Yeni Parti’nin kuruluşu ve gelinen noktadaki çalışmaları hakkında Yeni Bakış’a bilgi veren Yeni Parti İzmir İl Başkanvekili Murat Aydın Aydın, 30 ilçe başkanının bir günde atanmasının önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Aydın, “İzmir özelinde büyük bir iş başarıldığını söyleyebilirim. Tek bir günde il yönetimi ile 30 ilçenin başkan ve yönetim atamaları tamamlandı; resmi evraklar ilgili idari birimlere teslim edilerek teşkilatlar resmen kuruldu. Bu başarının arkasındaki en büyük güç, 30 ilçe ve il yönetiminin yüzde 95’inin eski partilerinden ayrılarak olduğu gibi Yeni Parti’ye geçmesiydi. Şu an ilçelerimizin kalıcı binaları olmasa da hepsinin geçici olarak kullandığı alanlar mevcut. Çoğu ilçe temsilciliği geçebileceği yerleri buldu. Halkın desteği sürdüğü sürece her şey çözülür” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 08 16 At 15.42.56 (1)

Hannibal örneği

CHP’den istifa etmenin kolay olmadığını söyleyen Aydın, “İstifa ederken üzüldüm. Fakat şunu çok iyi biliyoruz: Ayrıldığımız yer, sadece bir partinin Yargıtay sicilindeki kaydıdır. Fikirden, anlayıştan, ideolojiden veya savunduğumuz değer yargılarından ayrılmadık. Önemli olan, Cumhuriyetin kurucu değerlerini içselleştirmektir. O değerlere sahip olup da bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'ne hiç üye olmamış insanlar da var. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucu değerlerine ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerine bağlılığı sağlayan şey bir üye kimlik kartı değildir. O kartın olup olmaması belirleyici olamaz. Sonuç olarak temel savunularımız değişmedi, sadece artık başka bir yoldan yürüyoruz. Belki de Kartacalı komutan Hannibal'ın ordularına söylediği ‘Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız’ sözündeki gibi biz de yeni bir yol yapıp Yeni Parti’yi kurduk. Çünkü CHP içinde artık yeni bir yol bulma imkanı kalmamıştı” dedi.

15 günde 150 bin bağışçı

Online üyelik sisteminin yoğun ilgi gördüğünü, bağışların da sürdüğünü belirten Aydın şöyle devam etti: “15 gün içinde yaklaşık 150 bin kişi partiye nakit bağışta bulundu. Burada önemli olan toplanan liranın miktarından ziyade, insanların kendi hesaplarından para göndererek partiye sahip çıkmasıdır. Artık il ve ilçe örgütlerimizin de bağış hesapları açılıyor ve oralara da ciddi bir teveccüh var. Uzun süredir insanlardan ‘Ne zaman üye olabileceğiz?’ soruları alıyorduk. Artık dijital ortamda üyelik kayıtları başladı. İlk günlerdeki aşırı yoğunluk nedeniyle sisteme erişim kilitlenmişti ancak şu an süreç normale döndü ve üye kayıtlarımız sürüyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı üye sayılarını 6 ayda bir açıkladığı için şu an net bir üye sayısı veremem. Yeni Parti'ye geçiş sürecinde CHP’deki pasif üyelerin yerinde kalacağını aktif olanların önemli bir kısmının Yeni Parti’ye geçeceğine inanıyorum.”

‘Kale’ değil ‘dik duruş’

İzmir’in bundan sonra CHP’nin kalesi olarak anılmayacağı konusunu değerlendiren Murat Aydın şu ifadeleri kullandı: “İzmir hiçbir zaman kimsenin kalesi olmadı. Ben ‘İzmir CHP’nin kalesidir’ söylemini geçmişte de doğru bulmuyordum, bugün de bulmuyorum. Bu şehrin en belirgin özelliği dik duruşlu olmasıdır; kime karşı dik durması gerekiyorsa ona durur. Gerekirse CHP’ye, gerekirse Yeni Parti’ye karşı da bu tavrını koyar. İzmir; kendi genetiğine ve dokusuna uymayan dayatmaları kabul etmez, kendisini ötekileştirenlere ya da ‘gâvur İzmir’ diye nitelendirenlere karşı her zaman net bir duruş sergilemiştir. Bu dik duruşlu kent Yeni Parti’yi bağrına basacaktır. Çünkü Yeni Parti, İzmir’in o dik duruşunu ve değerlerini temsil ediyor. İzmir’in karşı durduğu anlayış neyse onu Yeni Parti temsil ediyor. Daha önce Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde temsil edilen bu anlayış; Cumhuriyetin kurucu değerlerine, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerine, yaşam biçimine, modern hayata ve çağdaş uygarlığa inanan bir anlayıştır. Bu anlayış Yeni Parti'de sürdüğüne göre, İzmir'in dokusuyla Yeni Parti'nin dokusu birbirine uyum sağlayacaktır.”

‘İddianameyi yazmıyorlar’

Kooperatif operasyonu sonrasında tutuklanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Tunç Soyer’in 400 günü aşkın süredir cezaevinde tutulduğunu ve iddianamesinin hazırlanmadığını ve dava açılmadığını belirten Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: “Tunç Soyer'in içeride tutulmasının pratik hiçbir gerekçesi kalmamıştır. Ne siyasi iktidar ne de İzmir'deki yargı açısından bir karşılığı vardır. Ancak ne tahliye etmeye ne de dava açmaya cesaret edebiliyorlar. 30 Aralık'ta ikinci dosyadan tutuklanmasından bu yana ne bir iddianame hazırlandı ne de dosyada esaslı bir işlem yapıldı. İddianame yazamıyorlar çünkü yazacak bir şeyleri yok. Mahkemeye çıktığı anda duruşma aleni olacak, herkes süreci izleyecek ve bu tutukluluğun haksızlığı ortaya çıkacaktır. Söyleyecek sözleri olmadığı için Soyer'i iddianame yazmayarak cezaevinde tutuyorlar. Tutukluluk süresi 400 günü aşmıştır ve yüzde 100 haksız, hukuksuz bir durumdur. Nitekim savcılık dahi kişisel bir menfaat elde edilmediğini kabul etmekte, MASAK raporlarında da hiçbir usulsüz kayıt veya hesap hareketi bulunmamaktadır.”

Muhabir: İlker Çoban