Covid-19 pandemisi sırasında geliştirilen mRNA aşısıyla küresel ölçekte tanınan Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech’te yönetim değişikliği gündeme geldi. Şirketin kurucuları olan Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin, mevcut sözleşmelerinin sona ermesinin ardından görevlerinden ayrılmaya hazırlandığı iddia ediliyor.

Şirket yönetimi, söz konusu süreç kapsamında yeni yöneticilerin belirlenmesine yönelik çalışmaların başlatıldığını duyurdu. Uzmanlar, kurucuların ayrılmasının pandemi döneminde hızlı büyüme yaşayan BioNTech için yeni bir döneme işaret edebileceğini değerlendiriyor.

Yeni hedef: mRNA teknolojisinin bir sonraki aşaması

Financial Times’a dayandırılan haberlere göre, Şahin ve Türeci’nin kurmayı planladığı yeni biyoteknoloji şirketi mRNA tabanlı yeni nesil tedavi ve aşı teknolojilerine odaklanacak. Böylece iki bilim insanı, mRNA platformunun farklı sağlık alanlarında kullanımını geliştirmeyi amaçlayan yeni bir girişime yönelmiş olacak.

Planlanan girişim, Şahin ve Türeci’nin kariyerlerinde kurdukları üçüncü biyoteknoloji şirketi olacak. İkili daha önce 2001 yılında Ganymed Pharmaceuticals’ı, 2008’de ise BioNTech’i hayata geçirmişti. Yeni şirketin, mRNA teknolojisinin daha ileri uygulamalarına yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütmesi bekleniyor.

mRNA teknolojisinin yeni kullanım alanları

mRNA teknolojisi, Covid-19 aşıları sayesinde geniş kitleler tarafından tanınsa da uzmanlara göre sağlık alanında çok daha geniş bir potansiyel barındırıyor. Özellikle kanser tedavileri, genetik hastalıklar ve kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları bu teknolojinin yoğun biçimde araştırıldığı alanlar arasında yer alıyor.

Şahin ve Türeci’nin yeni girişiminin de bu alanlarda çalışmalar yürütmesinin beklendiği ifade ediliyor. Bilim insanlarının, mRNA tabanlı tedavi yöntemlerini geliştirerek sağlık alanında yeni uygulamaların ortaya çıkmasına katkı sağlamayı hedeflediği belirtiliyor.

BioNTech çalışmalarını sürdürecek

Kurucuların ayrılmasının BioNTech’in faaliyetlerini sona erdireceği anlamına gelmediği vurgulanıyor. Şirketin önümüzdeki dönemde mRNA tabanlı kanser tedavileri ve immünoterapi çalışmalarına odaklanmayı sürdüreceği bildirildi.

2008 yılında Almanya’nın Mainz kentinde kurulan BioNTech, ilk yıllarında kişiselleştirilmiş kanser tedavileri üzerine araştırmalar yapan bir şirket olarak faaliyet gösteriyordu. Şirket, Covid-19 pandemisi sırasında ABD merkezli Pfizer ile birlikte geliştirdiği mRNA aşısıyla dünya çapında tanındı ve biyoteknoloji sektöründe önemli bir konuma yükseldi.

Biyoteknoloji alanında yeni rekabet beklentisi

Uzmanlar, Şahin ve Türeci’nin kurmayı planladığı yeni şirketin mRNA teknolojisi alanında rekabeti artırabileceğini değerlendiriyor. Pandemi sonrasında Covid-19 aşılarına yönelik talebin azalması, birçok biyoteknoloji şirketinin kanser tedavileri ve yeni nesil aşı teknolojilerine yönelmesine neden oldu.

Kaynak: Dünya Gazetesi