Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’nin jeolojik yapısının deprem oluşum sürecinde dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Bektaş’a göre yaklaşık 8 kilometre kalınlığındaki genç, suya doygun ve yüksek ısı akısına sahip sediman örtüsü, derindeki fay hareketlerinin karadaki Kuzey Anadolu Fayı’nda olduğu gibi tamamen elastik gerilime dönüşmesini engelleyebilir. Bektaş, fay hareketlerinin bir bölümünün creep olarak adlandırılan kayma, mikrodepremler ve aseismik deformasyon yoluyla dağılıyor olabileceğini kaydetti.
Fay hareketi farklı yollarla dağılıyor olabilir
Marmara Denizi’nin altındaki yapıya ilişkin değerlendirmesinde Bektaş, fayların derindeki hareketinin doğrudan büyük bir deprem için enerji birikimi anlamına gelmeyebileceği üzerinde durdu. Bölgedeki sediman yapısının hareketin bir bölümünün sismik olmayan deformasyon ve küçük ölçekli sismik faaliyetlerle karşılanmasına olanak sağlayabileceğini belirten Bektaş, Marmara’nın deprem potansiyeli değerlendirilirken bu mekanizmaların da hesaba katılması gerektiğini ifade etti.
1935, 1963 ve 2025 depremlerini örnek gösterdi
Bektaş, değerlendirmesinde geçmiş yıllarda Marmara bölgesinde meydana gelen depremlere de değindi. 1935, 1963 ve 2025 yıllarında yaşanan 6 ve üzeri büyüklükteki depremler ile Silivri çevresinde ölçülen düşük ivme değerlerinin söz konusu modelle uyumlu gözlemler olduğunu belirtti.Bu gözlemleri Marmara Denizi’ndeki fay davranışına ilişkin değerlendirmesine dayanak olarak gösteren Bektaş, bölgedeki hareketin ne kadarının elastik deformasyon şeklinde depolandığı konusuna dikkat çekti.
“Marmara neden 7 büyüklüğünde deprem üretmiyor?” sorusuna yanıt
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara’daki deprem potansiyelinin belirlenmesinde yalnızca fayların yıllık hareket hızının dikkate alınmasının yeterli olmadığını ifade etti. Bektaş’a göre asıl değerlendirilmesi gereken nokta, meydana gelen hareketin ne kadarının büyük bir deprem oluşturabilecek elastik deformasyon şeklinde biriktiği. Marmara’daki fayların derin hareket hızının yıllık 33 ila 57 milimetre arasında olduğunu belirten Bektaş, bölgenin diğer alanlardan farkının hareket miktarından çok, bu hareketin ne kadarının büyük bir deprem için biriktirilebildiğinde olabileceğini kaydetti.
Bektaş, Marmara’nın farkının fayın yıllık 33-57 milimetrelik derin hareketinin miktarında değil, söz konusu hareketin ne kadarının büyük deprem oluşturabilecek elastik deformasyon olarak biriktirilebildiğinde bulunabileceğini ifade etti.







