Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali”, 21 Mayıs-10 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival kapsamında İstanbul’un iki yakasında düzenlenecek etkinliklerde opera, bale, modern dans ve konserlerden oluşan geniş bir program sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, festivale ilişkin yaptığı açıklamada, İstanbul’un birleştirici yapısı ve dünyadaki önemli vitrin özelliğinin festival için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Festival etkinliklerinin Atatürk Kültür Merkezi Opera ve Tiyatro Salonu ile Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleştirileceğini belirten Akgün, bu yıl festivalde 13 eserin toplam 22 temsilinin sahneleneceğini ifade etti.

Festival programında Gaetano Donizetti’nin “Lucia di Lammermoor”, Giuseppe Verdi’nin “La Traviata” ve Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma” operalarının yer alacağını kaydeden Akgün, ayrıca besteci Sait Karabulut’un “Küçük Prens” adlı eserinin dünya prömiyerinin gerçekleştirileceğini açıkladı. Şahan Gürkan rejisiyle sahnelenecek eserin, çocuklardan yetişkinlere kadar herkese hitap eden evrensel bir hikâye sunduğunu ifade etti.

Festival kapsamında Pyotr İlyiç Çaykovski’nin “Kuğu Gölü” balesi de sanatseverlerle buluşacak. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından iki yılda bir düzenlenen bale yarışmasının da festival programında yer aldığını belirten Akgün, jüri başkanlığını Tan Sağtürk’ün üstleneceği yarışmada dünyaca ünlü bale otoritelerinin genç bale sanatçılarını değerlendireceğini söyledi. Yarışmanın final gecesinin Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde yapılacağını ifade eden Akgün, ardından 1 Haziran’da Atatürk Kültür Merkezi’nde dünyaca ünlü dansçıların katılımıyla bir gala gecesi düzenleneceğini aktardı.

Festivalde farklı sanat disiplinleri arasında iş birliklerine de önem verildiğini vurgulayan Akgün, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu’nun “Aurora” adlı koro projesinin de festival kapsamında sanatseverlerle buluşacağını dile getirdi.

Opera sanatını besleyen en önemli unsurlardan birinin şarkı olduğunu belirten Caner Akgün, Alman müzik geleneğinde “lied” olarak tanımlanan formun şiirsel anlatının müzikle birleşmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu kapsamda Goethe’nin “Doğu-Batı Divanı”ndaki önemli karakterlerden ilham alınarak hazırlanan “Zuleika Lied Konseri”nin 3 Haziran’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde gerçekleştirileceğini belirten Akgün, konserde piyanoda Sait Karabulut’un yer alacağını, lied yorumcusu Caroline Ulrich’in sahneye çıkacağını söyledi.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde Türkiye’de ilk kez genç opera sanatçılarını yetiştirmeye yönelik bir program oluşturduklarını da ifade eden Akgün, program kapsamında her ay uluslararası bir koçla çalışmalar yapıldığını ve konserler düzenlendiğini kaydetti. Bu çalışmaların final konserinin de festival kapsamında Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Festivalin bu yılki temasının “Kadın Portreleri” olduğunu belirten Akgün, bu kapsamda modern dans projeleri hazırlandığını söyledi. Kadına şiddet ve kadın-erkek eşitliği konularına vurgu yapan “Kız Doğdu” ve “Hiç Kuş Yok” eserlerinin de festival programında yer aldığını aktardı.

İDOB Modern Dans Topluluğu tarafından Erika Silgoner imzasıyla hazırlanan “Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla” adlı modern dans eserinin 22-24 Mayıs tarihlerinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sahneleneceğini belirten Akgün, gösteri öncesinde Erika Silgoner’in katılımıyla bir atölye çalışması yapılacağını söyledi.

“La Traviata” operasının ise Bakü Devlet Operası solistleriyle ortaklaşa olarak 5 ve 6 Haziran tarihlerinde sahneleneceğini ifade eden Akgün, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin köklü tarihi ve gelenekleriyle başarılı prodüksiyonlara imza atmaya devam ettiğini dile getirdi.

Caner Akgün, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün prodüksiyon kalitesi ve hacmiyle Türkiye’nin en önemli sanat kurumlarından biri olduğunu belirterek, Atatürk Kültür Merkezi’nin yapısına ve uluslararası vitrin özelliğine çok yakışan bir konumda olduklarını ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle başarılı sezonlar ve festivaller gerçekleştirmeye devam ettiklerini söyleyen Akgün, tüm sanatseverleri festival etkinliklerine davet etti.

Kaynak: AA