İzmir'in tarihi kent merkezindeki Smyrna Antik Kenti'nde sürdürülen kazı çalışmalarında Geç Antik Çağ'a tarihlenen üç yeni mekan ile Smyrna Agorası ve tiyatro çevresinde daha önce rastlanmayan duvar resimleri ortaya çıkarıldı. Kazılarda ayrıca Roma döneminden kalan ve yaklaşık 2 bin yıldır su akmaya devam ettiği belirtilen antik su kanalının yaklaşık 150 metrelik bölümü takip edilirken, kanalın kaynağını belirlemeye yönelik çalışmalar sürüyor.

İzmir'in tarihi kent merkezinde yer alan Smyrna Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik kazılar yeni buluntuları gün yüzüne çıkardı. İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi adına sürdürülen kazı çalışmalarında Smyrna Agorası'nda üç yeni mekan tespit edilirken, Agora ve Smyrna Tiyatrosu çevresinde daha önce karşılaşılmayan duvar resimlerine de ulaşıldı.

Geçen yıl bulunan mozaik tabanın devamında üç mekan tespit edildi

Kazı ekipleri, geçen yıl ortaya çıkarılan mozaik tabanın devamında çalışmalarını sürdürürken aynı alanda üç yeni mekan belirledi. Yapılan incelemelerde bu mekanlardan ikisinin tabanlarının mozaikle kaplı olduğu, üçüncü mekanın tabanında ise mermer döşeme bulunduğu tespit edildi.

Yeni mekanlarla birlikte kazı alanında duvar resimleri de ortaya çıkarıldı. Duvar resimlerinin, Smyrna Agorası ile Smyrna Tiyatrosu çevresinde bugüne kadar yürütülen çalışmalarda karşılaşılmayan buluntular olduğu belirtildi.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, ortaya çıkarılan yeni mekanların Efes Antik Kenti'ndeki Yamaç Evleri'ne benzer özellikler taşıdığını söyledi. Ersoy, söz konusu yapıların kamusal bir işleve sahip olabileceğini ifade etti.

Smyrna Agorası'nda ilk kez duvar resimlerine ulaşıldı

Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, yeni ortaya çıkarılan mekanlarda ulaşılan duvar resimlerinin Smyrna kazıları açısından dikkat çeken yeni buluntular arasında yer aldığını belirtti.

Ersoy, "İlk defa bu mekanlarda duvar resimlerine ulaştık. Bugüne kadar Smyrna Agorası'nda ve tiyatro çevresinde hiç karşılaşmamıştık." ifadelerini kullandı.

Kazılarda ortaya çıkarılan mekanların milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara, yani Geç Antik Çağ'a tarihlendiğini aktaran Ersoy, bu dönemde kentlerin yapısında meydana gelen değişimlere de değindi.

Yeni buluntular Geç Antik Çağ'a tarihleniyor

Prof. Dr. Akın Ersoy, Roma İmparatorluğu'nun 395 yılında ikiye bölünmesi ve Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte kentlerin yapısında önemli değişimlerin yaşandığını belirtti. Ersoy, Smyrna Agorası'nda ortaya çıkarılan yeni buluntuların da kentin bu süreçte yaşadığı dönüşüme ilişkin bilgiler sunduğunu kaydetti.

Milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara tarihlenen üç yeni mekanın taban düzenlemeleri de kazı çalışmalarında belirlenen önemli ayrıntılar arasında yer aldı. Mekanlardan ikisinde mozaik taban bulunurken, diğer mekanda mermer döşemeye rastlandı. Yeni alanların, geçen yıl ortaya çıkarılan mozaik tabanın devamında tespit edildiği bildirildi.

Yaklaşık 2 bin yıldır akan antik su kanalı takip ediliyor

Smyrna Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalar yalnızca yeni mekanlar ve duvar resimleriyle sınırlı kalmadı. Kazı kapsamında Roma döneminden kalma antik su kanalının bir bölümü de takip edildi. Söz konusu kanalda yaklaşık 2 bin yıldır su akmaya devam ettiği belirtildi.

Smyrna'nın Roma dönemindeki su ihtiyacının pınarlarla bağlantılı kanallar aracılığıyla karşılandığını belirten Prof. Dr. Akın Ersoy, kazı çalışmaları sırasında antik su kanalının yaklaşık 150 metrelik bölümünün takip edildiğini açıkladı.

Ancak yapılan çalışmalara rağmen kanaldan gelen suyun kaynağının henüz tespit edilemediği bildirildi. Kazı ekibi, suyun nereden geldiğinin belirlenmesine yönelik araştırmalarını sürdürüyor.

Suyun kaynağı Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresinde aranıyor

Prof. Dr. Akın Ersoy, Smyrna Agorası'nın güneyinde bulunan Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresinde bir pınar bulunabileceğini belirtti. Ersoy, suyun buradaki olası bir kaynaktan yaklaşık 150 metrelik güzergahı izleyerek Smyrna Agorası'na ulaştığını ifade etti.

Roma döneminden kalan kanalın yaklaşık 150 metrelik kısmı kazı çalışmaları kapsamında takip edilirken, yaklaşık 2 bin yıldır akmaya devam ettiği belirtilen suyun kesin kaynağına henüz ulaşılamadı. Kazı çalışmaları kapsamında hem antik su sisteminin güzergahı hem de Smyrna'nın Geç Antik Çağ'daki yapısal dönüşümüne ilişkin yeni buluntular üzerindeki çalışmalar devam ediyor.

Kaynak: AA