10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında Türkiye'de ruh sağlığı alanında faaliyet gösteren 16 meslek örgütü ve kuruluş ortak açıklama yayımladı. Ruh Sağlığı Haktır başlığıyla yapılan açıklamada, ruh sağlığının yalnızca bireysel etkenlerle değerlendirilemeyeceği, toplumsal ve çevresel koşulların da dikkate alınması gerektiği belirtildi. Açıklamada, herkesin eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanması gerektiği vurgulandı.

Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından bu yılın teması Yaşanmış Deneyimler Duyuldu: Gerçek Sesler, Gerçek Değişim olarak belirlendi. Ortak açıklamada, ruhsal sıkıntı yaşayan bireylerin kendi yaşamları ve iyileşme süreçlerine ilişkin kararlarda söz sahibi olması gerektiğine dikkat çekildi.

Yoksulluk ve ayrımcılığın ruh sağlığına etkisi vurgulandı

Meslek örgütleri, ruh sağlığının yalnızca hastalık bulunmaması ya da toplumsal normlara uyum sağlanması üzerinden tanımlanamayacağını belirtti. Bireylerin toplum içerisinde kendilerini gerçekleştirebilmesi, onurlu yaşam koşullarına sahip olması ve kendi hayatları hakkında karar verebilmesinin ruh sağlığı açısından önem taşıdığı ifade edildi.

Açıklamada, yoksulluk, güvencesizlik, şiddet, ayrımcılık, afetler ve ekolojik yıkımın bireylerin ruhsal durumlarını etkileyen koşullar arasında bulunduğu kaydedildi. Bu nedenle ruh sağlığı politikalarının yalnızca tedavi hizmetleriyle sınırlı tutulmaması gerektiği bildirildi.

Ruh sağlığı hizmetlerinin birinci basamaktan başlayarak toplum temelli bir kamu hizmeti olarak düzenlenmesi ve hizmete başvuran herkese yeterli zaman ayrılması talep edildi.

Kimlik nedeniyle ayrımcılığa karşı uyarı

Ortak açıklamada, bireylerin cinsiyetleri, cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri, etnik kökenleri, inançları, engellilik durumları veya aldıkları ruhsal tanılar nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiği belirtildi.

Ayrımcılık ve damgalanmanın depresyon, kaygı bozuklukları ve intihar riski üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilen açıklamada, bireylerin kimliklerini gizlemek zorunda kalmadan ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanabilmesinin önemi vurgulandı.

Dünya Sağlık Örgütünün eşcinselliği 1990 yılında hastalık sınıflandırmasından çıkardığı hatırlatılarak cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliğini değiştirmeyi amaçlayan girişimlerin bilimsel dayanağının bulunmadığı ve meslek etiğine aykırı olduğu ifade edildi.

Meslek örgütlerine yönelik erişim engelleri gündemde

Açıklamada, Türkiye Psikiyatri Derneği ile Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneğinin sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine de yer verildi.

İki derneğin sosyal medya hesaplarının eylül ayında cinsel sağlık ve cinsel yönelim konularında paylaşılan bilimsel bilgiler nedeniyle müstehcenlik gerekçeli bir soruşturma kapsamında Türkiye'den erişime kapatıldığı belirtildi.

Meslek örgütleri, söz konusu kararların yalnızca derneklerin iletişim faaliyetlerini değil, güvenilir bilimsel bilgiye ulaşmak isteyen bireyleri, aileleri ve sağlık çalışanlarını da etkilediğini savundu.

Bilimsel bilgiye erişimin sınırlandırılmasının yanlış bilgilerin yayılmasına ve bilimsel dayanağı bulunmayan uygulamaların gündeme gelmesine neden olabileceği ifade edildi.

Ruh sağlığı yasası için katılımcı süreç talebi

Ortak açıklamada, ruh sağlığı politikalarının oluşturulmasına ilişkin beş temel talep dile getirildi.

Meslek örgütlerinin iletişim kanallarına getirilen erişim engellerinin kaldırılması ve bilimsel bilgi paylaşımı nedeniyle meslek çalışanları hakkında soruşturma yürütülmemesi istendi.

Ruh sağlığı hizmetlerinin eşit, ücretsiz, erişilebilir ve toplum temelli biçimde sunulması gerektiği belirtilirken, kimlik temelli ayrımcılık, damgalama ve nefret söyleminin önlenmesi çağrısı yapıldı.

Ayrıca ruhsal sıkıntı yaşamış bireylerin, yakınlarının ve meslek örgütlerinin politika oluşturma süreçlerine katılması talep edildi. Hak temelli bir ruh sağlığı yasasının bu kesimlerin katılımıyla hazırlanması gerektiği vurgulandı.

Yoksulluk, güvencesizlik, şiddet ve ayrımcılık gibi toplumsal koşulların da halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilmesi istendi.

Ortak açıklamaya 16 kuruluş imza attı

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yayımlanan açıklamaya şu kuruluşlar imza attı:

Türkiye Psikiyatri Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneği (TSRSD), Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği, Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP), Psikiyatri Hemşireleri Derneği, İntiharı Önleme Derneği, İzmir Psikanalitik Psikoterapiler Derneği, Psikodrama Dernekleri Federasyonu, Etkin Çocuk Psikiyatristleri İnisiyatifi, Toplum Ruh Sağlığını Geliştirme Derneği, Bipolar Bozukluklar Derneği, Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK) ve Türk Tabipleri Birliği.

Kuruluşlar, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin güvence altına alınması, bilimsel bilginin toplumla paylaşılması ve ruhsal sıkıntı yaşayan bireylerin karar alma süreçlerine katılması yönündeki çağrılarını yineledi.

Kaynak: Bülten