Havacılık tarihinin en trajik denemelerinden biri, 20. yüzyılın başlarında Paris’te yaşandı. Franz Reichelt, kendi tasarladığı giyilebilir paraşütle yaptığı deney sırasında hayatını kaybetti. Kamuoyunda “Uçan Terzi” olarak tanınan Reichelt’in ölümü, erken dönem havacılık çalışmalarının taşıdığı büyük riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.

1878 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı Bohemya Krallığı’nda dünyaya gelen Reichelt, 1898’de Paris’e taşındı. Terzilik mesleğinde kısa sürede başarı kazanan Reichelt, modern havacılığın gelişmesiyle birlikte pilotlar için giyilebilir bir paraşüt tasarlama fikrine yoğunlaştı. Amacı, uçak ya da balondan düşmek zorunda kalan havacıların hayatta kalmasını sağlayacak, ağır olmayan ve pratik bir güvenlik ekipmanı geliştirmekti.

1910 yılından itibaren paraşüt tasarımı üzerinde çalışan Reichelt, ipek kumaş, birkaç destek çubuğu ve kauçuk parçalarla katlanabilir bir sistem oluşturdu. İlk denemelerini mankenlerle yapan mucit, yüksek binalardan bıraktığı mankenlerin yere görece yumuşak inişler yapmasıyla cesaretlendi. Ancak ilerleyen testlerde, özellikle “giyilebilir” versiyonun yeterince açılmadığı ve sert düşüşlere yol açtığı görüldü. Buna rağmen Reichelt, sorunun yeterli yükseklikten atlanmamasından kaynaklandığını savunarak daha yüksek bir noktadan deneme yapmakta ısrar etti.

Bu amaçla defalarca Paris Bölgesi Emniyet Müdürlüğü’ne başvuran Reichelt, Eyfel Kulesi’nin yere en yakın birinci platformundan atlayış yapmak için 1912 yılında izin almayı başardı. Yetkililere başlangıçta denemenin mankenle yapılacağı izlenimini veren Reichelt, 4 Şubat 1912 sabahı basın mensuplarının da bulunduğu ortamda atlayışı bizzat kendisinin gerçekleştireceğini açıkladı.

O sabah iki arkadaşıyla birlikte Eyfel Kulesi’ne çıkan Reichelt, kollarını açarak paraşütün devreye girmesini sağlayacak şekilde tasarladığı kıyafeti giydi. Yaklaşık 40 saniyelik tereddüdün ardından, kulenin birinci platformundan kendini boşluğa bıraktı. Ancak paraşüt açılmadı; kumaş Reichelt’in bedenine dolandı ve mucit yaklaşık 57 metrelik yükseklikten kule dibine çakıldı. Çarpmanın etkisiyle ağır şekilde yaralanan Reichelt, olay yerinde hayatını kaybetti.

Olayın ardından çekilen görüntüler ve fotoğraflar basına servis edildi. Ertesi gün gazeteler, Reichelt’in ölümünü “gözükara mucidin trajik deneyi” başlıklarıyla duyurdu. Açılan soruşturmada, izni veren yetkililer atlayışın mankenle yapılacağını düşündüklerini belirtirken, Reichelt’in son ana kadar niyetini gizlediği ortaya çıktı.

Reichelt’in ölümü sonrasında yetkililer, Eyfel Kulesi’nden yapılacak paraşüt ve benzeri deneylere uzun süre izin vermedi. Bu olay, havacılık güvenliği alanında daha temkinli yaklaşımların benimsenmesine yol açtı ve tarihe, bilimsel cesaret ile kontrolsüz riskin kesiştiği acı bir örnek olarak geçti.

Kaynak: Haber Merkezi