Medicana International İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten, su tüketimine ilişkin yaygın inanışlara açıklık getirdi. Günlük su ihtiyacının yaş, vücut kitle indeksi, iklim ve fiziksel aktivite gibi birçok faktöre bağlı olarak değiştiğini belirten Erten, her birey için geçerli tek bir miktarın olmadığını ifade etti. Günde 2-3 litre su içilmesi gerektiğine yönelik önerilerin genelleştirilemeyeceğini vurgulayarak, minimum günlük su alımının yarım litre civarında olması gerektiğini, bunun dışında gıdalardan ve metabolik süreçlerden de su kazanıldığını aktardı.
Vücut dengesi kendini koruyor
Vücuttaki su dengesinin böbrekler ve hipofiz bezi tarafından sağlandığını belirten Dr. Erten, fazla su alındığında idrar çıkışının arttığını, az su tüketildiğinde ise susama mekanizmasının devreye girdiğini dile getirdi. Bu nedenle sağlıklı bireylerin su tüketimi konusunda aşırı endişe duymasına gerek olmadığını ifade etti.
Yaşla birlikte dikkat artmalı
Uzmanlara göre yaş ilerledikçe susama hissi zayıflayabiliyor. 50 yaş sonrası böbrek fonksiyonlarında kademeli azalma görüldüğünü belirten Dr. Erten, bu durumun su dengesini koruma mekanizmasını etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle özellikle ileri yaş grubunda su tüketiminin daha bilinçli takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
Fazla su her zaman zararsız değil
Sağlıklı bireylerde su tüketiminin artırılmasının genellikle sorun yaratmadığını belirten Dr. Erten, bazı özel durumlarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Özellikle yaşlı bireylerde bazı ilaçlarla birlikte aşırı su tüketiminin sodyum düşüklüğüne yol açabileceğini, bunun da ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini dile getirdi.
Tuz tüketimi kritik rol oynuyor
Böbrek ve kalp hastalarında su kısıtlamasından çok tuz tüketiminin sınırlandırılması gerektiğine dikkat çekildi. Tuz tüketiminin artmasının susuzluğu tetiklediği ve dolaylı olarak su alımını artırdığı ifade edildi. Gece yatmadan önce su içmenin ise böbrek sağlığına ekstra katkı sağlamadığı, aksine uyku bölünmesine yol açabileceği belirtildi.
“Susadıkça su için” önerisi
Özellikle yaz aylarında terlemeye bağlı su kaybının arttığını hatırlatan uzmanlar, bu dönemde su tüketiminin artırılması gerektiğini vurguladı. Maraton gibi yoğun egzersizler dışında, sağlıklı bireylerin susadıkça su içmesinin yeterli olduğu ifade edildi. İdrar renginin koyulaşmasının su ihtiyacına işaret edebileceği, ancak bunun tek başına kesin bir ölçüt olmadığı da kaydedildi.





