Türkiye’de vatandaşın bankalara olan borcu yükselişini sürdürüyor. Son verilere göre bireysel kredi ve kredi kartı borçları 6 trilyon 510 milyar liraya ulaştı. Varlık yönetim şirketlerine devredilen borçlarla birlikte toplam yük 6 trilyon 612 milyar lirayı buldu. 3-10 Nisan haftasında borç miktarına 38 milyar liralık yeni artış eklendi. Aynı dönemde bireysel krediler 3 trilyon 330 milyar liraya, kredi kartı borçları ise 3 trilyon 181 milyar liraya çıktı. Yılbaşından bu yana toplam artışın 652 milyar liraya ulaşması, borçlanma eğiliminin devam ettiğini ortaya koydu.
“Borçlanma zorunluluktan kaynaklanıyor”
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, açıklanan verilerin ekonomik tabloyu net şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Yıldız, vatandaşın kredi ve kredi kartına yönelmesinin tercihten değil zorunluluktan kaynaklandığını, artan yaşam maliyetlerinin hane halkını borçlanmaya ittiğini ifade etti. Ekonomik göstergeler ile sahadaki gerçekler arasında fark oluştuğunu savunarak, vatandaşın geçim sıkıntısı nedeniyle borç yükünün arttığını dile getirdi.
Batık borçlar yükselişte
Bankaların tahsil edemediği alacaklarda da artış sürüyor. 10 Nisan itibarıyla bireysel kredi ve kredi kartı kaynaklı takipteki borçlar 283 milyar liraya ulaştı. Varlık yönetim şirketlerine devredilen 101 milyar liralık borçla birlikte toplam batık borç 384 milyar liraya yükseldi. Uzmanlar, bu artışın finansal sistemde riskleri büyütebileceğine dikkat çekiyor.
Ekonomi politikalarına eleştiri
Yıldız, artan borçluluğun temelinde mevcut ekonomi politikalarının bulunduğunu savunarak, gelir artışının yetersiz kaldığı bir ortamda tüketimin borçla sürdürüldüğünü ifade etti. Maaşların eridiği ve hayat pahalılığının arttığı bir süreçte vatandaşın başka seçenek bulamadığını belirtti. Ekonomide sürdürülebilir bir yapı için üretim odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Yapısal çözüm çağrısı
Borç yükünün her geçen gün ağırlaştığını belirten Yıldız, kalıcı çözümün gelir dağılımının iyileştirilmesi ve üretim ekonomisine geçişten geçtiğini ifade etti. Açıklanan veriler, Türkiye’de hane halkının finansal baskı altında olduğunu ve ekonomik gelişmelerin doğrudan vatandaşın yaşamına yansıdığını bir kez daha ortaya koydu.





