Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, yazar, şair ve gazeteci Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin dosyanın yeniden incelenmesi talebiyle Adalet Bakanlığına ortak başvuruda bulundu. Beş meslek örgütünün 12 Ekim 2026 tarihinde yaptığı başvuruda, 1948 yılında hayatını kaybeden Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi ve olayın bütün yönleriyle araştırılması talep edildi.

Ölümüne ilişkin dosyalar yeniden incelensin talebi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin resmî anlatımın, aradan geçen 70 yılı aşkın süreye rağmen kamuoyunda, edebiyat, tarih ve hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam ettiği belirtildi.

Ortak başvuruda, yazarın dönemin güvenlik ve istihbarat mekanizmalarının denetimi altındayken yakalandığı, kötü muamele veya işkence sonucunda yaşamını yitirdiği yönündeki iddiaların bağımsız ve kapsamlı bir araştırmayla incelenmediği ifade edildi.

Sabahattin Ali'nin cesedinin kesin olarak teşhis edilememesi, otopsinin ardından kalıntılarının akıbetinin belirlenememesi ve yargılama belgelerindeki eksikliklerin olayla ilgili kuşkuları artırdığı kaydedildi.

Adalet Bakanlığından üç ayrı talep

Beş meslek örgütünün ortak başvurusunda, Sabahattin Ali'nin ölümünün aydınlatılması amacıyla üç temel talep gündeme getirildi.

İlk olarak, yazarın ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının yeniden ele alınması istendi. Bu kapsamda Ali Ertekin hakkındaki dava dosyası ile af kararının da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda incelenmesi talep edildi.

İkinci olarak, emniyet, jandarma, istihbarat ve diğer devlet arşivlerinde Sabahattin Ali'nin ölümüyle bağlantılı belge bulunup bulunmadığının araştırılması istendi.

Üçüncü talep ise yazarın cesedinin gömüldüğü yerin belirlenmesine yönelik oldu. Mezar yerinin tespit edilmesi durumunda, mümkün olması ve yakınlarının rıza göstermesi koşuluyla DNA analizi ve antropolojik inceleme yapılması talep edildi.

Başvuruda ayrıca yürütülecek araştırmalar sonucunda elde edilecek bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması istendi.

Zaman aşımı tartışmasına dikkat çekildi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin açıklamasında, Sabahattin Ali'nin ölümünün üzerinden uzun yıllar geçmesi nedeniyle zaman aşımı hükümlerinin gündeme gelebileceği belirtildi.

Bununla birlikte zaman aşımının, olayın adli ve tarihsel gerçeklerinin araştırılmasına, devlet arşivlerinin incelenmesine ve yazarın kalıntılarının bulunmasına engel oluşturmadığı savunuldu.

Günümüzde kullanılan adli tıp yöntemleri, DNA analizleri, antropolojik incelemeler ve arşiv araştırmalarının geçmişte yaşanan olayların aydınlatılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Bu doğrultuda Sabahattin Ali dosyasının Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışma kapsamına alınmasının kamu vicdanı açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Yaşam hakkı ve basın özgürlüğü vurgusu

Ortak başvuruda, Sabahattin Ali'nin ölümünün aydınlatılmasının yalnızca bireysel bir olayın araştırılması anlamına gelmediği, Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan faili meçhul dosyalarından birine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi açısından da önem taşıdığı belirtildi.

Başvuruda Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine dikkat çekildi. Bu anayasal güvencelerin, ölümlerin etkili biçimde araştırılması yükümlülüğünü de kapsadığı ifade edildi.

Sabahattin Ali'nin düşünceleri nedeniyle hedef alınmış olabileceğine ilişkin kuşkuların giderilmemesinin düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü bakımından da önemli bir sorun oluşturduğu kaydedildi.
Beş meslek örgütü, Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin tüm belgelerin yeniden değerlendirilmesini ve olayın aydınlatılması için kapsamlı bir araştırma yürütülmesini istedi.

Kaynak: Haber Merkezi