ABD’nin New Mexico eyaletinde bulunan Carlsbad Caverns Ulusal Parkı’nda bilinen biyoloji sınırlarını zorlayan bir keşfe işaret ediyor. Tamamen karanlık ortamlarda fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, yeraltı ekosistemlerinin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu ortaya koydu.
Alabama Üniversitesi’nden mağara biyoloğu Prof. Hazel Barton ile Uppsala Üniversitesi’nden mikrobiyolog Lars Behrendt’in yürüttüğü çalışmada, güneş ışığının ulaşmadığı derin mağara bölümlerinde yoğun yeşil biyofilm katmanları belirlendi. Yapılan analizler, bu yapıların siyanobakterilerden oluştuğunu gösterdi.
Araştırmacılar, söz konusu canlıların klasik fotosentezden farklı olarak insan gözünün algılayamadığı yakın kızılötesi ışığı kullandığını saptadı. Bu mikroorganizmaların klorofil a yerine klorofil d ve f pigmentleriyle enerji üretebildiği belirlendi. Böylece görünür ışığın tamamen yok olduğu alanlarda bile metabolik faaliyetlerini sürdürebiliyorlar.
Işık yoğunluğu daha yoğun
Bilim insanlarına göre kireçtaşı yapılı mağaralar, görünür ışığı büyük ölçüde soğururken kızılötesi ışığı yansıtıyor. Yapılan ölçümler, mağaranın en karanlık noktalarında kızılötesi ışık yoğunluğunun girişe kıyasla yüzlerce kat daha fazla olabildiğini ortaya koydu.
Dış etkilerden izole yaşam
Ekip, benzer mikroorganizmalara park içindeki diğer mağaralarda da rastladı. Bu durum, canlıların milyonlarca yıldır dış etkilerden izole şekilde varlığını sürdürmüş olabileceğine işaret ediyor. Bulgular, özellikle kızılötesi ışık yayan kırmızı cüce yıldızların çevresindeki gezegenlerde yaşam ihtimalinin yeniden değerlendirilmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, verilerin James Webb Uzay Teleskobu ile yürütülen dış gezegen araştırmalarında yol gösterici olabileceğini belirtiyor.





