Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, uluslararası diplomasi trafiğinin yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin üstlendiği rolün giderek güçlendiğini belirtti. Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu kapsamında açıklamalarda bulunan Yılmaz, 2026 yılının Türkiye açısından “zirveler yılı” olarak öne çıktığını ifade etti.
“Küresel belirsizlikte Türkiye istikrar unsuru”
Dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çeken Yılmaz, uluslararası hukuk ve kurumların zayıfladığı bir süreçten geçildiğini vurguladı. Bu ortamda Türkiye’nin istikrarını koruyarak “güvenli liman” özelliğini güçlendirdiğini belirten Yılmaz, aynı zamanda çatışmalar yerine diplomasiyi önceleyen bir yaklaşım sergilendiğini söyledi. Türkiye’nin hem siyasi hem ekonomik anlamda risklerin arttığı bir dönemde dengeleyici bir rol üstlendiğini kaydeden Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nun da bu yaklaşımın somut göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.
Bölgesel krizler ve diplomasi vurgusu
Yılmaz, özellikle Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin diplomasinin önemini daha da artırdığını belirtti. Gazze’deki insani kriz, İran merkezli gerilimler ve İsrail ile ABD eksenindeki gelişmelerin sadece siyasi değil ekonomik ve çevresel sonuçlar da doğurduğunu ifade etti. Savaşların enerji piyasalarından tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanda kırılganlık oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, gübre arzındaki sorunların dahi küresel gıda güvenliğini tehdit edebileceğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı kritik eşik
Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji akışı açısından taşıdığı öneme değinen Yılmaz, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın önemli bir bölümünün bu hat üzerinden taşındığını hatırlattı. Boğazın açık kalmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirten Yılmaz, ancak kalıcı çözüm için savaşın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
“Diplomasiye alan açılmalı”
Yılmaz, kalıcı barış için müzakere süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, Türkiye’nin son dönemde Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yoğun diplomasi yürüttüğünü hatırlattı. Türkiye’nin önümüzdeki süreçte de barış ve istikrar için aktif rol almaya devam edeceğini söyledi.
Erdoğan’ın liderliği vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası arenadaki rolüne de değinen Yılmaz, Erdoğan’ın tecrübesi ve diplomasiye verdiği önemin Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir aktör haline getirdiğini belirtti. Türkiye’nin diyalog, hukuk ve adalet temelli yaklaşımıyla farklı coğrafyalar arasında köprü kurabildiğini ifade eden Yılmaz, bu özelliğin mevcut küresel tabloda kritik önemde olduğunu dile getirdi.
2026 “zirveler yılı” olacak
Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nun yanı sıra NATO Liderler Zirvesi, COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nin de bu yıl Türkiye’de düzenleneceğini hatırlattı. Bu organizasyonların Türkiye’nin uluslararası konumunu pekiştirdiğini vurgulayan Yılmaz, ülkenin sadece coğrafi değil kültürel olarak da farklı dünyalar arasında bağ kurabilen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.





