Erken yaşta evlilik yaptıktan sonra yıllarca çalışma hayatından uzak kalan 38 yaşındaki Personel Aşçısı Fazilet Sever, hayallerini gerçekleştirmekten korkan kadınlara ilham oldu. Her yıl binlerce kişi Halk Eğitim Merkezleri’nde eğitim alırken Sever, bu belgelerle kariyerine yön verdi. İlk iş deneyiminde işten çıkarıldıktan sonra azmederek eğitimler alan Sever, İzmir'de sayısız kursa katılarak eğitimini sertifikalarla taçlandırdı. Sever, şu anda bir yandan personel aşçısı olarak görev yaparken diğer yandan gastronomi fuarlarında ve yemek yarışmalarında sayısız başarıya imza atıyor.

‘Hayalimin peşinden gitmeye karar verdim’
Yıllarca tanımadığı insanlara yemek yapmanın hayalini kurduğunu aktaran Sever, işsiz kaldıktan sonra kendisini geliştirmek için mücadele ettiğini aktararak, “Aşçılık yapmak için çok emek verdim. Tutucu bir ailede, dışarıya kapalı büyüdüm. Okul hayatım ortaöğretimde bitti; meslek öğrenmeden 19 yaşında evlendim. Kızım dünyaya geldi; onu büyüt, okul hayatı derken tabii bu süreçte çalışma hayatım olmadı. Zaman geçti ve artık çalışmam gerektiğini düşündüm. Her şey bir hayalle başladı. Aşçı olmak, benim için yalnızca bir meslek seçimi değil, en büyük hayalimdi. Aşçılık; kendini sürekli geliştirebildiğin, öğrendikçe yeni kapılar açan ve emeğinle kendi yolunu çizebildiğin sürdürülebilir bir meslek. Ben de bu hayalin peşinden gitmeye karar verdim. Aşçı olarak ilk defa işe başladım; başka bir mutfakta tanımadığım insanlara yemek yapacaktım. 1 yıl kadar çalıştım. Şirket beni işten çıkardı, çok üzüldüm. Sonrasında, ‘Bu böyle olmayacak; öğrenmelisin, kendini geliştirmelisin’ dedim. Önce liseyi dışarıdan bitirdim. Halk eğitim kurumlarına başvurdum ve kısa sürede dönüş sağlandı, aşçılık ve pastacılık üzerine eğitimler aldım” dedi.

Umutsuzluğa kapılmadı, hayali gerçeği oldu
Eğitimlere katılmak istediğinde çok sayıda kişinin olumsuz cümleler söylediğini vurgulayan Fazilet Sever, “Sen bir şeyler yapmak istiyorsun; ama her zamanki gibi çevrendeki insanlar seni aşağıya çekmek istiyor. ‘Kurslara gideceksin de ne olacak ki, sen yapamazsın’ gibi sözler tabii ki bana da söylendi. Aşçılık kursunda çok sevdiğim Usta Öğretici Şefim Nurten Baysal beni ve yeteneğimi keşfetti. Urla Eğitimciler ve Şefler Derneği Başkanı oldu; derneğe katılma fırsatı buldum ve burada yolum şekil almaya başladı” ifadelerini kullandı.

Yarışmalarda derece aldı
Yarışmaların ve fuarların arka arkaya geldiğini aktaran Sever, gerçekten isteyip mücadele ettiğin zaman hayallerine ulaşmanın mümkün olduğunu kaydederek, “Aşçılık yolculuğu içimde hep vardı; ama buralara geleceğim aklımda yoktu. İstediğin zaman doğru zamanda atılan bir adım senin hayatına yol oluyor. Dernekte aşçılık yarışmalarına katıldım. Bayat Ekmek Projesi yarışmalarında ikinci oldum ve gümüş madalya kazandım, başka bir yemek yarışmasında dördüncü olarak altın madalya kazandım. Ulusal televizyon kanalında yemek yarışmasına katıldım. Türkiye Aşçılar Federasyonu çatısı altında faaliyet gösteren dernek ile birlikte gastronomi festivallerine, yemek yarışmalarına ve çeşitli gastronomi etkinliklerine katıldım. Her etkinlik benim için yeni bir deneyim, yeni bir öğrenme ve kendimi geliştirme fırsatı oldu” dedi.

‘Kendime güvenim arttı’
Bu sürecin gelişimine çok katkı sağladığının altını çizen Sever, “Aşçı olmak, benim için yalnızca bir meslek edinmek değil, en büyük hayallerimden birini gerçeğe dönüştürmekti. Çünkü aşçılık, sürdürülebilir ve insanın kendisine sürekli yeni şeyler katabileceği, öğrenmenin hiç bitmediği özel bir meslek. Sen olduğun yerden bir adım attığında o kadar güzel pencereler açılıyor ki sen bile şaşırıyorsun. Bu yolculuk boyunca; mesleki bilgimi geliştirdim. Farklı mutfakları tanıdım. Yeni ürünler ve teknikler keşfettim. Yarışma deneyimleri kazandım. Ekip çalışmasını güçlendirdim. Gastronomi kültürümü genişlettim. Kendime olan güvenimi artırdım” şeklinde konuştu.

‘Sadece kendine inan’
Sevdiği işi yapmanın çok kıymetli olduğunu aktaran Sever, şimdi ki hayalinin kendine ait bir lokanta açmak olduğunu sözlerine ekledi. Hayallerini gerçekleştirmek için mücadele edilmesi gerektiğini aktararak cümlelerini şu şekilde sonlandırdı: “Tavsiyem, tabii ki kendilerine yatırım yapmaları ve vakitlerini boş şeylerle harcamamaları ve kendilerine ilgilendikleri alan yaratmaları. Kendine inanmalı, kendi gücünü fark etmeli, yürüdüğü yolda kimseyi dinlemeden kendi doğrultusunda ilerlemeleri gerekiyor. Görecekler ki mucizeler arka arkaya gelecek. Sadece kendine inan.”





