Müzik dünyasında bu hafta iki farklı kulvarda dikkat çeken üretimler öne çıkıyor. Bir yanda edebiyat ile müziği buluşturan politik bir solo çıkış, diğer yanda karanlık synth dokularla örülmüş taze bir EP. 22 Şubat haftasında vitrinin öne çıkan albümleri, hem söz hem atmosfer bakımından güçlü bir duruş sergiliyor.

Cem Yarkın – Gitme Kal

Besteci ve gitarist Cem Yarkın, ilk solo albümü Gitme Kal ile müziğinde uzun yıllardır taşıdığı kolektif ve politik bilinci bireysel bir anlatı formuna dönüştürüyor. Daha önce yer aldığı topluluklarla toplumsal duyarlılığı yüksek işlere imza atan Yarkın, bu kez şiiri merkezine alan bir seçkiyle dinleyici karşısında. Pop, caz, rock ve folk damarlarını bir araya getiren 10 şarkılık albüm, protest şiir geleneğinden besleniyor. Nâzım Hikmet, Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Gabriela Mistral gibi isimlerin dizeleri, Yarkın’ın melodik ve yumuşak ama içerik olarak hesap soran müzikal diliyle yeniden hayat buluyor.

Albümün yapımcılığını ve düzenlemelerini üstlenen Metin Tapkı’nın dokunuşu, çalışmaya rafine bir bütünlük kazandırıyor. Gitme Kal, umudu ve dayanışmayı merkezine alırken, belleği diri tutan bir anlatım dili kuruyor. Politik duruşunu estetik bir zarafetle aktaran albüm, haftanın en iddialı yerli işlerinden biri.

Noise Designers – Batakdans (Tamar Records)

Synth-wave/dark-wave hattında üretim yapan Noise Designers, dört parçalık EP’si Batakdans ile karanlık ve içsel bir evren kuruyor. 2024’te vokal ve gitarist Efe Miraç Tok ile basçı Emir Yaşa tarafından kurulan ekip, türün yerli temsilcileri arasında dikkat çekici bir başlangıca imza atıyor. EP, uzun enstrümantal pasajlar ve minimal söz yapısıyla öne çıkıyor. Kısa cümleler, koyu vokaller ve yoğun synth katmanları, melankolik bir atmosfer yaratıyor. Türün tipik karanlık estetiğini taşıyan çalışma, aynı zamanda grubun kendine özgü bir ses arayışında olduğunu gösteriyor.

Batakdans, marjinal bir dinleyici kitlesine hitap eden bu müzik türünde sağlam bir ilk adım niteliğinde. Noise Designers, karanlığın içinden yükselen melankoliyi sahici bir enerjiyle sunarak uzun soluklu bir yolculuğun sinyallerini veriyor. Bu hafta vitrin, bir yanda şiirle örülü toplumsal bir hafıza çalışmasını, diğer yanda içsel bir karanlık anlatıyı ağırlıyor. Farklı türlerde ama ortak bir estetik iddiayla gelen bu iki üretim, 2026’nın müzikal ajandasında iz bırakmaya aday görünüyor.

Kaynak: Cumhuriyet