Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından kurulan geçiş hükümetinde tek kadın bakan olan Hind Kabawat, hem ülke içindeki derin toplumsal yaralarla hem de siyaset sahnesindeki erkek egemen yapıyla aynı anda mücadele veriyor. Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı olarak görev yapan Kabawat, “burada sembolik bir figür olmak için bulunmadığını” vurgulayarak, daha kapsayıcı, daha adil ve hesap verebilir bir Suriye çağrısı yapıyor.
Geçiş hükümetinin ilk ayları mezhepsel şiddet, güvenlik sorunları ve insani krizlerle gölgelendi. Azınlık gruplar, yaşanan çatışmalardan hükümet güçlerini sorumlu tutarken, Kabawat bu sürecin sancılı olacağını kabul ediyor ancak geri adım atmıyor. “Geçiş dönemlerinde hatalar olur” diyen Kabawat, önemli olanın bu hatalarla yüzleşmek ve toplumsal güveni yeniden inşa etmek olduğunu söylüyor.
“İlk Gün Neden Başka Kadın Yok Diye Sordum”
Kabawat, göreve başladığı ilk gün kabinede neden başka kadın bakan bulunmadığını açıkça dile getirdiğini anlatıyor. Geçici devlet başkanı Ahmed Şara’nın kendisine ilerleyen süreçte daha fazla kadının yönetime dahil edileceğine dair güvence verdiğini aktaran Kabawat, buna rağmen mevcut tabloyu açık bir eksiklik olarak değerlendiriyor.
“Ben burada bir kadın ya da bir azınlık olarak değil, bir Suriye vatandaşı olarak görev yapıyorum” diyen Kabawat, vitrin süsü olarak algılanmasına sert şekilde karşı çıkıyor. Kendi ekibini kurma ve stratejisini belirleme özgürlüğü olmadığı an görevini bırakacağını açıkça dile getiriyor.
En Kırılgan Kesimler Dosyalarla Masasında
Kabawat’ın ofisinde dosyalar, savaşın geride bıraktığı öksüz çocuklar, dul kadınlar, kayıp yakınları ve yerinden edilmiş milyonlarca insanın hikâyeleriyle dolu. Öncelikleri arasında istihdam yaratmak, barınma sorununu hafifletmek ve özellikle son mezhepsel çatışmalardan kaçan sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılamak yer alıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre Suriye halkının yaklaşık yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Dünya Bankası ise ülkenin yeniden inşası için en az 200 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu öngörüyor.
Sahada Olmayı Tercih Eden Bir Bakan
Kabawat, yalnızca Şam’daki makamında değil, ülkenin dört bir yanında sahada bulunmayı tercih ediyor. Halep’te çatışmalardan kaçan sivillerin kaldığı kampları ziyaret eden Kabawat, güneyde Dürzilerin yoğun yaşadığı bölgelerde yaşanan şiddet sonrası yardım girişimlerinde de yer aldı. Tecavüz iddialarıyla gündeme gelen vakalarda mağdur ailelerle doğrudan temas kurduğunu anlatıyor.
Eleştirilerin farkında olduğunu söyleyen Kabawat, hükümetin mezhepsel şiddete verdiği tepkide hatalar yapıldığını kabul ediyor ancak bu olaylara ilişkin soruşturmaların sürdüğünü ve sorumluların cezaevine gönderildiğini belirtiyor.
Kadınlar İçin Siyasi Alan Açma Mücadelesi
İdlib’de düzenlenen kadın konferanslarında konuşan Kabawat, Suriyeli kadınlara daha stratejik ve örgütlü hareket etmeleri çağrısında bulunuyor. Geçiş parlamentosu seçimlerinde kadınların yalnızca yüzde 4 oranında temsil edilmesini sert sözlerle eleştiriyor. “Kapsayıcı olmazsak hayatta kalamayız” diyen Kabawat’a göre, Suriye’nin geleceği ancak kadınların karar alma mekanizmalarının her aşamasında yer almasıyla mümkün.
“Acıdan Sorumlu Hissediyorum”
Mülteci kamplarında kadınları ve çocukları dinlerken duygulanan Kabawat, insanların yaşadığı acılardan kendisini sorumlu hissettiğini söylüyor. Uluslararası topluma daha güçlü ve koordineli destek çağrısı yapan Kabawat, yardımların yetersiz kaldığını açıkça ifade ediyor. Tüm zorluklara rağmen umudunu kaybetmediğini vurgulayan Hind Kabawat, “Bugün yeni bir gün ve iş bizi bekliyor” diyerek, savaş sonrası Suriye’de değişimin mümkün olduğuna inanmayı sürdürüyor.





