Denizlerde son 20 yılın en bereketli av sezonlarından biri yaşanırken, İzmir’de balık tezgâhlarında ve halinde tarihi bir fiyat indirimi yaşanıyor. Karadeniz’de palamudun, Ege’de ise sardalya, hamsi ve istavritin rekor düzeyde avlanmasıyla birlikte İzmir Balık Hali'nde toptan kilogram fiyatları ortalama 40-70 TL, tezgâhlarda ise 50 ila 100 TL aralığına kadar geriledi. İstavrit’in hal fiyatı ise 16.67 TL’ye kadar düştü. İdeal deniz suyu sıcaklıkları ve üreme ortamındaki kayıpların son yılların en düşük seviyesine inmesi sayesinde yaşanan bu tarihi bolluk, hem İzmirli tüketicinin yüzünü güldürdü hem de avcısından nakliyecisine kadar tüm sektöre altın çağını yaşatmaya başladı. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Tarihte benzeri az görülen bu dönemde hem Karadeniz'de hem de Ege'de olağanüstü bir çeşitlilik ve miktar söz konusu. Balık fiyatları 50 TL ile 100 TL seviyelerine kadar geriledi.

Şahin Çakan 2

’50 liraya kadar düştü’

Sektörün mevcut durumunu değerlendiren Mehmet Şahin Çakan, 2005 yılından bu yana tezgâhlarda ve denizlerde böyle bir bolluğa rastlanmadığını vurgulayarak, “Sektörde son derece bol ve bereketli bir sezona başladık. Piyasada balık arzı oldukça yüksek, buna paralel olarak fiyatlar da ciddi oranda ucuzlamış durumda. Açık ve net konuşmak gerekirse, 2005 yılından bu yana, yani yaklaşık 20 senedir tezgahta ve denizde böyle bir balık bolluğuna şahit olmadık. Tarihte benzeri az görülen bu dönemde hem Karadeniz'de hem de Ege'de olağanüstü bir çeşitlilik ve miktar söz konusu. Karadeniz tarafında palamut bereketi yaşanırken, Ege bölgesinde sardalya, hamsi, kolyoz ve istavrit bolluğu göze çarpıyor. Bu durum tezgahlara da doğrudan yansıyarak balık fiyatlarının dörtte bir oranında düşmesini sağladı ve fiyatlar 50 TL ile 100 TL seviyelerine kadar geriledi” dedi.

‘Günde 500 kasa’

Fiyatlardaki gerilemenin hem tüketici hem de üretici tarafında büyük bir memnuniyet yarattığına dikkat çeken Çakan, “Fiyat düşüşü tüketicinin lehine olurken, bu durum balıkçıları ve sektörü de olumsuz etkilemedi; aksine herkes halinden oldukça memnun görünüyor. Balıkçılar denizden her gün 300 ile 500 kasa arasında balık çekiyor ve uzun zamandır böyle kazançlı bir dönem yaşamamışlardı. Sadece avlanan balıkçı değil; tekne sahiplerinden balığı tutan tayfaya, satışını yapan esnaftan nakliyesini üstlenen lojistikçilere kadar tüm tedarik zinciri bu süreçten kazanç sağlıyor. Günümüzde tüketilen gıdalar değerlendirildiğinde balık, genetiğiyle oynanmamış ve tamamen doğal kalabilmiş tek protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Hem son derece sağlıklı hem de mevcut fiyatlarıyla en ucuz protein seçeneği olan balığın, halkımız tarafından bu dönemde bol bol tüketilmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.

‘Tarihte böylesi yok’

Deniz ekosistemindeki olumlu gelişmelerin bu bereketi tetiklediğini söyleyen Şahin Çakan, "Özellikle Karadeniz özelinde değerlendirecek olursak, denizcilik tarihi boyunca böyle bir palamut avcılığı kaydedilmedi; neredeyse insanların eliyle balık tutabileceği seviyede yoğun bir popülasyon oluştu. Bu olağanüstü bolluğun arkasında yatan temel etkenler ise iklimsel şartlar ve deniz ekosistemindeki olumlu değişimlerdir. Geçen yıl yaşanan yağışların ardından deniz suyu sıcaklığı bu yıl 24 derece seviyelerinde seyretti. Suların geçen yıla kıyasla ideal serinlikte kalması, balıkların havyar tutma ve yumurtlama başarısını doğrudan artırdı. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan yoğun çevre felaketlerinin, yangınların ve toplu balık ölümlerinin aksine, bu yıl çevre şartları ve doğadaki denge çok daha elverişli ilerledi” diye konuştu.

‘Havyar da çoğaldı’

Üreme dönemindeki elverişli koşulların yavru kayıplarını en aza indirdiğini belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan, "Normal şartlarda bir balık yaklaşık 1.5 milyon havyar (yumurta) bırakır ancak eskiden olumsuz çevre koşulları ve yetersiz beslenme imkanları nedeniyle yumurtadan çıkışta yüzde 80'lere varan kayıp yaşanırdı. Bilim insanlarının verilerine göre bu sezon; deniz suyu ortamının elverişli olması, yavruların ihtiyaç duyduğu besin zincirinin güçlü kalması ve büyüme ortamının sağlanması sayesinde bu fire oranı yüzde 10'lara kadar geriledi. Geçtiğimiz yıllarda deniz ekosistemine ekilen tohumlar, bu yıl elverişli iklim koşullarıyla birleşerek meyvesini verdi ve denizlerimizde tarihi bir bereketin kapılarını araladı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ayselin Uzun