Türk tıp camiası, akademi dünyası ve öğrencileri derin bir kayıp yaşıyor. Hasan Hüsrev Hatemi’nin vefatı, özellikle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi çevresinde büyük üzüntüye yol açtı.

Prof. Dr. Hatemi’nin hayatını kaybettiği haberi kısa sürede yayılırken, sosyal medyada meslektaşları, öğrencileri ve hastaları tarafından çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı. Paylaşımlarda, Hatemi’nin yalnızca bir hekim ve akademisyen değil; aynı zamanda yol gösterici, mütevazı bir ilim insanı ve güçlü bir gönül insanı olduğuna vurgu yapıldı.

Cerrahpaşa’nın simge isimlerinden biri olarak anılan Hatemi için yapılan paylaşımlarda, “ağabeyimiz, dostumuz, doktorumuz, dert ortağımız” ifadeleri öne çıktı. Pek çok kişi, onun hastalarına şifa dağıtan bir hekim olmasının yanı sıra, öğrencilerine ilim, çevresine ise umut ve tebessüm veren bir şahsiyet olduğunu dile getirdi.

Akademi çevrelerinden yapılan açıklamalarda da Hatemi’nin uzun yıllar boyunca tıp eğitimine ve bilimsel üretime sunduğu katkılara dikkat çekildi. Yetiştirdiği öğrenciler ve dokunduğu hayatların sayısının, bilinenin çok ötesinde olduğu ifade edildi.

Aile çevresine yönelik başsağlığı mesajlarında ise özellikle çocukları İbrahim Hatemi ve Gülen Hatemi ile merhum eşi Sezer Hatemi anıldı. Taziye mesajlarında, Hatemi’nin eşiyle birlikte “nurlarda uyuması” temennisi öne çıktı.

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda ortak bir duygu dikkat çekti: Hatemi’nin geride bıraktığı ilim, insanlık ve hatıraların, onu tanıyan herkes için kalıcı bir miras olduğu vurgulandı. Öğrencileri ve meslektaşları, onun rehberliğinin ve öğretilerinin yaşamaya devam edeceğini ifade etti.

Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi’nin vefatı, yalnızca bir bilim insanının kaybı olarak değil; aynı zamanda bir neslin hafızasında iz bırakmış bir hocanın vedası olarak değerlendiriliyor. Tıp camiası, onu ilmi, zarafeti ve insanlara dokunan yönüyle hatırlamaya devam edecek.

Kaynak: Haber Merkezi