Müziğin geçmişle bugün arasında kurduğu köprü, bu hafta vitrine çıkan iki albümle farklı yönlerden kendini hatırlatıyor. Biri Türk müziğinde duygusal hafızanın yapı taşlarından birini temsil ederken, diğeri doğaçlama ve elektronik eksende sınırları zorlayan çağdaş bir canlı kayıt olarak öne çıkıyor.

Hoşça Kal – Ferdi Tayfur -

(Ferdifon / Esen Elektronik)

Türkiye’nin toplumsal ve kültürel dönüşüm dönemlerinden birine denk gelen “Hoşça Kal”, Ferdi Tayfur diskografisinde özel bir yerde duruyor. İlk kez 21 Mayıs 1990’da CD ve kaset formatında yayımlanan albüm, arabesk müziğin klasik damarını korurken, dönemin yükselen dijital altyapılarına ve sentetik sound anlayışına da temkinli biçimde göz kırpıyordu.

Albümde yer alan 11 parçanın sekizinin bestesine imza atan Ferdi Tayfur, besteci kimliğinin olgunluk dönemini bu çalışmada net biçimde ortaya koyuyor. Ahmet Selçuk İlkan imzalı sözlere sahip üç şarkıda ise Tayfur’un güçlü yorumculuğu albümün duygusal ağırlığını daha da derinleştiriyor. Özellikle albüme adını veren Hoşça Kal, yıllar içinde bir veda klasiğine dönüşürken; Bana Sor ve Hatıran Yeter de dinleyici hafızasında kalıcı yer edinen eserler arasında bulunuyor.

Nilüfer Gözalıcı yapımcılığında, Özer Şenay yönetmenliğinde Marşandiz Stüdyoları’nda Tanju Arıkan tarafından kaydedilen albüm, 35 yıl sonra ilk kez orijinal kayıtlarına sadık kalınarak plak formatında yeniden basıldı. Kemal Alvo’nun mastering’i ve Zafer Başaran’ın kapak tasarımıyla hazırlanan bu 180 gram, açılır kapaklı baskı, hem koleksiyonerler hem de analog ses tutkunları için önemli bir arşiv değeri taşıyor.

Live – Circuit Blenders

(Puja Music Productions)

Circuit Blenders, saksofon ve elektroniklerde Serhan Erkol, gitar ve elektroniklerde Çağlayan Yıldız’dan oluşan iki kişilik ama çok katmanlı bir müzikal yapı. Yıllardır caz ve deneysel müzik sahnesinde farklı kulvarlarda üretim yapan bu iki müzisyen, “Live” albümünde doğaçlamayı merkeze alan ortak bir niyeti sahneye taşıyor.

Yaklaşık 56 dakikalık kesintisiz tek kayıttan oluşan albüm, tamamen canlı olarak, anlık reflekslerle şekillenmiş bir performans sunuyor. Mastering’i de Çağlayan Yıldız tarafından yapılan kayıt, yalnızca doğaçlamaya yaslanan bir çalışma değil; müzisyenlerin geçmişlerinden taşıdığı estetik birikimi de açık biçimde yansıtıyor.

Albümün akışı içinde yer yer Kraftwerk etkili elektro-kraut-pop pasajlara, yer yer Bill Laswell çizgisinde avangart yapılara rastlanıyor. Minimal tekno, IDM, glitch ve ambient katmanlar, saksofon ve gitarın organik dokusuyla iç içe geçiyor. Ortaya çıkan bütün, hem zihinsel bir yolculuk hem de bedensel bir ritim deneyimi sunuyor.

“Live”, distopik bir bilim kurgu filmine rahatlıkla eşlik edebilecek kadar sinematografik olduğu kadar, ev ortamında dikkatle dinlenmeyi de hak eden bir albüm. Circuit Blenders, bu kayıtla elektronik ve doğaçlama müzik sahnesinde sınırların hâlâ ne kadar esnek olduğunu hatırlatıyor.

Kaynak: Cumhuriyet