Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki Çınarcık Çukuru'nun deprem riskiyle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bektaş, 1999 yılında meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki İzmit depremi ile 2025 yılında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin Çınarcık Çukuru üzerinde oluşturduğu stres transferine işaret etti. Bölgenin doğudan ve batıdan gerilme altında olduğunu belirten Bektaş, Adalar ve Çınarcık faylarında meydana gelen mikro kırılmaların daha büyük bir deprem olasılığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çınarcık Çukuru'na iki yönden stres transferi

Prof. Dr. Osman Bektaş, 13 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çınarcık Çukuru'nun iki farklı depremden kaynaklanan stres transferinin etkisi altında bulunduğunu belirtti. Bektaş'ın değerlendirmesine göre, 1999 yılında meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki İzmit depremi, Çınarcık Çukuru'na doğudan batıya doğru stres aktarırken, 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremi ise batıdan doğuya doğru gerilme transferine neden oldu. Bektaş, bu durumu Çınarcık Çukuru'nun iki ateş arasında kalması şeklinde nitelendirerek havza mekaniğine dikkat çekti.

Adalar ve Çınarcık faylarında mikro kırılma uyarısı

Çınarcık Çukuru'nun her iki ucundan gerilme altında bulunduğunu ifade eden Bektaş, bölgedeki faylarda meydana gelen mikro kırılmaların önemine değindi. Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan Adalar ve Çınarcık faylarındaki mikro-sismisite olarak adlandırılan küçük ölçekli sismik hareketlerin, fayların kilitlenme noktalarının zorlandığına işaret edebileceğini belirtti.

Daha büyük bir deprem meydana gelebilir mi?

Prof. Dr. Osman Bektaş, Çınarcık Çukuru'nun iki ucunun bir mengene gibi sıkıştığını belirterek faylardaki mikro kırılmaların daha büyük bir depremin meydana gelebileceğine ilişkin işaretler taşıyabileceğini ifade etti. Bektaş'ın açıklamasına göre, Adalar ve Çınarcık faylarında gözlemlenen mikro-sismisite, kilitlenme noktalarının zorlandığını ve ardından daha büyük bir depremin gelebileceğini gösterebilir. Söz konusu değerlendirme, kesin bir deprem tahmini niteliği taşımıyor. Bektaş'ın açıklamasında olası bir depremin büyüklüğüne veya ne zaman meydana gelebileceğine ilişkin bir tarih belirtilmedi.

Kaynak: Haber Merkezi