Buca’daki siyasi tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tatı, eleştirilerin ölçülü ve yapıcı olması gerektiğini vurgulayarak, polemik yerine ilçenin kronik sorunlarına odaklanılması çağrısında bulundu. Buca’nın bir siyaset malzemesi yapılmaması gerektiğini ifade eden Tatı, geçmişte belediyeyi borçsuz devrettiğini, bugün ise ciddi bir borç yükünün bulunduğunu dile getirirken, sert ve yıpratıcı eleştirilerin çözüm üretmediğini savundu. Kendi belediye başkanlığı döneminde de benzer baskılarla karşılaştığını hatırlatan Tatı, somut bilgi ve belgeler olmadan yapılan ithamların doğru olmadığını belirterek, tüm siyasi aktörleri Buca’nın ortak menfaatleri etrafında, hizmet ve çözüm odaklı bir anlayışta buluşmaya davet etti.
ELEŞTİRİLER ÖLÇÜLÜ VE YAPICI OLMALI
Eleştiri yapmak yerine Buca’nın sorunlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayan Tatı, “AK Partili isimler Buca’yı bir siyaset sermayesi olarak görmek yerine, gerçekten Buca’nın sorunlarını çözmek için çaba göstersinler. Bucamızda yıllardır biriken, vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen pek çok sorun var. Eğer samimilerse gelsinler, bu sorunları birlikte masaya yatıralım, ortak akılla çözümler üretelim. Siyaset polemikle değil, hizmetle yapılır. Evet, arkadaşımızın işçilerin ödemelerini planlamadan tatile gitmemesi gerekirdi; bu konuda eleştiri yapılabilir. Ancak bu durumu bahane ederek bu kadar sert ve yıpratıcı bir şekilde üzerine gitmenin de kimseye faydası yok. Eleştiri elbette olur ama ölçülü ve yapıcı olmalıdır. Aksi takdirde bu, çözüm üretmekten çok siyasi rant devşirme çabasına dönüşür” şeklinde konuştu.
BENİM DÖNEMİMDE BİR KURUŞ BORÇ YOKTU
“Benim bıraktığım belediyede bir kuruş borç yoktu. Bugün ise belediyenin ciddi bir borç yükü altında olduğu ortada” şeklinde açıklamasına devam eden Tatı, “Bunu daha önce dile getirdiğimde ne yazık ki birçok arkadaş bana cephe aldı. Eleştirdi; oysa ben kişisel bir hesapla değil, Buca’nın geleceğini düşünerek konuştum. İlginçtir ki bu açıklamayı yaptıktan sonra en yüksek ses AK Parti’den geldi. Dışarıdan konuşmak, uzaktan ahkâm kesmek her zaman kolaydır. İşin içine girip sorumluluk almak ise cesaret ister. Şunu açıkça söylemek isterim: Ne başka bir Buca var ne de başka bir İzmir. Hepimizin yaşadığı, hepimizin sorumluluk taşıdığı tek bir Buca var. Bu nedenle kısır tartışmaları, suçlama siyasetini bir kenara bırakalım. Çözüm odaklı olalım ve Buca’nın gerçek sıkıntılarını çözmeye odaklanalım. Bugün AK Parti’nin bu denli Buca üzerinden siyaset yapmasının temel sebebi, ellerinde ortaya koyabilecekleri güçlü bir yerel sermaye ve somut hizmet hikâyesi olmamasıdır. Yapılanlar ucuz siyasettir ve Buca’ya hiçbir katkı sunmamaktadır” dedi.
BİR İMAMOĞLU BİR DE BENİMLE BU KADAR UĞRAŞILDI
Belediye başkanı olduğu zamanlarda benzer durumlarla karşılaştığını belirten Tatı, bir an önce bu tavrın son bulması gerektiğini dile getirerek, “Benim dönemimde de benzer olaylar yaşandı. Bana yöneltilen baskılar ve saldırılar, Türkiye genelinde belki de sadece İmamoğlu’na yapılanlarla kıyaslanabilir. Ancak şunu herkes bilsin ki içiniz temizse, alnınız açıksa, kimse size gerçek anlamda bir şey yapamaz. Eğer birilerinin elinde somut bir bilgi, gerçek bir koz varsa, çıksın açık açık ortaya koysun; herkes eteğindeki taşları döksün. Kapalı kapılar ardında konuşulanlar, ima yoluyla yapılan suçlamalar kimseye yakışmaz. Artık günübirlik, geçici ve hesaplı siyasetleri bir kenara bırakmanın zamanı gelmiştir. Hepimiz Buca için siyaset yapalım. Kişisel hırsları, parti çıkarlarını değil, Buca’nın menfaatlerini önceleyelim. Çünkü bu kent, bu ilçe bizim ortak sorumluluğumuzdur ve ancak birlikte hareket edersek Buca’yı hak ettiği yere taşıyabiliriz” şeklinde konuştu.





