Altın ve gümüş fiyatlarında son dönemde yaşanan hızlı yükseliş, yatırımcıların 2026 yılına ilişkin beklentilerini artırdı. Küresel riskler, jeopolitik gelişmeler ve para politikalarındaki belirsizlikler değerli metallere olan ilgiyi canlı tutuyor. Piyasaların bundan sonraki seyrine ilişkin değerlendirmeler yakından takip ediliyor.
Küresel Riskler Altın Talebini Destekliyor
Ekonomim'e konuşan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin altına olan talebi güçlendirdiğini belirtti. ABD’nin izlediği politikaların piyasalarda kalıcı bir belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Yıldırımtürk, altının yalnızca enflasyona karşı bir korunma aracı olarak değil, aynı zamanda artan küresel tedirginlik nedeniyle de tercih edildiğini söyledi.
Gram Altında 10 Bin TL Senaryosu Gündemde
Altın fiyatlarına ilişkin öngörülerini paylaşan Yıldırımtürk, 2026 yılının özellikle eylül–ekim döneminde gram altının 9.000 TL seviyelerine ulaşabileceğini ifade etti. Daha iyimser senaryolarda ise gram altının 9.500–10.000 TL bandının gündeme gelebileceğini belirtti. Ons altın tarafında ise 4.500 dolar seviyesinin kritik bir eşik olduğuna dikkat çekildi.
Ons Altında 5.000 Dolar İhtimali
Fed’in olası faiz indirimlerinin altın fiyatları üzerinde belirleyici olabileceğini vurgulayan Yıldırımtürk, bu senaryoda ons altının 4.600–4.800 dolar bandına yerleşebileceğini söyledi. Yılın ikinci yarısında ise 5.000 dolar seviyesinin de fiyatlamalara dahil olabileceğini kaydetti.
Gümüşte 100 Dolar Seviyesi Takip Ediliyor
Gümüş piyasasının dinamiklerinin altından farklı işlediğine dikkat çeken Yıldırımtürk, endüstriyel talepteki artışın gümüş fiyatlarını desteklediğini belirtti. Güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve yapay zeka teknolojilerinin gümüşe olan talebi artırdığını ifade eden uzman, ons gümüşte 90–95 dolar seviyelerinin görülebileceğini, daha agresif senaryolarda ise 100 doların mümkün olabileceğini dile getirdi.
Gümüş Yatırımında Makas Uyarısı
Fiziki gümüş piyasasında alım-satım makaslarının yüksek olduğuna işaret eden Yıldırımtürk, yatırımcıların kontrat bazlı işlemler veya fonlar aracılığıyla pozisyon almasının daha sağlıklı olabileceğini belirtti. Gümüşte fiyat hareketlerinin sert olabildiği konusunda da uyarıda bulundu.
Bakır, Platin ve Paladyum Portföylerde Yer Bulabilir
Enerji dönüşümü ve altyapı yatırımlarının etkisiyle bakırın öne çıkabileceğini ifade eden Yıldırımtürk, platin ve paladyumun ise risk toleransına bağlı olarak portföylerde düşük oranlarda değerlendirilebileceğini söyledi.
Portföy Dağılımında Çeşitlendirme Vurgusu
Portföy önerisini de paylaşan Yıldırımtürk, dengeli bir dağılımın önemine dikkat çekti. Buna göre portföylerin yaklaşık yüzde 40’ının altın, yüzde 30’unun bilançosu güçlü hisseler, yüzde 10’unun gümüş ve Eurobond’lar, kalan yüzde 10’unun ise TL mevduat şeklinde çeşitlendirilmesi gerektiğini belirtti.



