İstanbul'da meydana gelen sel ve su baskınlarının ardından İzmir'de araç sahiplerinin kaskoya yönelik ilgisi arttı. Özellikle doğal afet kaynaklı hasarlara karşı güvence arayan sürücüler, sigorta acentelerine başvurarak poliçe kapsamlarını sorgulamaya başladı. İzmir ve Ege Bölgesi'nde kasko fiyat teklifi talepleri yüzde 20 ila 35 oranında yükselirken, bilgi alma taleplerinin poliçeye dönüşmesinde yaklaşık yüzde 15'lik büyüme gözlendi. Ancak kentte trafiğe kayıtlı araçların yüzde 70 ila 75'inin kaskosuz olması, olası bir sel felaketinde yaşanabilecek maddi kayıpları gündeme taşıdı.

İzmir'de sel sonrası kasko başvuruları arttı

Yeni Bakış Gazetesi'nden Filiz Erol'un haberine göre, İzmir Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Meclis Üyesi ve Ege Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Ersoy Kocamanoğlu, İstanbul'daki sel felaketinin ardından İzmir'de sigorta acentelerine yönelik başvurularda hareketlilik yaşandığını belirtti.

Kocamanoğlu, “Saha gözlemlerimize ve acente verilerimize göre, İstanbul’da yaşanan doğal afetin sosyal mecra ve basındaki yıkıcı görüntüleri sonrası İzmir genelinde kasko sorgulamalarında hissedilir bir hareketlilik başladı. Sel felaketini takip eden günlerde İzmir ve Ege Bölgesi özelinde kasko fiyat teklifi taleplerinde yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 35 oranında bir artış kaydedilmiştir. Bilgi alma taleplerinin poliçeleşme oranında ise yüzde 15 civarında net bir büyüme gözlemlenmektedir. İzmir’de ilk kez kasko yaptırmak isteyenlerin oranı da arttı. Daha önce yalnızca zorunlu trafik sigortası ile yetinen pek çok araç sahibi, iklim krizine bağlı ani hava olaylarının yarattığı riskleri fark ederek ilk defa kasko teklifi almak üzere acentelerimizin kapısını çalmaya başlamıştır. Sürücüler artık ‘Sel ve Su Baskını’ teminatını özel olarak sormaya başladılar. Daha önce standart poliçe paketleri içeriğinde detaylandırılmayan sel ve su baskını klozları, son günlerde poliçe sahiplerinin en çok detay sorduğu ve varlığını teyit etmek istediği ana başlık haline geldi” dedi.

Sel Sonrasi Izmirde Kasko Talepleri Yuzde 35E Dayandi Yenibakishaber (2)

Ersoy Kocamanoğlu

İzmir'de araçların yüzde 70 ila 75'i kaskosuz

Sel ve su baskınlarının ardından sürücülerin sigorta poliçelerindeki teminat ayrıntılarına daha fazla dikkat etmeye başladığını aktaran Kocamanoğlu, araç sahiplerinin olası hasarlarda karşılaşabilecekleri mali yükümlülükleri öğrenmek istediğini söyledi.

Kocamanoğlu, “Ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de trafiğe kayıtlı araçların yaklaşık yüzde 25 ila yüzde 30’u (her 4 araçtan 1'i) kaskoludur. Geriye kalan yüzde 70-75’lik kesim ise yalnızca Zorunlu Trafik Sigortası ile yola devam etmektedir. Bu durum, olası bir doğal afette araç sahiplerinin ciddi mali kayıplarla baş başa kalma riskini ortaya koyuyor. Sel korkusu önemli bir tetikleyici faktör olmakla birlikte; yükselen yedek parça, işçilik ve araç rayiç değerleri sebebiyle bir kazada oluşabilecek yüksek tamir maliyetleri, hırsızlık ve cam kırılması gibi riskler de kasko kararında ana etkendir” ifadelerini kullandı.

Araç sahiplerinin artık yalnızca trafik kazalarında karşılanacak hasarları değil, otomobilin su altında kalması halinde pert sayılıp sayılmayacağını, doğal afetlerde çekici ve asistans hizmetlerinin kapsamını ve otoparklarda meydana gelen su baskınlarının karşılanıp karşılanmadığını da sorguladığını belirtti.

İzmir'de kasko fiyatları 12 bin TL'den başlıyor

Kasko talebindeki artışın yanı sıra poliçe maliyetleri de araç sahiplerinin gündeminde yer alıyor. İzmir'de alt ve orta segment binek otomobiller için yıllık kasko bedelleri ortalama 12 bin TL ile 35 bin TL arasında değişirken, primlerin son bir yılda yüzde 40 ila 60 oranında arttığı belirtildi.

Kocamanoğlu, “Fiyatlandırma; aracın markası, modeli, yaşı, sürücünün hasarsızlık kademesi (geçmiş dönem kaza kaydı) ve ikamet adresi risk puanına göre kişiye özel belirlenir. Sel ve su baskını teminatı, standart genişletilmiş kasko paketlerinin çoğunda temel risk koruması olarak yer alır. Sadece bu teminatın poliçe maliyetine doğrudan etkisi yüzde 3 ila yüzde 8 bandındadır. Riskli bölge durumuna göre marjinal farklılık gösterebilir. Araç rayiç bedellerindeki dönemsel artışlar, enflasyonist parça ve işçilik giderleri ile döviz kuruna bağlı maliyetler neticesinde kasko primlerinde son bir yıllık süreçte ortalama yüzde 40 ila yüzde 60 oranında artış yaşandı” sözlerine yer verdi.

Ucuz kasko yaptırırken sel teminatına dikkat

Artan sigorta primleri nedeniyle bazı sürücüler daha düşük maliyetli poliçelere yöneliyor. Dar kasko ve yüksek muafiyetli seçenekler, poliçe tutarını azaltmak isteyen araç sahiplerinin değerlendirdiği alternatifler arasında bulunuyor. Ancak bu seçeneklerde bazı teminatların kapsam dışında bırakılması, doğal afet hasarlarında araç sahibinin karşılaşacağı mali yükü artırabiliyor.

Kocamanoğlu, “Kullanıcılar prim düşürmek için sıklıkla ikame araç süresi, orijinal parça değişimi veya doğal afet muafiyetlerinden feragat edebilmektedir. En büyük tehlike; poliçe oluşturulurken maliyeti düşürmek adına "Sel ve Su Baskını" teminatının poliçeden tamamen çıkartılmasıdır. Bu durumda, su altında kalan bir aracın tüm tamir ve pert maliyeti doğrudan sigortalının üstünde kalmaktadır. Aracın göğüs hizasına kadar su alması, elektronik kontrol ünitelerinin (ECU), motor bloğunun ve kabin içinin ağır seviyede çamur/su tahribatına uğraması durumunda onarım maliyeti araç rayiç değerine yaklaşır veya aşar. Güvenlik ve mekanik standartlar gereği bu araçlar eksper raporuyla "Ağır Hasarlı/Pert" kabul edilir. Hasar ihbarının ardından bağımsız sigorta eksperi aracı bulunduğu noktada veya serviste inceler. Fotoğraflama ve teknik tespit sonrası dosya tamamlanır. Evrakların eksiksiz teslimi ve mutabakatın sağlanmasıyla birlikte tazminat ödemeleri genellikle 15 ila 30 gün içerisinde sigortalının hesabına aktarılır” diye konuştu.

En yüksek maliyet motor değişiminde

Kocamanoğlu, “Alt geçitlerde ise biriken su derinliğinin kestirilememesi sebebiyle motorun su emmesi (hidrolik kilitlenme) vakaları oldukça sık yaşanmaktadır. İzmir'de özellikle sahil şeridindeki deniz taşmaları, kot farkı bulunan sokaklardaki su birikintileri ve kapalı site/apartman otoparklarını su basması sonucu park halindeki araçların basman altında kalması vakalarına sıkça rastlanmaktadır. Yoğun yağışlarda karşılaşılan hasar türlerinde ‘Araç İçi Su Dolması’ Döşeme ve koltukların temizliği/değişimi orta ölçekli maliyet oluşturur. ‘Elektronik Sistem Hasarı’, Beyin, kablo tesisatı ve dijital panellerin ıslanması yüksek maliyetli parça değişimleri gerektirir. ‘Motor Arızası (Su Emmesi)’, Çalışır vaziyette suya giren aracın motoruna su kaçması durumunda motor bloğu revizyonu veya komple motor değişimi gerekir ki bu durum en yüksek maliyetli hasar kalemidir ve sıklıkla aracın pert ayrılmasıyla sonuçlanır” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi