Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel'in emniyette verdiği ifadenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Ağırel, soruşturma konusu iddiaları gazetecilik faaliyetleri kapsamında araştırdığını, kendisine ulaştırılan belgelerin doğruluğunu incelemeye çalıştığını ve henüz konuyla ilgili bir haber yayımlamadığını belirtti.
Onlar TV'nin sosyal medya hesabından paylaşılan bilgilere göre Ağırel'e emniyette, Sinan Çampınar ve ortağı Kai Precat'ın beyanları üzerinden sorular yöneltildi. Ağırel, iddialara ilişkin belgeleri üçüncü kişilerle paylaşmadığını, yalnızca haberin muhataplarından açıklama istediğini savundu.
"Neden burada olduğumu hala anlamış değilim"
Soruşturma kapsamında Sinan Çampınar'ın, Ağırel'e teslim edilen materyallerin Sarıgül tarafınca öğrenilmiş olabileceği yönündeki beyanı gündeme geldi. Kai Precat ise Ağırel'in kendilerine verilen bilgileri yayımlamadığını, Mustafa Sarıgül'e aktardığını ve sonrasında Çampınar'ın tehdit aldığını öne sürdü.
Bu iddialara karşı çıkan Ağırel, emniyette şu ifadeleri kullandı:
"İfadeleri okudum. Neden burada olduğumu hala anlamış değilim. En fazla bu soruşturmada bilgisine başvurulan olmam gerekirken ayağımda elektronik kelepçe bulunmasına rağmen evim sabah saat 06.00’da polisler tarafından basıldı…"
Sarıgül ailesi hakkındaki iddialarla nasıl karşılaştığını anlattı
Ağırel, Almanya'da Gökçek ailesinin satın aldığı gayrimenkulleri araştırdığı sırada bir avukat aracılığıyla Sinan Çampınar'ın adını duyduğunu belirtti. Avukatın, Çampınar üzerinden Kai Precat ve Marc Baeriswyl'in Osman Gökçek ile 150 ila 200 milyon euro arasında yatırım yaptığı yönünde iddialar aktardığını söyledi.
Çampınar ile görüşmesinde bu anlatımları yeterince inandırıcı bulmadığını belirten Ağırel, kendisinden somut belge istediğini ifade etti.
"Beni tanımıyordu. Kendisinde evrak, belge olup olmadığını sordum ve istedim. Kendisi Osman Gökçek isimli şahıstan daha büyük bir skandalın olduğunu söyledi. Mustafa Sarıgül hakkında iddialarda bulundu. Eğer belge varsa haber değeri varsa araştıracağımı beyan ettim."
"Gönderdikleriniz iddiaları destekleyici düzeyde değil"
Ağırel, Sinan Çampınar'ın kendisine çeşitli video, ses kaydı ve ekran görüntüleri gönderdiğini ancak bunların iddiaları doğrulamak için yeterli olmadığını söyledi.
Çampınar'dan sözleşme, para transferi dekontu ve şirket kuruluş evrakları talep ettiğini anlatan gazeteci, gönderdiği WhatsApp mesajını da soruşturma dosyasına sunduğunu belirtti.
"İddia ettiğiniz dosya ile ilgili gönderdiklerini inceledim. Gönderdikleriniz iddiaları destekleyici düzeyde değil. Belgeler var ise onu da gönderirseniz, incelerim. Sözleşmeler, para transferi dekontları, şirket kuruluş evrakları gibi."
Ağırel'in anlatımına göre Çampınar, belgelerin tamamının mevcut olduğunu bildirdi ancak istenilen belgeleri başlangıçta paylaşmadı.
Gazeteci arkadaşlarıyla haberin yayımlanmamasına karar verdiler
Ağırel, Çampınar ve Alman ortaklarıyla görüşme ihtimali üzerine konuyu Cumhuriyet gazetesindeki çalışma arkadaşlarıyla değerlendirdiğini aktardı.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen'in yanı sıra Şule Aydın, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan'a bilgi verdiğini belirten Ağırel, mevcut materyallerin haberin yayımlanması için yeterli görülmediğini ifade etti.
Çampınar'ın izinsiz ses kayıtları ve kısa videolar gönderdiğini ancak iddia edilen para transferlerine ilişkin belgeleri iletmediğini söyleyen Ağırel, kendisine ulaştırılan materyaller arasında Mustafa Sarıgül ile Sinan Çampınar'ın konuştuğu bir videonun bulunduğunu belirtti.
Ağırel, bu videonun yanı sıra kurulması planlanan şirketlere ilişkin şemaların ve çeşitli fotoğrafların gönderildiğini anlattı.
"Şarta bağlı gazetecilik olmaz"
Murat Ağırel, Sinan Çampınar'ın Sarıgül ailesi hakkındaki iddiaların haberleştirilmesini, Osman Gökçek'e ilişkin belgelerin paylaşılması için ön koşul haline getirdiğini öne sürdü.
Bu süreçte Osman Gökçek ile de iletişime geçtiğini belirten Ağırel, kendisine Avrupa'daki yatırımları ve Mustafa Sarıgül ile ortaklığı olup olmadığını sorduğunu, Gökçek'in ise iddiaları reddettiğini söyledi.
Gazeteci arkadaşlarıyla ödeme dekontları gelmeden haber yapmama kararı aldıklarını aktaran Ağırel, Çampınar'ın şartını kabul etmediğini belirtti.
"Önce yayın yapın, sonra belgeleri paylaşalım" yaklaşımının gazetecilik anlayışlarıyla bağdaşmadığını ifade eden Ağırel, belge olmadan haber yayımlamayacağını ve iddiaları muhataplarına soracağını bildirdiğini söyledi.
Görüşme kayıtlarında kara para aklama iddiası
Ağırel, Sinan Çampınar ile yaptığı bir telefon görüşmesini kaydettiğini ve bu kaydı soruşturma makamlarına sunduğunu açıkladı.
Söz konusu görüşmede Çampınar'a herhangi bir para talebi olup olmadığını sorduğunu, olumsuz yanıt aldığını belirten Ağırel, Sarıgül ailesi hakkındaki iddiaların da konuşulduğunu aktardı.
Ağırel, görüşmenin bir bölümünü şöyle anlattı:
"Ben ‘Yani siz kara para aklıyordunuz aslında’ diye sordum. Sinan Çampınar ‘Evet öyle, telefonda çok şey oluyor ama ben tırsıyorum Murat Bey’ diye cevap verdi. Ben de kendisine ‘Tırsmayın, doğruyu anlatın’ dedim. Bu görüşmenin videosunu ve deşifresini tarafınıza sunuyorum."
Ağırel'in ifadesinde aktardığı bu konuşmanın içeriğine ilişkin bağımsız bir doğrulama bilgisi paylaşılmadı.
100 milyon ve 10 milyon euroluk dekontlar gündeme geldi
İfadesinde kendisine daha sonra iki banka dekontu gönderildiğini anlatan Ağırel, belgelerin alıcı bölümlerinde Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül isimlerinin bulunduğunu belirtti.
Ağırel'e göre dekontlardan birinde 100 milyon euro, diğerinde ise 10 milyon euro yazıyordu. Ancak gönderici bilgilerinin kapatılmış olması ve belgelerin doğruluğunun henüz belirlenmemesi nedeniyle araştırmasını sürdürdü.
Bu aşamada Sarıgül ailesinin avukatı Hüma Hanım ile iletişim kurduğunu belirten Ağırel, avukatı Cumhuriyet gazetesine davet ederek iddiaları kendisine yönelttiğini anlattı.
Ağırel'in aktardığına göre avukat, iddiaları reddetti ve bazı şirket belgeleriyle banka dekontlarının sahte olduğunu savundu. Ayrıca Emir Sarıgül adına yalnızca 100 euro geldiğini, söz konusu tutarın da geri gönderildiğini belirterek hesap hareketlerini gösterdi.
Avukatın, Sinan Çampınar ile daha önce yaşanan anlaşmazlıklara ilişkin belgeler de sunduğunu ifade eden Ağırel, görüşme sırasında kendisinin herhangi bir evrak teslim etmediğini vurguladı.
"Araştırmalarım sürerken gözaltına alındım"
Murat Ağırel, gazetecilik faaliyetleri kapsamında iddiaların muhataplarına yanıt hakkı tanıdığını ve bu görüşmenin suçlamaya konu edildiğini savundu.
Sinan Çampınar'ın daha sonra kendisine belgelerin başkalarıyla paylaşılıp paylaşılmadığını sorduğunu belirten Ağırel, herhangi bir belge vermediğini ve doğrulama yapacağını önceden bildirdiğini söyledi.
Ağırel, "Olayla ilgili araştırmalarım sürerken gözaltına alındım. Yani haberi yapmaktan vazgeçmiş değilim. Yani belgelerin doğruluğunu araştırıyordum" dedi.
"Emir Sarıgül'ü tanımıyorum"
Emniyet ifadesinde Ağırel'e, Abdurrahman Emir Sarıgül ile gönderilen materyaller hakkında herhangi bir görüşme yapıp yapmadığı da soruldu.
Ağırel, bu soruya şu yanıtı verdi:
"Abdurrahman Emir Sarıgül ile herhangi bir görüşmemiz olmadı. Kendisini tanımıyorum. Hiçbir zaman yan yana gelmedik. Telefonla da görüşmedik. Ancak yukarıda söylediğim üzere avukatları olan Hüma Hanım ile görüştüm."
"Ben bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim"
Hakkındaki suçlamaları reddeden Ağırel, araştırmacı gazetecilik yaptığını ve haberlerinde doğrulanmamış bilgilere yer vermediğini söyledi.
Bir milletvekilinin 1 milyar euroluk kara para aklama iddiasıyla ilişkilendirilmesinin ciddi bir konu olduğunu belirten Ağırel, böyle bir haberin yayımlanabilmesi için güçlü belgelere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Kendisine gönderilen dekontların doğruluğuna ilişkin araştırma yürüttüğünü ve resmi başvuru hazırlığında olduğunu anlatan Ağırel, bu süreçte başka bir soruşturma kapsamında ev hapsine alındığını ve dijital materyallerine el konulduğunu ifade etti.
Ağırel, savunmasında şu sözlere yer verdi:
"Ben bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim, şüphelisi değil. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Kaldı ki tarafıma sadece suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu isnat edilmiş. Ancak bu suçu nasıl işlediğime ilişkin herhangi bir somut isnat yöneltilmemiştir."
Ağırel ayrıca Sarıgül ailesinin bazı üyeleri hakkında daha önce haberler yaptığını, soruşturmada adı geçen kişilerle suç örgütü bağlantısı bulunmadığını savundu.
Emniyet ve savcılık aşamasında suçlama değişti
Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne sevk edilen Murat Ağırel, savcılık ifadesinde de önceki beyanlarını yineledi.
Aktarılan bilgilere göre Ağırel'in emniyetteki ifadesi suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlaması kapsamında alınırken, savcılık aşamasında tutuklama talebine konu suçlama değişti.
Ağırel, savcılık tarafından "üyesi olmadığı örgüte yardım etmek" suçlamasıyla tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, gazeteci hakkında tutuklama kararı verdi.
Ağırel, soruşturma kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ve gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü savundu.





