CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye’de tarım sektörünün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, AK Parti iktidarının uzun yıllardır uyguladığı tarım politikalarının sektörde ciddi yapısal ve ekonomik sorunlara yol açtığını belirtti.
Türeli, üretim alanlarının daralması, ithalata bağımlılığın artması, düşük verimlilik, gelir kayıpları ve kuraklık gibi sorunların tarım sektörünü ağır bir tabloyla karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
“Tarımsal üretim alanları daraldı”
Tarımın ekonomik, sosyal ve ulusal güvenlik açısından stratejik bir sektör olduğunu belirten Türeli, dünyanın birçok ülkesinde devletlerin tarımda kamucu ve kendine yeterliliği esas alan politikalar uyguladığını söyledi.
AK Parti döneminde ise tarım sektörünün piyasa koşullarına bırakıldığını ifade eden Türeli, çiftçilerin, tarım işçilerinin ve kırsal nüfusun refah seviyesinin gerilediğini, kırsalda yoksulluk ve göçün arttığını dile getirdi.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dikkat çeken Türeli, 2002 yılında 23,9 milyon hektar olan işlenen tarım alanlarının 2024 yılı itibarıyla 20,2 milyon hektara düştüğünü belirtti. Yaklaşık 3,7 milyon hektarlık alanın üretim dışına çıktığını ifade eden Türeli, tarımın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içindeki payının da yüzde 10,2’den yüzde 5,2 seviyesine gerilediğini söyledi.
Tarım sektöründeki istihdamın da azaldığını belirten Türeli, 2005 yılında toplam istihdam içinde yüzde 25 seviyesinde olan tarımsal istihdam oranının 2025 yılında yüzde 14’e düştüğünü kaydetti.
“Türkiye ithalata bağımlı hale geldi”
Nüfus ve tüketici sayısındaki artışa rağmen üretim alanlarının daralmasının gıda arz güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirten Türeli, Türkiye’nin birçok temel tarım ürününde ithalatçı konuma sürüklendiğini söyledi.
Buğday, arpa, pirinç, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu ve yağı, mısır, palm yağı, kırmızı mercimek, canlı hayvan ve et gibi birçok üründe ithalat bağımlılığının arttığını ifade eden Türeli, tarımsal ilaçlar, kimyasal gübreler ile tarım araç ve makinelerinde de büyük ölçüde dışa bağımlılık bulunduğunu belirtti.
“Tarımsal destekler yetersiz kaldı”
Türeli, tarım sektöründeki sorunların temelinde tarımsal desteklerin azaltılması, ithalat rejiminin aşırı liberal hale getirilmesi, tarımsal kamu iktisadi teşebbüslerinin ve kooperatiflerin zayıflatılması gibi uygulamaların bulunduğunu ifade etti.
Tarım Kanunu’nda yer alan tarımsal desteklerin milli gelirin yüzde 1’inden az olamayacağı hükmüne rağmen bu seviyeye hiçbir dönemde ulaşılmadığını belirten Türeli, 2026 yılı için öngörülen 168 milyar liralık tarımsal destekleme tutarının Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yalnızca binde 2,2’sine denk geldiğini söyledi.
Tarım alanındaki özelleştirmelerin piyasayı yerli ve yabancı özel şirketlerin kontrolüne bıraktığını belirten Türeli, kamunun tarımdaki fiyat düzenleyici rolünün ortadan kalktığını ifade etti.
“Küçük üretici tasfiye edildi”
Sözleşmeli üretim modelinin küçük üreticiyi tarım ve gıda şirketlerine bağımlı hale getirdiğini belirten Türeli, iktidarın tarım politikalarının küçük ve orta ölçekli çiftçileri tasfiye ettiğini söyledi.
Artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle çiftçilerin ağır borç yükü altına girdiğini ifade eden Türeli, tarlasını ipotek ettiren ve traktörü haczedilen çiftçilerin üretimden koparak kentlerde ucuz iş gücü haline geldiğini belirtti.
Kamucu ve planlı tarım politikası çağrısı
Tarım sektörünün piyasa koşullarına bırakılmayacak kadar önemli olduğunu vurgulayan Türeli, ithalatı sınırlandıran, çiftçinin girdi ve finansman maliyetlerini sübvanse eden, destekleme alım politikalarını güçlendiren ve kooperatifçiliği geliştiren kamucu ve planlı bir tarım politikasına dönülmesi gerektiğini ifade etti.
Rahmi Aşkın Türeli, tarımda bütüncül üretim planlaması yapılması, mazot ve tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması, tarımsal desteklerin artırılması, çiftçi borçlarının yeniden yapılandırılması, tarımsal kredi sübvansiyonlarının yükseltilmesi, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler aracılığıyla üreticilere teknik destek sağlanması gerektiğini belirtti.
Türeli ayrıca Tarım İş Kanunu’nun çıkarılması, mevsimlik tarım işçilerinin sosyal güvenlik kapsamının güçlendirilmesi, kooperatiflerin ve tarımsal kamu kuruluşlarının yeniden güçlendirilmesi, ekolojik tarımın teşvik edilmesi ve yerel yönetimlerle merkezi idarenin koordinasyon içinde çalışması gerektiğini ifade etti.


