Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde son günlerde art arda yaşanan depremler ve yüzlerce küçük ölçekli sarsıntı, bölge halkında “Büyük bir deprem mi geliyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Özellikle 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaşanan hareketlilik, vatandaşların endişelerini artırdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, mevcut sismik hareketliliğin doğrudan büyük bir deprem senaryosu olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtti.
“Bölgede tek ve dev bir fay hattı bulunmuyor”
Kendi YouTube kanalında açıklamalarda bulunan Üşümezsoy, Pınarbaşı çevresindeki sarsıntıların ilk bakışta bir “deprem fırtınası” görüntüsü oluşturduğunu ifade etti. Ancak bölgenin jeolojik yapısının farklı özellikler taşıdığına dikkat çeken Üşümezsoy, şunları söyledi:
“Bir depremin yıkıcı büyüklüğe ulaşabilmesi için onu üreten fayın uzunluğu ve kırılma alanının çok büyük olması gerekir. Pınarbaşı’nda ise tek ve devasa bir fay hattı kırılmıyor. Bölge, birbirini kesen çok sayıda küçük fay ve blok yapıdan oluşuyor.”
Uzman isim, bu karmaşık fay sisteminin çok sayıda küçük sarsıntıya neden olabileceğini ancak bunun tek başına büyük bir felaketin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
6 Şubat depremleriyle bağlantısı var mı?
Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri olan “Bu sarsıntılar 6 Şubat depremlerinin devamı mı?” sorusuna da yanıt veren Üşümezsoy, Pınarbaşı’ndaki fay mekanizmasının Kahramanmaraş merkezli Elbistan depremini oluşturan ana sistemden bağımsız olduğunu söyledi.
Bölgedeki hareketliliğin doğrudan 6 Şubat depremleriyle ilişkilendirilmesinin bilimsel açıdan doğru olmadığını belirten Üşümezsoy, farklı tektonik sistemlerin etkisi altında bulunan bir bölgeden söz edildiğini ifade etti.
Bölgedeki hareketlilik doğal bir süreç
Pınarbaşı ve çevresinin tektonik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, Toroslar ile Çukurova arasındaki dinamik hareketlerin bölgede çok sayıda küçük kırığın oluşmasına neden olduğunu söyledi.
Toros bloğunun saat yönünün tersine doğru hareket ettiğini belirten Üşümezsoy, bu durumun Kayseri, Sarız, Tufanbeyli, Şarkışla ve Çukurova’nın kuzey kesimlerinde çok sayıda küçük fay ve kırık oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle bölgede sık sık küçük ve orta ölçekli depremlerin yaşanmasının doğal bir süreç olduğunu dile getirdi.
“Yüzlerce sarsıntı daha yaşanabilir”
Geçmişte Manisa Akhisar, Gemlik Körfezi ve Sivas’ta da benzer deprem fırtınalarının görüldüğünü hatırlatan Üşümezsoy, bölgede sarsıntıların bir süre daha devam edebileceğini söyledi.
Üşümezsoy, “Bölgede yüzlerce küçük sarsıntı daha meydana gelebilir. Ancak mevcut tektonik veriler, burada büyük ve yıkıcı bir ana fay kırılmasının işaretlerini göstermiyor. Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasına gerek yok. Bu hareketlilik doğrudan büyük bir deprem beklentisi anlamına gelmiyor” değerlendirmesinde bulundu.




