Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), 19 Temmuz 2026 tarihli yazılı açıklamasında, başta İstanbul olmak üzere birçok ilde toplu ulaşım ücretlerine yapılan zamların milyonlarca vatandaşı olumsuz etkilediğini belirtti. Açıklamada, özellikle asgari ücretliler, emekliler, öğrenciler, işsizler ve dar gelirli ailelerin artan ulaşım giderleri nedeniyle ekonomik açıdan daha büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Dernek, ulaşımın eğitim, sağlık, çalışma ve sosyal yaşama katılım açısından temel bir hak olduğuna dikkat çekerek, ulaşım ücretlerindeki artışların vatandaşların kent yaşamına erişimini zorlaştırdığını kaydetti.

"Ulaşım hakkı ülke genelinde eşit olmalı"

Açıklamada, Türkiye'nin farklı şehirlerinde toplu ulaşım ücretlendirme sistemlerinin farklılık gösterdiği belirtildi. Bazı belediyelerde mesafeye göre ücretlendirme uygulanırken bazı kentlerde tek ücret sisteminin sürdüğü, aktarma uygulamalarında da şehirler arasında farklılık bulunduğu ifade edildi. TÜKODER, belediyelerin mali yapıları farklı olsa da ulaşım hakkı açısından ülke genelinde asgari sosyal standartların oluşturulması gerektiğini savundu.

Aktarma sisteminde yeni düzenleme talebi

Dernek, büyükşehirlerde yaşayan birçok kişinin iş, okul veya sağlık hizmetlerine ulaşabilmek için birden fazla toplu taşıma aracını kullanmak zorunda kaldığını belirtti. Açıklamada, aktarmanın vatandaşın tercihi değil ulaşım sisteminin bir sonucu olduğu vurgulanarak şu önerilere yer verildi:

  • Aktarma indirimlerinin artırılması,
  • Ücretsiz veya indirimli aktarma süresinin uzatılması,
  • Birden fazla aktarma yapılan hatlarda ek ücret uygulamalarının kaldırılması.

5-yil-erken-emeklilik-geliyor-peki-kimler-5-yil-erken-emekli-olacak (1)

Öğrenci, emekli ve kronik hastalar için destek çağrısı

TÜKODER, sosyal devlet anlayışı kapsamında ulaşım hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, öğrenciler için ücretsiz veya düşük ücretli ulaşım uygulamalarının yaygınlaştırılması, emeklilere gelir durumuna göre ulaşım desteği sağlanması, kronik hastalar, engelliler ve refakatçileri için ücretsiz ulaşım imkanlarının genişletilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca iş arayan gençler ile sosyal yardım alan vatandaşlara belirli sayıda ücretsiz ulaşım desteği verilmesi önerildi.

Bakanlıklar ve yerel yönetimlere ortak politika çağrısı

Açıklamada, toplu ulaşımın yalnızca belediyelerin sorumluluğunda olmadığı belirtilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yerel yönetimlerin ortak bir ulaşım politikası oluşturması gerektiği ifade edildi. Merkezi idarenin ulaşım maliyetlerini azaltacak adımlar atması, belediyelerin de sağlanacak maliyet avantajlarını bilet ücretlerine yansıtması gerektiği kaydedildi.

Vergi indirimi ve maliyetlerin azaltılması önerildi

TÜKODER, toplu ulaşım ücretlerinin düşürülmesine yönelik önerilerini de kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada;

  • Toplu ulaşımda kullanılan akaryakıttaki ÖTV ve KDV'nin sıfırlanması,
  • Toplu taşıma araçlarının muayene ücretleri ve harçlarının kaldırılması veya düşürülmesi,
  • Bakım-onarım hizmetleri ile yedek parçalardaki KDV'nin kaldırılması,
  • Çevreci toplu ulaşım yatırımlarının merkezi idare tarafından desteklenmesi,
  • Aktarma sisteminin vatandaş lehine yeniden düzenlenmesi,
  • Sağlanan maliyet avantajlarının doğrudan bilet ücretlerine yansıtılması önerileri sıralandı.

Kurumlara ortak mücadele çağrısı

Dernek, büyükşehir ve il belediyeleri, belediye birlikleri, esnaf odaları, şoförler ve otomobilciler odaları, toplu taşıma kooperatifleri, sendikalar, tüketici örgütleri, kent konseyleri, meslek odaları ve üniversiteleri ulaşım hakkı konusunda ortak çalışma yürütmeye davet etti.

"Ulaşım temel bir kamusal hizmettir"

Açıklamanın sonunda ulaşımın ticari bir meta değil, temel bir kamusal hizmet olduğu vurgulandı. TÜKODER, ulaşım hakkının herkes için erişilebilir olması gerektiğini belirterek, ulaşım yoksulluğunun sona erdirilmesi amacıyla ekonomik ve sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca merkezi idarenin ulaşım üzerindeki vergi yükünü azaltması, yerel yönetimlerin ise oluşacak maliyet avantajlarını toplu ulaşım ücretlerine yansıtması istendi.

Kaynak: Bülten