Türkiye’de kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması kapsamında yürütülen yazma eser çalışmaları, son yıllarda önemli bir ivme kazandı. Dijitalleşme, restorasyon ve yayın faaliyetleriyle yüz binlerce eser hem koruma altına alındı hem de araştırmacıların erişimine sunuldu.
784 bin eserlik dev envanter
Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye’nin yazma eser envanteri 784 bini aşan büyüklüğe ulaştı. Mehmet Nuri Ersoy, bu verilerin Türkiye’yi dünya çapında en büyük yazma eser koleksiyonlarından birine sahip ülkelerden biri haline getirdiğini vurguladı.
Dijital platformda milyonlarca erişim
Türkiye Yazma Eserler Kurumu tarafından geliştirilen dijital platform, yazma eserlerin erişilebilirliğinde kritik rol oynuyor. Platformda:
- 640 bin eserin künye bilgisi
- 483 bin 600 yazmanın dijital görüntüsü
kullanıcıların erişimine açıldı. Sistemde kayıtlı kullanıcı sayısı 27 bine yaklaşırken, ziyaretçi sayısı 1 milyon 155 bine ulaştı. Toplam görüntülenme ise 13 milyonu aşarak kültürel mirasa olan ilginin küresel boyuta taşındığını gösterdi.
357 ciltlik külliyat ilim dünyasına kazandırıldı
Yazma eser çalışmaları yalnızca dijitalleştirme ile sınırlı kalmadı. Edebiyat, tarih, hukuk, tıp, matematik ve astronomi gibi pek çok alanda yürütülen çalışmalar sonucunda:
- 357 ciltlik
- 244 bin 194 sayfalık
kapsamlı bir külliyat hazırlandı. Bu eserler, çeviri, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden yayımlanarak hem akademik dünyaya hem de genel okuyucuya sunuldu. Ayrıca e-kitap formatında ücretsiz erişim imkânı sağlandı.
5 bin eser restore edildi
İstanbul’daki Rami Kütüphanesi bünyesinde kurulan restorasyon merkezi, yazma eserlerin korunmasında önemli bir rol üstleniyor. Merkezde bugüne kadar:
- Yaklaşık 5 bin eser restore edildi
- On binlerce eser bakım ve koruma işlemlerinden geçirildi
Bu yapı, uluslararası ölçekte en büyük yazma eser restorasyon merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kültürel mirasın yeniden keşfi
Bakan Ersoy, yazma eserlerin yalnızca geçmişin bir parçası olmadığını, aynı zamanda geleceği şekillendiren temel kaynaklar olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, İmam Buhârî, İbn Sînâ, İbn Haldûn ve Mevlânâ gibi önemli isimlerin eserleri yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
A. Süheyl Ünver’in mirası sergide
Rami Kütüphanesi’nde açılan “Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver” sergisi, bu çalışmaların görünür hale getirildiği önemli bir platform oldu. A. Süheyl Ünver’in arşivinde yer alan:
- 1.800’e yakın defter
- 1.250 dosya
- 108 kişisel eşya
bugün kültürel hafızayı yansıtan önemli bir kaynak olarak değerlendiriliyor.
Yeni projeler yolda
Kültür ve Turizm Bakanlığı, yazma eserlerin korunması ve yaygınlaştırılması için yeni projeleri de devreye almaya hazırlanıyor. Bu kapsamda A. Süheyl Ünver adına hazırlanan özel kitabın yayımlanması planlanırken, geleneksel Türk sanatlarına ilişkin yeni eserlerin de yayın programına alınacağı açıklandı.
Kültürel mirasta dijital dönüşüm
Yazma eserler alanında yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma ve erişime açma konusunda önemli bir aşamaya ulaştığını gösteriyor. Dijitalleşme ve restorasyon faaliyetleri sayesinde, geçmişin bilgi birikimi daha geniş kitlelerle buluşuyor.





