri, Kuyum Ticareti Yetki Belgesi bulunmayan kurumların fiziki altın satışı yapmasının haksız rekabet oluşturduğunu savunarak, uygulamanın hem kayıtlı ticaret sistemine hem de kuyumcu esnafına zarar vereceğini belirtti. Kuyumcular, satıştan elde edilen kazancın bankalara kalacağını, ürünlerin ekspertiz ve bozdurma süreçlerindeki sorumluluğun ise yine kuyumcu esnafının omuzlarında olacağını ifade ederek uygulamanın geri çekilmesini istedi.

Murat Kurtuluş Buyrukçu 2

‘Esnafımıza darbe’

İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Murat Kurtuluş Buyrukçu da uygulamanın sektöre ciddi zarar vereceğini dile getirdiği konuşmasında, kuyumcuların bu durumdan oldukça olumsuz etkileneceğini aktardı. ATM’de satılacak olan altınların paketli ve belli ayarda olduğunu aktaran Buyrukçu, “Ancak bu işin yükünü yine kuyumcular çekecek. Bankalardaki bu uygulamanın sağlıklı olduğunu düşünmüyoruz. Yüzyıllardır süregelen bir mesleğin kuyumcu ATM'sinde veya otomatlarda gerçekleştirilmesini; esnaflık, ahilik ve etik kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle doğru bulmuyor ve kesinlikle karşı çıkıyoruz. Bu ürünler yetki belgesi olan kuyumcularda satılmalı. Bu uygulama; hem kuyumculuk sektörüne hem de devletimizin yıllardır titizlikle inşa ettiği kayıtlı ticaret sistemine açıkça zarar vermekte. Mevzuatımız gereği kuyumculuk faaliyetleri yalnızca Kuyum Ticareti Yetki Belgesi bulunan işletmelerce yürütülebilir. Esnafımız bu belgeyi alabilmek için ciddi maliyetler üstlenmekte, yetki belgesi harçlarını ödemekte, vergi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmekte ve düzenli olarak sıkı denetimlerden geçmektedir. Hal böyleyken, bu yetki belgesine sahip olmayan kurumların ATM’ler vasıtasıyla altın satışına başlaması hiçbir şekilde kabul edilemez” diye konuştu.

‘Derhal son verilmeli’

Gram, çeyrek, yarım ve diğer sarrafiye ürünlerinin kuyumcu esnafının en temel geçim kaynağı olduğunu açıklayan Başkan Murat Kurtuluş Bayrakçı, “Mevcut ekonomik koşullarda vatandaşlarımızın kuyumculara en çok başvurduğu bu alanın bankalara devredilmesi; yüz binlerce kuyumcu esnafının yatırımına, emeğine ve geleceğine indirilmiş ağır bir darbedir” ifadelerini kullandı. Buyrukçu, uygulamanın ilerleyen süreçte vatandaşların da yine kuyumculara başvurmasına neden olacağını vurgulayarak, “Bankaların sattığı bu sarrafiye ürünleri yarın bozdurulmak istendiğinde vatandaşlarımız tarafından yine kuyumculara getirilecek. Ürünlerin ayar kontrolü, sahtelik tespiti, ekspertizi ve piyasa değerinin belirlenmesi yine kuyumcu esnafının omuzlarına yüklenecek. Kısacası, satıştan sağlanan ticari kazanç bankalara aktarılırken, işin risk, sorumluluk ve mesleki yükü kuyumcuların üzerinde bırakılmakta. Buradan başta ilgili Bakanlıklarımız olmak üzere tüm yetkili makamlara açık çağrıda bulunuyoruz: ATM üzerinden altın satışına izin veren bu uygulamaya derhal son verilmeli. Kuyumculuk Yetki Belgesi şartı, ayrım gözetilmeksizin tüm kurum ve taraflar için eşit ve adil şekilde uygulanmalı, aynı ürünü piyasaya sunan her aktör aynı hukuki ve mali sorumluluklara tabi tutulmalı. Kârın bankalara yazıldığı, tüm yük ve sorumluluğun ise esnafa yüklendiği bu adaletsiz tablo kabul edilemez” şeklinde konuştu.

Halil Telli Son-3

‘Kepenk kapatırız’

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Üyesi Kuyumcu Halil Telli, ATM'lerden altın satışının kuyumcu esnafını zor durumda bırakacağını ifade ederek, "Kuyum ticareti yapmak için 5 yıl önce çıkarılan yönetmelik kapsamında kuyumcular her sene harç ödeyerek belgelerini yenilemekte. Kuyumcular belge alıp harç ödeyerek bu ticareti yürütürken, belgesi olmayan bankaların ATM'ler üzerinden altın satışı yapabilmesi ve döviz büfelerinin bu alana girmesi sektörümüzü zora sokuyor. Öte yandan bankalardan altın alan vatandaşlar satış için yine kuyumculara geleceği için bu durumun ayar, gram ve sağlamlık kontrolü gibi yüklerini yine kuyumcular çekeceği öngörülebilir. Yani kârı bankalar elde edecek ancak işin yükü kuyumculara kalacak. Kuyumculuk bir ihtisas alanı olduğu kabul edilmeli ve sapla samanı karıştırılmamalı. Biz kuyumculuk faaliyeti yapabilmek için Kuyum Ticareti Yetki Belgesi almak zorundayız ve bu her yıl da bunun için 30 bin lira harç ödüyoruz. Ben bu harcı ödüyorsam, masrafı yapıyorsam bankalar bizim işimize girmemeli. Aksi esnaf kepenk kapatır” dedi.

Kaynak: Ayselin Uzun