Farsça’da “beş” anlamına gelen “penç” kelimesi, geleneksel Türk sanatlarında yalnızca bir sayı ifadesi olmanın ötesinde, önemli bir bitkisel motifin adı olarak da kullanılmaktadır. Doğadan esinlenilerek oluşturulan penç motifi, bir çiçeğin anatomik yapısının yatay olarak ele alınmasıyla ortaya çıkan stilize bir formu ifade etmektedir.
Geleneksel sanatlarda bitkisel motifler önemli bir yer tutarken, penç motifi bu motifler arasında en yaygın kullanılan unsurlar arasında yer almaktadır. Desen kompozisyonlarında hem ana motif hem de yardımcı motif olarak kullanılabilen penç, kompozisyonun başlangıç noktası olabildiği gibi yönlendirilmesinde ve yönünün değiştirilmesinde de işlev görmektedir. Bu yönüyle kompozisyon içinde kilit bir rol üstlendiği ifade edilmektedir.
Penç motifi, özellikle çini sanatında zengin uygulamalarıyla dikkat çekmektedir. Rüstem Paşa Camii, Sultan Ahmed Camii ve Takkeci İbrahim Ağa Camii gibi yapılarda bu motifin yoğun şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Bunun yanı sıra saray, cami, türbe ve sivil mimaride süsleme unsuru olarak kullanılan kalem işi sanatında da penç motifine yer verilmektedir.
Mekânların tavan ve duvarlarında uygulanan kalem işi bezemelerde dal ve motif dengesi ile sade kullanım anlayışı, penç motifinin önemini artırmaktadır. Kadırga Sokullu Camii, Kara Ahmed Paşa Camii ve Sultan Ahmed Camii bu uygulamalara örnek gösterilen yapılar arasında yer almaktadır.
Penç motifi, tezhib sanatında açılmış küçük güllere benzeyen çoklu yapraklı süsleme unsurları arasında değerlendirilmekte ve Osmanlı döneminde kıyafet motifleri olarak da kullanılmaktadır. Bu motiflerde mavi tonları, altın sarısı ve kırmızı tonların bir arada kullanıldığı görülmektedir. Penç motifinin kökenine ilişkin olarak Çin Türkistanı’ndan geldiği ve Orta Asya Türk sanatında kullanılan lotus çiçeğinin bir yansıması olabileceğine dair görüşler de bulunmaktadır.
Geleneksel sanatlarda yer alan figürler, ait oldukları dönemin kültür, sanat ve estetik anlayışını yansıtmaktadır. Penç motifleri de hatayi grubu içerisinde yer almakta ve çiçeklerin tepeden görünüşünü ifade edecek şekilde resmedilmektedir. Sanatçılar, motifleri doğrudan doğadaki biçimleriyle yansıtmak yerine sadeleştirerek stilize etmiş, bu sayede yalın formlar ve belirgin özellikler ön plana çıkarılmıştır. Stilizasyonun, milattan önceki dönemlere kadar uzanan Türk sanatında da görüldüğü ifade edilmektedir.
Penç motiflerinin adlandırılmasında çiçeklerin taç yaprak sayısı esas alınmaktadır. Tek yapraklı olanlar “yekberk”, iki yapraklı olanlar “düberk”, üç yapraklı olanlar “seberk”, dört yapraklı olanlar “ciharberk”, beş yapraklı olanlar “pençberk”, altı yapraklı olanlar ise “şeşberk” olarak adlandırılmaktadır. Birbirine sarılmış yapraklardan oluşan motifler ise “sadberk” olarak isimlendirilmektedir. En yaygın kullanılan formun beş yapraklı olması nedeniyle zamanla bu motif grubu “pençberk” olarak anılmış ve daha sonra kısalarak “penç” adını almıştır.
Penç motifi, bir çiçeğin kuşbakışı görünümünün üslûplaştırılarak çizilmesiyle elde edilen bir şekil olarak tanımlanırken, dairevi görünümü ve sapın çiçeğe birleştiği noktanın ile yeşil yaprakların altta kalması nedeniyle gizlenmiş olması, motifin belirgin özellikleri arasında yer almaktadır.





