Yaşar Üniversitesi’nde Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında yürütülen araştırma, üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir kalkınma konusundaki fikirlerini ve bu fikirlerin çevrimiçi ortamlarda nasıl yayıldığını incelemeye aldı.
Beş küresel hedef
Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasin Özarslan’ın da yer aldığı araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışmada 514 öğrencinin çevrimiçi forumlarda yaptığı paylaşımlar analiz edildi. Sosyal ağ analizi ve metin analizi yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada öğrencilerin sürdürülebilir bir gelecek için geliştirdiği projeler ve öneriler değerlendirildi. Çalışma kapsamında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda beş ana tema üzerinde tartışmalar yürütüldü: Temiz Su ve Sıhhi Koşullar, Erişilebilir ve Temiz Enerji, Sorumlu Tüketim ve Üretim, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam.
En fazla katkı "Sorumlu Tüketim ve Üretim" başlığında
Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler forumlarda toplam bin 552 paylaşım yaptı. En yüksek katılım 641 paylaşım ile Sorumlu Tüketim ve Üretim başlığında gerçekleşti. Bu başlığı sırasıyla Karasal Yaşam (328 paylaşım), Sudaki Yaşam (263 paylaşım), Temiz Su ve Sıhhi Koşullar (162 paylaşım) ile Erişilebilir ve Temiz Enerji (158 paylaşım) konuları izledi. Araştırma ayrıca, çevrimiçi tartışma ortamlarında fikirlerin yayılmasında yalnızca içeriğin değil, paylaşımı yapan öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da etkili olduğunu ortaya koydu.
Gençlerin geleceğe ilişkin çarpıcı değerlendirmeleri
Forumlarda öğrenciler sürdürülebilir gelecek için pek çok somut öneri geliştirdi. Paylaşımlarda su kaynaklarının gelecekte kritik bir rol oynayacağına dikkat çekilirken, enerji üretiminde doğaya zarar veren kaynaklardan uzaklaşılması gerektiği vurgulandı. Deniz ekosistemine yönelik duyarlılığın artırılması gerektiğini belirten bazı öğrenciler, İzmir kıyılarında çevreye karşı duyarsız davranışların deniz yaşamına zarar verdiğine dikkat çekti. Tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini savunan öğrenciler ise hayvansal protein yerine alternatif ürünlerin yaygınlaştırılmasının çevresel etkileri azaltabileceğini ifade etti. Kentleşme ve yapılaşma süreçlerinde doğaya verilen zararın dikkate alınması gerektiğine yönelik değerlendirmeler de tartışmalarda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.





