Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in avukatları, kentsel dönüşüm ve kooperatiflere ilişkin devam eden yargı süreçleri hakkında yazılı açıklamada bulundu. Soyer’in tutukluluğunun farklı dosyalar üzerinden devam ettiğini savunan avukatlar, henüz iddianamesi hazırlanmayan üçüncü dosyaya dikkat çekti.
Avukatlar, Soyer hakkında yürütülen süreçte suç kastını ortaya koyan bir durum bulunmadığını öne sürerken, MASAK verilerinin de Soyer’in haksız kazanç sağlamadığını gösterdiğini savundu.
Avukatlardan “yedeğin yedeği” vurgusu
Açıklamada, Soyer’in kentsel dönüşümde uygulanan kooperatifçilik modeliyle ilgili davada 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edildiği hatırlatıldı. Ancak avukatlar, bu karardan beş gün önce kooperatiflerin iç işleyişiyle ilgili ayrılan başka bir dosya kapsamında Soyer hakkında yeniden tutuklama kararı verildiğini belirtti.
Söz konusu süreci “yedek tutuklama” olarak nitelendiren avukatlar, daha sonra başka bir kooperatifin iç işleyişine ilişkin ayrılan dosyada da tutuklama kararı verilmesini “yedeğin yedeği” ifadesiyle tanımladı.
Üçüncü dosyada iddianame bekleniyor
Soyer’in avukatları, ikinci dosyada 523 sayfalık iddianamenin hazırlandığını, üçüncü dosyada ise henüz iddianame düzenlenmediğini açıkladı. Avukatlar, mevcut dosyalardan tahliye kararı verilmesi halinde dahi üçüncü dosyadaki tutuklama kararı nedeniyle Soyer’in serbest kalamayacağını belirtti.
Avukatların konuya ilişkin açıklaması şöyle:
“Yedeğin Yedeği Tutuklamanın Yapıldığı Üçüncü Dosyadan da İddianame Bekliyoruz!
Tunç Soyer hakkında ilk günden bu yana suç kastını gösterir bir varsayım bile ortaya konmadı. Tek kuruş haksız kazanç sağlamadığı iddia makamınca dahi kabul edildi, MASAK verileriyle kanıtlandı.
Tunç Soyer, kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeli nedeniyle açılan davada 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye olmuştu. Ancak tahliyesinden yalnızca 5 gün önce, tahliyesini önlemek için, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin olduğu için ilk davadan ayrılan dosyadan yeniden tutuklanmış yani yedek tutuklama yapılmıştı. Ardından bu dosyadan ayrılan başka bir kooperatifin iç işleyişine ilişkin bir dosyadan da yedek tutuklamanın yedeği olarak tutuklandı.
İkinci dosyada yani yedek tutuklama yapılan dosyada, nihayet iddianame düzenlendi. İddianamede 523 sayfada Soyer hakkında sadece bir paragraf olmasına ve herhangi bir suç isnad edilmemesine rağmen Mahkemece tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Yedeğin yedeği dosyanın iddianamesi ise hala yazılmadı. Yani Soyer yeni açılan dosyadan tahliye olsa bile bu dosya nedeniyle serbest kalamayacak. Oysa Tunç Soyer açısından üç dosyanın da içeriği aynı, 1 Temmuz 2025’te emniyet sorgusunda ne söylediyse hepsi hala geçerli. Tüm dosyalar 2 yıldır açık. Birinden tahliye olmuşken, diğerinde iddianame yazılmışken bir diğerinde iddianamenin dahi yazılmamış olmasının hukuki ya da mantıklı bir açıklaması yoktur. O nedenle “yedeğin yedeği” üçüncü tutukluluk dosyasında da iddianame düzenlenmesini bekliyoruz.
Kooperatifçiliği desteklemenin suç sayılması mümkün değildir. Soyer'in kooperatifçiliği destekleyerek kooperatiflerde iddia edilen zimmete yardım ettiğini söylemenin akılla, mantıkla, hukukla izahı yoktur. Buna rağmen yargı süreçleri uzatılarak, dosyaların içinden dosyalar türetilerek Tunç Soyer’in tutukluluğu sürdürülmeye çalışılmakta, kendisine, sevenlerine zulmedilmektedir.
Bu hukuksuz sürecin artık sona ermesini ve Tunç Soyer’in derhal tahliyesini talep ediyoruz.”





