Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Liselere Geçiş Sınavı (LGS) kapsamındaki merkezî sınav yarın 81 il ve 920 ilçe ile yurtdışında 8 ülke ve 11 sınav merkezinde yapılacak. Sınava toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı belirtilirken sınav hazırlıkları için bugün tüm okullar da tatil ilan edildi. Sınavların gelişim çağındaki öğrenciler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı yarattığını söyleyen Uzman Psikolog Aslı Macit, “Belirsizlik, kaygının en güçlü kaynaklarından biridir. Sınav takvimleri, uygulama esasları ve olası değişiklikler konusunda açık, tutarlı ve zamanında iletişim kurulması, öğrencilerin güven duygusunu artırır. Ayrıca toplumsal söylemde bazen sınavlar, hayatın tek belirleyicisi gibi sunulabiliyor. Yetkililerin iletişim dilinde farklı eğitim ve kariyer yollarının da değerli olduğunu vurgulaması, gençlerin üzerindeki "ya hep ya hiç" baskısını azaltabilir. Başarıyı tek boyutlu bir kavram olarak sunmamak gerek” dedi.

Aslı Macit

‘Yardım isteyemez’

Öğrencilerin sınav dönemlerinde psikolojik olarak daha iyi hissetmeleri için yalnızca bireysel dayanıklılıklarını artırmalarının yeterli olmayacağını dile getiren Macit, “Bir gencin kaygısı yalnızca onun kişisel meselesi değildir. Kaygı; aile, okul, eğitim sistemi ve toplumsal beklentilerle şekillenir. Bu nedenle çözüm de yalnızca öğrenciye "stres yönetimi öğretmek" değil, kaygıyı üreten ortamları gözden geçirmek olmalıdır. Bu kapsamda psikolojik destek hizmetleri görünür ve erişilebilir hale getirilmeli. Birçok öğrenci yoğun kaygı yaşamasına rağmen yardım istemekte zorlanır hatta bunu bilmez bile. Bu kapsamda okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, sınav dönemlerinde öğrencilere yönelik grup çalışmaları ve bilgilendirme programlarının artırılması önemli olabilir” diye konuştu. Gençlerin kendilerini bir performans nesnesi gibi değil duyguları, ihtiyaçları ve potansiyelleri olan bireyler olarak hissedebilecekleri bir eğitim ikliminin oluşturulması gerektiğini aktaran Macit, böyle bir ortamda öğrencilerin yalnızca daha başarılı değil, aynı zamanda psikolojik olarak da daha sağlıklı gelişebileceğini açıkladı.

Özgür Şen-5

‘Psikolojisi desteklenmeli’

LGS ve üniversiteye giriş sınavları, çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatında giderek daha belirleyici hale geldiğini dile getiren Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen ise “Gençlerde aylarca, hatta yıllarca süren sınav hazırlık süreci; kaygı, başarısızlık korkusu, özgüven kaybı ve tükenmişlik gibi sorunları beraberinde getiriyor. Sınav kaygısının temel nedenlerinden biri, eğitim sisteminin öğrencileri tek bir sınav sonucuna göre değerlendirmesidir. Birkaç saat içinde yapılan bir sınavın, yıllar süren emeğin ve öğrencinin geleceğinin belirleyicisi haline getirilmesi, çocukların omuzlarına kaldırabileceklerinden çok daha ağır bir yük yüklemekte. Sınav dönemlerinde öğrencilerin yalnızca akademik değil, psikolojik olarak da desteklenmesi gerek” dedi.

‘Yarıştırılmamalı’

Son yıllarda yapılan araştırmaların sınav dönemlerinde öğrencilerde uyku bozuklukları, dikkat sorunları, kaygı bozuklukları ve depresif belirtilerin arttığını gösterdiğine de vurgu yapan Şen, “Sınav baskısı nedeniyle çocukların sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlere ayırdıkları zaman azalmakta; eğitim, çok yönlü gelişimi destekleyen bir süreç olmaktan çıkıp yalnızca test çözmeye indirgenmekte. Eğitim sisteminin temel amacı çocukları yarıştırmak değil, onların potansiyellerini ortaya çıkarmak olmalıdır. Bunun için sınav merkezli anlayıştan uzaklaşılması, okullar arasındaki imkân farklılıklarının azaltılması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve her öğrencinin nitelikli eğitime eşit koşullarda erişebilmesinin sağlanması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

İşte sınava girecek öğrencilere öneriler

1. Yeni konu çalışmayı bırakın,

2. Kendinizi eksiklerle meşgul etmeyin,

3. Deneme sınavı çözmeyin,

4. Uyku düzeninizi bozmayın,

5. Beslenmenize dikkat edin,

6. Sosyal medya ve ekran süresini azaltın,

7. Sınav evraklarını hazırlayın,

8. Sınav yerini önceden görün,

9. Olumlu düşünmeye çalışın,

10. Sınav sabahı rutin dışına çıkmayın,

11. Aileler ise akademik baskı kurmamalı,

12. Okul puanı ve okul konuşmalarını azaltın,

13. Sakin ve güven verici olun,

14. Kendi kaygınızı çocuğunuza yansıtmayın,

15. Sınav sonrası sonuçla ilgili soru sormayın.

Kaynak: Ayselin Uzun