Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman’ın adil yargılanma ve bireysel başvuru haklarının ihlal edildiğine hükmetti. Yeniden yargılama yapılmasına ve Kahraman’a 100 bin TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin karar, 6 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Kahraman’ın avukatı Cansu Çiftçi, BirGün’e yaptığı açıklamada kararın ikinci başvurularına ilişkin olduğunu belirtti. Çiftçi, AYM kararlarının uygulanması gerektiğini vurgulayarak ilk derece mahkemesinden yeniden yargılama ve tahliye kararı beklediklerini ifade etti.
İkinci başvuruya ilişkin karar
Çiftçi, ilk hak ihlali kararının uygulanmaması üzerine yaptıkları başvuruyu ve AYM’nin değerlendirmesini şu sözlerle anlattı:
“Karar ikinci başvurumuza ilişkin. İlk kararın uygulanmaması neticesinde yapmış olduğumuz başvuru nihayetinde verilen bir karar. Burada Anayasa Mahkemesi, Tayfun Kahraman'ın hakkıyla beraber aslında kendi varlığını da müdafaa etmek üzerine bir karar kurdu. Bu kararda da şundan bahsediyor: ‘Ben Anayasa Mahkemesi olarak bir karar verdim. İlk derece mahkemesi olarak yahut herhangi bir idari yargı, idari merci olarak Senin bu kararını ben beğenmedim, bu şekilde uygun bulmadım, bana göre değil' deyip uygulamama hakkın yok, yetkin yok. Ben gücümü Anayasa'dan alıyorum ve Anayasa'nın hükümleri açıktır. Âmir hükümlerine de baktığımızda zaten Anayasa Mahkemesi kararlarının herkes tarafından amasız, fakatsız şekilde uygulanmak zorunda olduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarının kanun gücü nispetinde olduğunu vurgulamıştır.
Aslında şunu da vurgulamak gerekiyor: Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmak zorunda olduğuna dair o kısma ilişkin oy birliğiyle bir karar verildi. Bu da çok önemli. Çünkü önceki kararda hani biz oy çokluğuyla bir hak ihlali kararını almıştık. Buradaki muhalefet şerhi düşen üyelerimiz de yine söz konusu olay Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması noktasına gelse hukuk açısından birçok büyük açmaz ve hukuki düzene karşı da oldukça balyoz etkisinde de olacak bir karar. Bunu zaten ilk seferlerinde de bu şekilde anlatmıştır. Bunun tartışılmaya açılacak artık bir yeri de kalmadı aslına bakarsanız. Bir an önce yargılamanın yenilenmesi gerekiyor.”
Çiftçi’den yeniden yargılama ve tahliye talebi
AYM kararının ardından tahliye kararı verilip verilmeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Çiftçi, Kahraman’ın sağlık durumuna ve cezaevinde geçirdiği süreye dikkat çekti. Çiftçi’nin açıklaması şöyle:
“İlk kararda da tutuklukla ilgili değerlendirmeyi ilk derece mahkemesine bırakmıştı. Bunu ayrı bir tarafa koyuyorum. Şu anki vermiş olduğu kararda ise yine işte karşı oy, ek kararla ilgili kısımlarda gerekçelerde baktığımızda kararda, aslında Tayfun Kahraman'ın tahliyesinin de gerektiği bahsediliyor.
Tayfun Kahraman'ın haklılığına, masumiyetine ilişkin olan, daha sonrasında değerlendirilmeyen delillerden bahsettiğimiz için esasla ilgili böyle bir durum var; bunu koyalım bir kenara. Tayfun Kahraman'ın sağlık durumu, Tayfun Kahraman'ın tutuklukta geçirdiği süre, Tayfun Kahraman hakkında verilen iki kere üst üste bu şekilde AYM kararı verilmesi, Tayfun Kahraman'ın artık tutuklu bir şekilde yargılanmasını gerektirecek bir husus olmadığını bize vurguluyor.
Bir an önce aslında ilk derece mahkemesinin herhangi bir tartışmaya açık olmadan yargılamanın yenilenmesine dair, yani dosya yeni bir esas vermesi gerekiyor, buna dair karar oluşturup bizce de aslında tensiben de tahliye kararı vermesi gerekiyor. Çünkü tutuklu kimi yargılarsınız? Katalog suçlardan, tutuklu. Yani yargılama ihtimali değerlendirilir. Delil karartma ihtimali vardır, kaçma şüphesi vardır, işte müştekilere, tanıklara bir baskı yapma durumu söz konusudur vesaire. Ama burada bu şekilde bir durum söz konusu değil. Zaten karar da ortadan kalktığı için, mahkûmiyet kararı da... Bu sebeple gelinen aşamada bir an önce aslında tahliyesinin de verilmesi gerekiyor.”





