Yeni Parti Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında Üsküdar Belediyesi'nde gerçekleştirilen seçime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seçime itiraz edeceklerini belirten Günaydın, yaşanan sürece sert sözlerle tepki gösterdi.

Günaydın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün 9 Eylül'ü nasıl gururla anıyorsak dün 8 Eylül tarihini de Türkiye'nin seçimli demokratik yaşamı için bir kara leke olarak görmek zorundayız. Dün Üsküdar'da yapılanlar ilçe ile sınırlı olmayan bir skandalın ve adeta bir utanç vesikasının tarihe geçirilmiş şeklidir. Sistemli, planlı, eşgüdümlü, örgütlenmiş bir kumpas sahneye konuldu. Üstelik araçsallaştırılmış yargı, yedeklenmiş kamu idaresiyle ve tek parti devletine dönüştürülmüş yapısı ile birlikte büyük bir utanmazlığı ibretle izledik"

“Yerel seçim tarihini erkene çekin”

Seçimin ardından başkanvekilliği görevine AK Parti'li bir ismin geldiğini belirten Günaydın, Üsküdar'daki belediye hizmetleri ve Sinem Dedetaş'ın yönetimine ilişkin de konuştu.

Günaydın şöyle devam etti:

"Bu kumpasın sonucunda başkanvekili olarak bir AK Parti'li oturtuldu. Şimdi siz Üsküdar'ı aldınız öyle mi? Hani diyorsunuz ya, 'Bütün bunlar neden oldu? Çünkü Üsküdar'da hizmet eksikliği vardı ve vatandaş bundan memnun değildi.' Vatandaş neden memnundu ve siz neden memnun değildiniz söyleyeyim; ecdat yadigarı olarak tanımladığınız bütün alanlara kafeleri, restoranları yapıp dünyalığınızı üst üstte yığıyordunuz. Oraya biz zabıtalarla, mahkeme kararlarıyla gittik ve karşımızda pompalı haydutları gördük. Ama o haydutlarla beraber kaçak yapılarınızı kafanıza yıktık. Daha da ötesi bir sürü kamu binasını vakıflara, tarikatlara ve özel mülkünüze transfer etmiştiniz; onlar şakır şakır geri alındı. Üsküdar halkı, Sinem Dedetaş'tan ve ortaya koyduğu cesur, kararlı, dürüst yönetiminden memnundur. Tersini söylüyorsanız, utanmadan televizyonlarda bu utanç vesikasını dahi savunabilecek kadar aymazlığa düştüyseniz sizin sözlerinizle sizi sahaya çağıralım; Üsküdar'da vatandaşın iradesinin sizden yana olduğunu düşünüyorsanız, Türkiye genelinde yerel seçim tarihini öne çekin. Üsküdar'ı da tekrar edelim ve bakalım kumpaslarla düşürdüğünüz belediyeyi vatandaşlar size verecek mi? Bakalım kumpaslarla yürümeye çalıştığınız İstanbul'da yediğiniz 1 milyon oy farkının daha da açıldığını vatandaş tescil edecek mi? Herkesi arsızlığıyla, huysuzluğuyla, uğursuzluğuyla yüzleşmeye davet ediyorum. Türkiye'de seçimli demokrasiyi rafa kaldırmak hiç kimsenin haddi değildir. Türkiye'de seçimi anlamsız kılarak yurttaşa umutsuzluk yaymaya hiç kimsenin hakkı yoktur."

Günaydın: İBB'ye hazırlandıkları açık

Üsküdar'da yaşananlarla İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında bağlantı kuran Günaydın, iktidarın İBB konusunda benzer bir süreç izlemeye hazırlandığını ileri sürdü.

Günaydın, bu konudaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Üsküdar'da minareyi kılıfına sokma çabası içine dahi girilmeden bir kumpas sahnelemiş olan iktidarın ve bu aygıtın İstanbul Büyükşehir için etik ve demokratik davranacağını hiç kimse söyleyemez. Dolayısıyla kimin aklına en kötü senaryo geliyor ise AK Parti'nin buna hazırlandığı açıktır"

Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalara dikkat çekti

Günaydın, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmesinde partisi lehine önemli bir fark bulunduğunu savunurken, bu farkın transferler ve tutuklamalar yoluyla azaltılmaya çalışıldığını öne sürdü. İstanbul'da da benzer bir senaryonun uygulanmaya çalışıldığını iddia eden Günaydın, Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalara işaret etti.

"An itibarıyla bizim lehimize önemli bir fark bulunmaktadır” diyen Günaydın, şöyle devam etti:

“Bu farkı hem transferlerle hem de tutuklamalarla eritmeye çalışan bir AK Parti yapısı olduğunu da hep beraber görüyoruz. Dolayısıyla benzer bir senaryoyu İstanbul üzerinden tezgahlamaya çalışıyorlar. Peki bunun için ne yapmaları gerekiyor? Ekrem İmamoğlu'nu yasaklı hale ve hükümlü hale getirmeleri gerekiyor. Ekrem İmamoğlu hakkında onlarca dava var. Nasıl Üsküdar'da hep beraber bir organize çalışma içerisine girdiler ise araçsallaştırılmış yargı, yedeklenmiş kamu yönetimi ve tek parti devletinin altına çekilmiş olan bütün bu organizasyon, aynı işi İstanbul'da da yapacaklar.”

Kaynak: DHA