Ortopedi ve Travmatoloji ile El Cerrahisi Yan Dal Uzmanı Op. Dr. Ahmet Savran, çalışma yaşamında önemli başlıklardan biri olan iş kazalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya Sağlık Örgütü'nün tanımına göre iş yeri nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak meydana gelen yaralanmaların iş kazası kapsamında değerlendirildiğini belirten Op. Dr. Savran, bu tür olayların insan hatası, teknik arızalar, dikkatsizlik, acelecilik ya da koruyucu ekipmanların yanlış kullanımı gibi birçok nedenden kaynaklanabileceğini ifade etti.

İş yerinde yaşanan her olay yaralanmayla sınırlı değil

İş kazasının yalnızca üretim alanlarında meydana gelen yaralanmalardan ibaret olmadığını dile getiren Op. Dr. Savran, iş yerinde yemek yerken kalp krizi geçirilmesi, süt izni kapsamında işten ayrılan bir çalışanın yolda trafik kazası geçirmesi ya da servis beklerken meydana gelen kazaların da belirli koşullarda iş kazası kapsamında değerlendirilebildiğini söyledi.

İş kazalarının büyük bölümü ortopedik yaralanmalar

Dünya genelinde meydana gelen iş kazalarının yüzde 85 ila 90'ının ortopedi ve el cerrahisini ilgilendiren yaralanmalardan oluştuğunu belirten Op. Dr. Savran, bu kazaların büyük bölümünü el, ayak, bacak, kalça ve omurga yaralanmalarının oluşturduğunu ifade etti. Ağır cisim düşmeleri, yüksekten düşme ve el yaralanmaları gibi olayların iş kazalarında sık karşılaşılan durumlar arasında yer aldığını kaydederek, kalan bölümün ise vücudun diğer bölgelerini etkileyen yaralanmalardan oluştuğunu dile getirdi.

Uzmandan Is Kazasi Aciklamasi Yuzde 90I Ortopedik

"Soma'dan sonra farkındalık arttı"

Türkiye'de iş kazalarına yönelik farkındalığın özellikle Soma maden faciasının ardından belirgin şekilde arttığını belirten Op. Dr. Savran, bu süreçten sonra iş kazalarına ilişkin bildirim sayılarında yükseliş yaşandığını söyledi. İstatistiklerde görülen artışın yalnızca kaza sayısındaki değişimden değil, olayların daha fazla kayıt altına alınmasından da kaynaklandığını kaydetti.

"En önemli hedef çalışanın sağlığına kavuşması olmalı"

İş kazalarının hem çalışan, hem işveren hem de çalışan aileleri açısından tıbbi, ekonomik ve hukuki sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Op. Dr. Savran, bu alandaki belirsizliklerin azaltılması ve farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. İş kazası geçiren çalışanın uzuv kaybı yaşamadan eski sağlığına kavuşmasının en önemli öncelik olması gerektiğini belirterek, tüm taraflar açısından en iyi sonucun, kazanın en hafif şekilde atlatılması olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Bülten