Yeni Zelandalı oyuncu Sam Neill’in 78 yaşında hayatını kaybettiği bildirildi. Oyuncunun ölüm haberi, pazartesi günü Instagram hesabından yayımlanan aile açıklamasıyla duyuruldu.

Açıklamada, Neill’in 13 Temmuz Pazartesi günü Avustralya’nın Sydney kentinde ailesinin yanında hayatını kaybettiği belirtildi. Ölüm nedenine ilişkin bilgi verilmezken, ailenin açıklamasında Neill’in ani ve beklenmedik şekilde yaşamını yitirdiği, ancak kanserden uzak kalmış olmasının teselli kaynağı olduğu ifade edildi.

Aile, St Vincent’s Private Hospital çalışanlarına Neill’e sağladıkları bakım nedeniyle teşekkür ederken, ilerleyen günlerde ayrıntılı bilgi paylaşılacağını bildirdi. Açıklamada, ailenin yaşadığı kayıp sürecinde mahremiyetine saygı gösterilmesi istendi.

Sam Neill, 2022 yılında bir kan kanseri türü olan üçüncü evre anjiyoimmünoblastik T hücreli lenfoma teşhisi almıştı. Neill, yakın zamanda katıldığı bir klinik çalışmanın ardından kanserden uzak kaldığını açıklamıştı.

Sam Neill Neden Oldu Yenibakishaber (2)

Yeni Zelanda sinemasının öne çıkan isimlerinden biri oldu

Asıl adı Nigel John Dermot Neill olan oyuncu, 1947 yılında Kuzey İrlanda’nın Omagh kentinde dünyaya geldi. İngiliz bir anne ile o dönemde İngiliz ordusunda görev yapan Yeni Zelandalı babanın çocuğu olan Neill, ailesiyle 1954 yılında Yeni Zelanda’ya taşındı.

Okulunda birden fazla Nigel bulunması nedeniyle 12 yaşında Sam adını kullanmaya başlayan Neill, bu değişikliği daha sonra, “Sam olarak dünyada daha rahat hareket ettiğimi fark ettim. Nigel, çoğu durumda kullanması zor bir isim. Nigel Neill adlı bir sinema oyuncusu olduğunuzu hayal edin” sözleriyle anlattı.

Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Neill’i ülkenin önemli sanatçılarından biri olarak nitelendirdi. Luxon, Neill’in kariyerine başladığı dönemde ülkede gelişmiş bir film endüstrisinin bulunmadığını belirterek, oyuncunun 50 yılı aşkın süre boyunca Yeni Zelanda hikayelerini dünyaya taşıdığını ve yeteneğinin ülke sinemasının kültürel ihracat alanlarından biri haline gelmesine katkı sunduğunu ifade etti. Luxon, Neill’in çalışmalarının uzun yıllar izlenmeye ve sevilmeye devam edeceğini kaydetti.

Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters ise Neill’in yerel ve Hollywood yapımlarındaki çalışmalarıyla onlarca yıl boyunca dünya genelinde izleyicileri eğlendiren bir Yeni Zelanda simgesi olduğunu belirtti.

Eski Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark da Neill’in başrol oynadığı çok sayıda yapımla ülkesine büyük gurur yaşattığını ifade etti. Clark, oyuncunun aynı zamanda Yeni Zelanda’nın sanatını, kültürünü, kendine özgü çevresini ve şaraplarını desteklediğini söyledi.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Neill’in çok sayıda sevilen Avustralya yapımında rol aldığını ve Avustralyalıların kalbinde özel bir yer edindiğini belirtti. Albanese, Neill’in hastalığına, performanslarına güç veren vakar, mizah ve kararlılıkla karşı koyduğunu; oyuncunun özlemle anılacağını ifade etti.

Yazar Kathy Lette, Neill’in beklenmedik ölümünün yürek burktuğunu belirterek oyuncuyu “harika bir oyuncu, son derece çekici, nazik, zeki ve kendisiyle alay edebilen bir dost” olarak tanımladı. Oyuncu David Wenham ise Neill’in uluslararası ölçekte tanınan bir isim olmasının yanı sıra nazik, muzip, cömert ve destekleyici bir arkadaş olduğunu söyledi.

Sam Neill Neden Oldu Yenibakishaber

Hukuk eğitiminden tiyatro sahnesine

Sam Neill, eğitimini Christchurch’te tamamladı ve üniversite yıllarında hukuk öğrenimi gördü. Hukuk eğitimindeki bir yılı “felaket” olarak nitelendiren Neill, oyunculuğa yönelme kararını bu dönemin ardından verdi.

Canterbury Üniversitesi yapımlarında sahne almaya başlayan Neill, daha sonra profesyonel oyuncu olarak çalışmak üzere Wellington’a taşındı. Neill, Downstage Theatre topluluğuna katıldı. Bu tiyatrodaki ilk döneminde haftada 35 dolar ücret alan oyuncuya, gösteri öncesinde seyircilere sunulan yemeklerden mutfakta kalanların da verildiği belirtildi.

Yerel televizyon yapımlarındaki küçük rollerinin ardından Neill’in çıkış yaptığı yapım, 1977 tarihli “Sleeping Dogs” filmi oldu. Film, ABD’de gösterime giren ilk Yeni Zelanda yapımı olarak kayıtlara geçti.

Neill, kısa süre sonra 1979 yapımı “My Brilliant Career” filminde başrol oynadı. Oyuncu, 1981 tarihli “Omen III”de şeytanın oğlunu canlandırdı ve aynı yıl Andrzej Żuławski’nin kült filmi “Possession”da rol aldı.

1988 yapımı biyografik film “Evil Angels”ta, diğer adıyla “A Cry in the Dark”ta Meryl Streep ile birlikte kamera karşısına çıkan Neill, filmde Lindy Chamberlain’ın eşi Michael Chamberlain karakterini oynadı. Oyuncu, 1990 yapımı “The Hunt for Red October”un kadrosunda da yer aldı.

1982 tarihli “Ivanhoe”daki rolüyle İsveç’te geniş tanınırlık kazanan Neill’in bu yapımı, 40 yıldır her yılbaşında ülkedeki televizyonlarda yayımlandı.

“The Piano” ve “Jurassic Park” ile dünya çapında tanındı

Sam Neill, 1993 yılında iki ayrı rolle uluslararası çapta geniş kitlelere ulaştı. Neill, Jane Campion’ın Oscar ödüllü filmi “The Piano”da Yeni Zelandalı yerleşimci Alisdair Stewart karakterini canlandırdı. Aynı yıl Steven Spielberg’in yönettiği “Jurassic Park”ta Dr. Alan Grant rolüyle izleyici karşısına çıktı.

Başlangıçta Harrison Ford’a teklif edilen Dr. Alan Grant karakterini canlandıran Neill, daha sonra “Jurassic Park III” ve “Jurassic World Dominion” filmlerinde de aynı rolle yer aldı.

Romantik başrollerin yanı sıra karizmatik kötü karakterleri de canlandıran Neill’in beş on yıla yayılan kariyerinde 150’den fazla oyunculuk kaydı bulundu. Oyuncunun filmografisinde “Dead Calm”, “The Jungle Book”, “In the Mouth of Madness”, “Event Horizon”, “Bicentennial Man”, “The Dish” ve “Peter Rabbit” gibi yapımlar yer aldı.

Neill, Roger Moore’un ardından James Bond karakterini canlandırabilecek başlıca adaylardan biri olarak gösterildi. Oyuncu, 1986 yılında rol için kamera testi yaptı ancak James Bond rolü Timothy Dalton’a verildi.

Taika Waititi’nin 2016 yılında gösterime giren “Hunt for the Wilderpeople” filminde rol alan Neill, bu yapımın ardından Waititi’nin yönettiği “Thor: Ragnarok” ile “Thor: Love and Thunder” filmlerinde kısa rollerde yer aldı.

Televizyon yapımlarında da rol aldı

Sam Neill, televizyon çalışmalarında da farklı karakterlerle izleyici karşısına çıktı. Neill, “Peaky Blinders” dizisinde yozlaşmış Binbaşı Chester Campbell rolünü canlandırdı.

Oyuncu ayrıca “The Twelve” ve “The Tudors” yapımlarında, “The Simpsons” ile “Rick and Morty” dizilerinin bazı bölümlerinde rol aldı. Neill, 1983 tarihli “Reilly, Ace of Spies” mini dizisinde casus Sidney Reilly karakterine hayat verdi ve bu performansıyla Altın Küre’ye aday gösterildi.

Çiftlik ve şarap üretimiyle ilgilendi

Neill, Yeni Zelanda’nın Central Otago şarap bölgesinde bulunan Two Paddocks adlı çiftlik ve şaraphanede yaşıyordu. Oyuncu, bu işletmeyi “zaman ve para açısından son derece tüketici bir iş” olarak tanımlamış, buna rağmen işin kendisine memnuniyet ve eğlence verdiğini, zaman zaman da sarhoş olmasına neden olduğunu söylemişti.

Çiftliğindeki hayvanlara çalışma arkadaşlarının isimlerini veren Neill, tavuklarından birine Laura Dern, ördeklerinden birine Kylie Minogue ve ineklerinden birine Helena Bonham Carter adını verdi.

Kanser tedavisini anılarında anlattı

Neill, 2023 yılında yayımlanan “Did I Ever Tell You About This?” adlı anı kitabında, üçüncü evre anjiyoimmünoblastik T hücreli lenfoma teşhisinin ardından bir yıl boyunca kemoterapi gördüğünü açıklamıştı.

Oyuncunun kanseri, kitabın yayımlandığı sırada remisyon dönemindeydi. Neill’in, yaşamının geri kalanında aylık kemoterapi tedavisi gördüğü belirtildi. Neill’in ilaç firmasıyla yaptığı anlaşma kapsamında, tedavinin dört ayının ardından hayatta kalması durumunda ilacın ücretsiz sağlanacağı ifade edildi.

Neill, 2023 yılında verdiği bir röportajda ölümden korkmadığını ancak ölmenin kendisini rahatsız edeceğini söylemişti. Oyuncu, çiftliğinde yaptırdığı terasların, zeytin ve servi ağaçlarının büyümesini görmek istediğini, küçük torunlarının büyümesine tanıklık etmeyi arzuladığını belirtmişti.

Oyuncu, emeklilik düşüncesinden de çekindiğini ifade etmişti. Neill, dünyadan uzak ve küçük bir yerden gelerek uluslararası boyutu olan işlerde görev almaya davet edilmenin son derece çekici olduğunu söylemişti.

Devlet nişanlarıyla onurlandırıldı

Sam Neill, oyunculuğa yaptığı katkılar nedeniyle 1991 yılında Britanya İmparatorluk Nişanı Subayı unvanına layık görüldü. Neill, 2007 yılında ise Yeni Zelanda Liyakat Nişanı Seçkin Refakatçisi unvanını aldı.

Yeni Zelanda’daki nişan sisteminde yapılan değişikliğin ardından, bu unvanın şövalyelik unvanına dönüştürülmesine imkân tanındı. Neill, 2022 yılında bu unvanı kabul ederek “Sir” unvanını aldı.

Dört çocuğu ve sekiz torunu bulunuyor

Sam Neill’in dört çocuğu ve sekiz torunu bulunuyor. Neill’in çocuklarından Andrew, oyuncunun 20’li yaşlarının başında evlatlık verilmiş, baba ile oğlu 1994 yılında yeniden bir araya gelmişti.

Oyuncunun aktör Lisa Harrow ile ilişkisinden Tim adlı bir oğlu, makyaj sanatçısı Noriko Watanabe ile ilişkisinden Elena adlı bir kızı bulunuyordu. Watanabe’nin önceki evliliğinden olan Maiko ise Neill tarafından evlat edinilmişti.

Kaynak: Haber Merkezi