Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında 3,5 ve 2,9 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Bölgede yaşanan sarsıntıların ardından Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Çınarcık Fayı'ndaki hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daha önce bölgede gerçekleştirilen bilimsel araştırmalara dikkat çeken Bektaş, son depremlerin fay hattındaki yavaş kayma davranışıyla ilişkili olabileceğini belirtti.

Yalova depremleri sonrası Çınarcık Fayı'na dikkat çekti

Yalova açıklarında 11 Ekim gecesi meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki depremin ardından 12 Ekim'de 2,9 büyüklüğünde bir sarsıntı daha kaydedildi. Marmara Denizi'ndeki deprem hareketliliğini değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki fayların sürünme davranışının bilimsel veriler ışığında incelenmesi gerektiğini ifade etti. Bektaş, son sarsıntıların Marmara'daki fay hatlarında yavaş kayma olarak tanımlanan hareketi desteklediğini belirterek geçmiş yıllarda gerçekleştirilen bir araştırmayı gündeme getirdi.

Alman araştırma ekibinin 2019 yılındaki çalışmasını hatırlattı

Prof. Dr. Osman Bektaş, Alman araştırmacılardan oluşan bir ekibin 2019 yılında yayımladığı bilimsel çalışmaya değindi. Araştırmada, 2016 yılında Yalova'da meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki depremin öncesinde ve sonrasında kaydedilen mikrodeprem hareketliliğinin incelendiğini aktardı. Bektaş'ın verdiği bilgilere göre araştırma ekibi, söz konusu mikrodeprem etkinliğini Çınarcık Fayı'nın yavaş kayma hareketiyle ilişkilendirdi. Bu değerlendirmede, deprem öncesinde ve sonrasında gözlemlenen küçük ölçekli sismik hareketlerin fay hattındaki sürünme davranışıyla bağlantılı olabileceği üzerinde duruldu.

Çınarcık Fayı'nda 50 gün süren deformasyon sinyali

Bektaş, 2016 yılında meydana gelen Yalova depremi çevresinde yaklaşık 50 gün boyunca devam eden deformasyon sinyaline dikkat çekti. 2016 yılındaki depremle bağlantılı deformasyon verileri ile 2026 yılında kaydedilen mikrodeprem hareketliliğini birlikte değerlendiren Bektaş, bu bulguların Çınarcık Fayı'nda yavaş kayma (creep) yaşanma olasılığını güçlendirdiğini belirtti. Bektaş, 2016 depremi öncesinde ve sonrasında tespit edilen mikrodeprem etkinliğinin Alman araştırma ekibi tarafından fayın yavaş hareket etmesi şeklinde yorumlandığını, Yalova açıklarında son meydana gelen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremlerin de Marmara'daki fayların sürünme davranışını desteklediğini ifade etti.

Prof. Dr. Osman Bektaş: Depremler bilimsel verilerle izlenmeli

Yalova açıklarında meydana gelen son depremlerin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin değerlendirilmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem verilerinin bilimsel yöntemlerle takip edilmesinin önemine vurgu yaptı. Bektaş, 2016 yılında yaklaşık 50 gün devam eden deformasyon sinyali ile 2026 yılındaki mikrodeprem etkinliğinin fay hattındaki yavaş kayma ihtimalini desteklediğini yineledi. Yalova'daki deprem hareketliliğine ilişkin değerlendirmesini tamamlayan Bektaş, bölgedeki sismik gelişmelerin korku yerine bilimsel veriler esas alınarak izlenmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi