Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026 Küresel Haklar Endeksi sonuçlarını yayımladı. İşçi ve sendikal hakların durumunu değerlendiren raporda Türkiye, işçi hakları açısından en sorunlu ülkeler arasında gösterildi. Endekste Türkiye’nin yanı sıra Arjantin, Belarus, Ekvador, Esvatini, Mısır, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus da en olumsuz performans sergileyen ülkeler arasında yer aldı.
İşçiler güvenceden yoksun
Bianet’te Osman İşçi tarafından kaleme alınan değerlendirmeye göre, ITUC raporunda Türkiye, işçi ve sendikal hakların yeterli güvence altında bulunmadığı ülkeler kategorisinde değerlendirildi. Raporda kullanılan puanlama sisteminde Türkiye’nin 5 puan aldığı ve bu sonuçla en kötü ülkeler grubunun hemen üzerinde konumlandığı belirtildi. Endekste yer alan değerlendirmelerde, sendikal faaliyetler nedeniyle açılan soruşturmalar ve sendika yöneticilerine yönelik uygulamalar da dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı. Raporda, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Merkez Yürütme Kurulu üyelerine yönelik ev hapsi kararlarına da değinilerek, sendikal faaliyetler üzerindeki baskılara ilişkin örnekler sıralandı.
Sendikal baskılar ve hukuk vurgusu
ITUC raporunda, sendikal harekete yönelik soruşturmaların zaman zaman baskı aracı olarak kullanıldığı değerlendirmesi yapıldı. Bu durumun yalnızca çalışma yaşamını değil, hukukun üstünlüğü ve temel hakların korunması açısından da önemli sorunlar doğurduğu ifade edildi. Rapor, çalışanların örgütlenme, toplu pazarlık ve sendikal faaliyet yürütme haklarının korunmasının demokratik işleyiş açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekti.
Demokrasi ve işçi hakları arasındaki ilişki
İşçi, değerlendirmesinde işçi hakları ile demokrasi standartları arasındaki bağlantıya da vurgu yaptı. İşçi hakları alanındaki gelişmelerin demokratikleşme göstergeleriyle paralellik taşıdığına dikkat çekerek, farklı uluslararası endekslerde ortaya çıkan sonuçların benzer eğilimler gösterdiğini belirtti. V-Dem Enstitüsü tarafından hazırlanan demokrasi raporuna da değinilen değerlendirmede, Türkiye’nin demokratik standartlar açısından 1978 yılı seviyelerinde bulunduğu yönündeki tespitlere yer verildi.



