İnsanlığın 53 yıl aradan sonra Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, yalnızca keşif açısından değil, teknolojik yenilikler bakımından da bir dönüm noktası olmaya hazırlanıyor. NASA, bu tarihi görevde ilk kez astronotları ölümcül güneş radyasyonundan korumak amacıyla yapay zeka destekli erken uyarı sistemlerini devreye aldı.

Güneş Fırtınalarına Karşı Yapay Zeka Kalkanı

Dünya’nın manyetik koruma alanının dışına çıkacak olan mürettebat için geliştirilen sistem, Michigan Üniversitesi tarafından tasarlanan iki farklı yapay zeka modeline dayanıyor. Bu modeller, Güneş’te meydana gelebilecek yüksek enerjili parçacık patlamalarını önceden tespit ederek astronotlara kritik uyarılar gönderiyor. Güneş’in 11 yıllık döngüsünün en aktif dönemine denk gelen görevde, ışık hızına yakın hareket eden protonların astronotlar için ciddi risk oluşturduğu biliniyor. Uzmanlara göre bu parçacıklar, DNA üzerinde hasar oluşturarak uzun vadede kanser riskini artırabiliyor.

İlk yapay zeka modeli, 1995 yılına kadar uzanan geniş bir veri setini analiz ederek Güneş’in dış atmosferindeki değişimleri izliyor ve tehlikeli radyasyon ihtimalini yaklaşık 24 saat önceden tahmin edebiliyor. İkinci model ise olası bir güneş fırtınasının etkisinin süresini ve şiddetini hesaplıyor. Bu sistem, saniyeler içinde sonuç üretebilmesi için süper bilgisayarlarda 3 bin işlem birimi ile çalışıyor.

CLEAR Merkezi araştırmacısı Lulu Zhao, sistemin Güneş’i kesintisiz izlediğini belirterek, “Amaç, enerji salınımı gerçekleşmeden önce mürettebata hazırlık süresi kazandırmak” dedi.

Astronotlardan Fiziksel Kalkan Stratejisi

Olası bir radyasyon uyarısı durumunda astronotlar, özel eğitimlerini devreye sokarak kabin içinde ek bir koruma oluşturacak. Depolama alanlarındaki ekipmanlar kabin duvarlarına yerleştirilerek “fiziksel bariyer” oluşturulacak ve böylece zararlı parçacıklara karşı geçici bir koruma sağlanacak.

Teknolojik Sorunlar da Yaşanıyor

Görevdeki ileri teknolojiye rağmen bazı teknik aksaklıklar da dikkat çekiyor. Orion kapsülündeki yaklaşık 30 milyon dolarlık Evrensel Atık Yönetim Sistemi (UWMS) zaman zaman arızalarla gündeme geldi. Astronot Christina Koch, sistemden yanık kokusuna benzer bir koku geldiğini ifade etti. NASA mühendisleri sorunun yalıtım malzemesinden kaynaklanabileceğini değerlendirirken, tıkanıklık kapsülün Güneş’e döndürülmesiyle çözüldü. Daha önce yaşanan pompa arızasının ise su eksikliğinden kaynaklandığı belirlenerek giderildi.

Ay Yolculuğunda Tarihi Anlar

Görevin dördüncü gününde mürettebat, Ay’ın “Büyük Kanyonu” olarak bilinen Orientale Havzası’nı ilk kez çıplak gözle gözlemleme fırsatı buldu. Bu bölge daha önce yalnızca uydular tarafından görüntülenmişti. Orion kapsülü, Dünya’dan 322 bin kilometre uzaklığa ulaşarak yolculuğun üçte ikisini tamamladı. Mürettebatın bir sonraki hedefi, Ay’ın yerçekimi alanına girerek Apollo 13 görevine ait uzaklık rekorunu kırmak.

İletişim Kesilecek, Rekor Kırılacak

6 Nisan’da gerçekleştirilecek kritik manevrayla birlikte kapsül, Dünya’dan yaklaşık 252 bin mil uzaklığa ulaşacak ve insanlığın ulaştığı en uzak noktaya erişecek. Ay’ın arka yüzüne geçildiğinde ise Dünya ile iletişim tamamen kesilecek. Mürettebat, Ay yüzeyine yaklaşık 4 bin kilometre mesafeden geçerek daha önce insan gözüyle görülmemiş jeolojik yapıları görüntüleyecek ve Ay’ın arkasında oluşacak nadir bir güneş tutulmasını gözlemleyecek.

Komutan Reid Wiseman, görev sırasında moralin yüksek olduğunu belirterek, uzaydan ailesiyle yaptığı görüşmenin hayatının en unutulmaz anlarından biri olduğunu ifade etti. Artemis II görevi, hem bilimsel keşifler hem de ileri teknoloji uygulamalarıyla uzay yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi